türkler ile cümle
türkler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Daha sonra 16. yüzyılda Osmanlı Türkleri tarafından bir Savaş Oyunu olarak kabul edildi.Für die osmanischen Türken war es im 16. Jahrhundert ein Kriegsspiel.
Türkler'in ise savaş gemisi kaybı yoktu.Drake verlor kein einziges Schiff.
Nüfusunun %4,5'ini Türkler oluşturur.4,5 Prozent sind Katholiken.
Geri kalanı ise Altay Türkleri ve çok az sayıda Rus vardır.Die Bevölkerung besteht zu einem großen Teil aus Kurden und einer geringen Anzahl von Türken.
16. yüzyılda Osmanlı Türkleri bölgeyi işgal etti.Im 16. Jahrhundert eroberten die ottomanischen Türken die Stadt.
Hıristiyan Türklerde 40 Aziz kavramı vardır.Das christliche Viertel enthält etwa 40 dem Christentum heilige Orte.
Talas Savaşı Türk müslüman ilişkilerinde ve Türklerin Müslümanlaşmasında bir dönüm noktası olmuştur.Er erwarte, dass die Charta einen Wendepunkt in den Beziehungen zwischen Europa und seinen Muslimen werde.
Daha doğrusu, Moğolların ve Türklerin büyük olasılıkla aynı kökeni paylaştıklarıdır.Sie und die Turner verfolgten im Grunde die gleichen politischen Ziele.
Venüs gezegeninin Türklerdeki adı "Erklik, " Moğollar'daki adı "Tsolman"dır.Der Himmelskörper Venus wird türkisch ärklik, mongolisch Tsolman genannt.
Türklere yapılan zorlamalar bazen sistematik bir şekilde devam etmiştir.Die türkischen Truppen rückten dabei systematisch weiter vor.
Fakat bu görüş diğer Jön Türklerce kabul görmemiştir.Leider sei aber nicht zu erwarten, dass sich die anderen Bundesländer dieser Sichtweise anschließen.
Bazı dağlar Türklerce kutsal kabul edilir.Er gilt bei den Kirgisen als heiliger Berg.
"Türkler 'iyi bira içicisi' oldu Efes buğdaydan 'Gusta' yaptı".Rick Brenner will ihr ein Bier aufdrängen, da das „lustig“ mache.
Nüfusun çoğunluğu Azerbaycan Türkleridir.Der Großteil der Einwohner sind Aserbaidschaner.
Türkiye'de yaşayan Özbek asıllı Türkler de vardır.Zudem leben in den Nachbarstaaten noch türkische Minderheiten, für die sich die Türkei verantwortlich fühlt.
Hindistan'ın Müslümanlaşması büyük çoğunlukla Türklerle olmuştur.Dennoch blieb die Situation der Muslime in Indien oft kritisch.
Altay Türkleri yaşamaktadırlar.So lebten die Etrusker.
Osmanlı Türkleri Heraklia'ya Ereğli dediler.Die Griechen identifizieren ihn mit Herakles.
Eymür Oğuz Türklerinin Üçoklar boyunun bir koludur.Semih Güler ist ein Sohn türkischer Einwanderer in dritter Generation.
Türkler büyük kayıplar verdi.Dabei erlitten die Türken schwere Verluste.
Avrupa'da Türklere karşı bu olumsuz imajın sorumlusu biraz da Kurt-Türk hikâyeleridir.Geschichten des Wolfstürken vermittelten Westeuropa ebenfalls ein negatives Bild von den Türken.
Nüfusunun yaklaşık %70'i Türklerden oluşmaktadır.Etwa 70 % von ihnen stammen aus Südsudan.
Türkler, Eflak'ta kışı geçireceklermiş gibi görünüyordu.Dabei hätten die Reisenden die Alpen im Winter überqueren müssen.
Şu Çılgın Türkler.Die Insel der Verrückten.
Mahallede kürtler ve türkler kardeşçe bir arada yaşamaktadırlar.Er möchte, dass Menschen und Chiropterans irgendwann friedlich zusammenleben.
Yunanistan'da kalan Türklerin durumu da düzenlendi.Selbst auf Zypern erhoben sich nun die Griechen.
Efsaneye göre Türkler düşmanları tarafından tamamen yok edilirler.Das Läutwerk wurde von den türkischen Eroberern vollständig zerstört.
Rusya'daki Türkleri Türkiye'ye göç etmeye özendirdi.Das russische Außenministerium warnte vor Reisen in die Türkei.
Tüm Türkler öldürüldükten sonra sultanla teke tek dövüşür ve onu da öldürür.Im Entscheidungskampf wird er zusammen mit dem gesamten Jägerclan vernichtet und Rose auch.
Bu durum Türkler'in ileride şehri fethetmesini kolaylaştırdı.Dies sollte den Türken die Eroberung des Landes später sehr erleichtern.
1983 tarihinde Kıbrıs Türkleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ilan etti.1983 riefen die Zyperntürken ihre eigene Republik, die Türkische Republik Nordzypern aus.
Dil yapısı olarak Orta Asya Türkçesi özellikle Oğuz Türklerinin Bozok şivesi yaygındı.Er wuchs als Sohn eines buddhistischen Priesters inmitten den Klängen von japanisch-buddhistischer Musik auf.
Anadolu, Azerbaycan, İran, Balkan ve Türkmenistan Türkleri Oğuz Türkçesi konuşurlar.Ahwazi, Aserbaidschaner, Belutschen, Kurden und Turkmenen werden im Iran diskriminiert.
Türklerde eski dönemlerde hanlar aynı zamanda toplumun başındaki kam olarak da yer alırlar.In einigen Gemeinden ist es auch üblich, schon während des Vaterunsers zu knien.
Dünya Tarihinde Türkler.In Staaten der Weltgeschichte.
Cadde ayrıca Berlin'de yaşayan Türkler içinde bir toplanma merkezidir.Auch ein Tourist aus Berlin feiert mit.
Tuva Türklerinin gıda malzemelerine ve hayvanlarına el koymuşlardır.Doch die presidios blieben von spanischen Lebensmittel- und Waffenlieferungen abhängig.
Kıbrıs Türkleri Bu Duruma Nasıl Düştü?.Was treiben die Menschen unten in der Ebene?...
Çufutkale, Hanlık döneminde Karay Türklerinin en önemli ikamet yerlerinden biri idi.Im Allgemeinen galt der Kopfschmuck als einer der wichtigsten Teile der palästinensischen Tracht.
Altay Türklerinden Telengitler yerli nüfusu oluştururlar.Die indigenen Dayak bilden hier die Minderheit.
Burada mülteci Türkleri kurtardı.Den Spaniern gelang es, die Türken zurückzudrängen.
Kanada'daki Türkler Kanada'da yaşayan Türkler.Canadian Motors importierte Fahrzeuge nach Kanada.
Türklerin oranı ise %12'ydi.Türkische Staatsbürger umfassten 21 Prozent.
Halifelik de Türklere geçmiştir.Auch Vergne ging an Turvey vorbei.
Daha sonra Türkler tarafından alınmıştır.Später wurde dies von Isländern übernommen.
Mesela Türklerin Yeniçerileri ile Japonların Samuraylarını örnek olarak verebiliriz.Gezeigt werden unter anderem Ausstellungen zu den japanischen Samurai und zum nordeuropäischen Volk der Samen.
Bundan sonra Türkler yerleşmeye başlamışlardır.Danach siedelten sich Türken in dem Gebiet an.
582: Kök Türklerin doğu ve batı şeklinde ikiye bölünmesi.Um 520 zerfällt ihr Reich in einen westlichen und östlichen Teil.
Türklerde Satı geleneği ile alakalı görünmektedir.Die Angabe ist im Tourismus üblich.
TÜRKLERİN UĞRADIĞI İŞKENCE, SÜRGÜN, KATLİAM VE SOYKIRIMLAR SÖZLÜĞÜ.Die russische Verfassung verbietet willkürliche Verhaftung, Folter und Misshandlungen.
Türkler geliyor.Les Russes arrivent.
"Eyvah Türkler geldi!".Même les Japonais sont venus ! ».
1340 yılında Türkler tarafından kurulmuştur.Andrinople fut prise par les Turcs en 1360.
Yapılan muharebede 1.000 kadar Arap öldürüldü, ama Türkler Semerkand'te doğru geri çekildiler.Plus de 1 000 musulmans sont tués mais les Turcs s'enfuient vers Samarcande.
Uygur Türkleri ile evlilikler yaygın değildir.Les mariages entre latins et orientaux ne sont pas rares.
1664 yılında Reichs-generalfeldmarschall oldu, İsveç'te Pomeranya'da ve Macaristan'da Türklere karşı savaştı.En 1664, il s'est battu contre la Suède en Poméranie et contre les Turcs en Hongrie.
Bu hadise Türklerce değil üç yabancı tarafından çıkarılmıştı: Bir Arnavut, bir Bulgar ve bir Rus.Selon un responsable turc, il s'agirait de trois hommes, tous étrangers : un Russe, un Ouzbek et un Kirghize,.
Türkler Vutumitis'in şehre girmesine izin verek uzlaşmaya vardılar.Les Turcs acceptent de négocier, permettant à Boutoumitès de rentrer dans la ville.
Yakut Türkleri'nin düşüncesine göre, o gökyüzünün 4.katında yaşıyor.D'après le folklore musulman, il demeure dans le Quatrième Ciel.
At, Türklerde çok büyük önemi bulunan bir canlıdır.Ce cheval est un élément de grande fierté pour les turkmènes.
İlgili Sayfalar