Ana içeriğe geç
Sözlük

türden ile cümle

türden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.التحكم الجيد في حركة اليدين مطلوب للقيام بالمهمات الحساسة كهذه.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.このような繊細なことはできません
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Asta chiar mă enervează, trebuie să recunosc .
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Celle-là m'énerve un peu, je dois le reconnaître.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.COnfesso che questo argomento mi infastidisce.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Das stört mich irgendwie, muss ich sagen.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Debo decir que esto me irrita.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Deze vind ik eerlijk gezegd vervelend.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Esta chateia-me, devo dizer.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Ez az érv bosszant, azt kell mondjam.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Hal ini menjengkelkan saya.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.제가 반드시 말하고 싶은것은, 이 한가지가 저를 정말 짜증나게 만듭니다.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Musím říct, že tenhle mě opravdu otravuje.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Takie podejście mnie irytuje.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Tôi phải nói đó là thứ làm tôi khó chịu.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.To ma dosť hnevá, musím povedať.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Αυτό με ενοχλεί, πρέπει να ομολογήσω.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Вот это, надо сказать, меня раздражает.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.Това ме дразни, да си призная.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.אני מוכרח לומר שטענה זו מרגיזה אותי.
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.وهذا يزعجني حقيقية .. ويوجبني ان اقول ..
Bu türden iddaaların sinirimi bozduğunu söylemeliyim.現在 学校で学生たちは
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.A virtuális valóság efféle alkalmazása nemcsak arra jó, hogy öregebbnek mutassuk az embereket.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Brugen af virtual reality er ikke kun godt til at få folk til at se gamle ud.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Cách sử dụng thực tế ảo không chỉ tốt cho việc khiến con người già đi.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Cette utilisation de la réalité virtuelle n'est pas seulement bon pour donner l'air plus âgé aux gens.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Diese Verwendung der virtuellen Realität ist nicht nur dafür gut, um Menschen älter aussehen zu lassen.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Dit gebruik van virtuele realiteit is niet alleen goed om mensen ouder te doen lijken.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Esta realidad virtual no sólo puede envejecer a la gente.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Esta utilização da realidade virtual não serve apenas para fazer as pessoas parecerem mais velhas.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Folosirea realităţii virtuale nu foloseşte doar pentru a-i face pe oameni să pară bătrâni.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.이 가상 현실은 이용은 단순히 사람을 나이 들어 보이게 하는 데에만 좋은 것이 아닙니다.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.L'uso della realtà virtuale non serve solo a simulare l'invecchiamento.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Penggunaan realitas maya ini tidak hanya baik untuk membuat orang terlihat lebih tua.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Tak użyta rzeczywistość wirtualna służy nie tylko postarzaniu ludzi.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Tenhle nástroj virtuální reality tu není jen od toho, aby dělal lidi starší.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Αυτή η χρήση της εικονικής πραγματικότητας δεν είναι μόνο για να δείχνει τους ανθρώπους μεγαλύτερους.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Подобные программы полезны не только для того, чтобы посмотреть на себя в старости.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.Проте віртуальна реальність вміє не тільки показувати, як людина виглядатиме в старості.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.השימוש במציאות מדומה אינו יעיל רק בהצגת גירסה מזוקנת של אנשים.
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.وهذا الاستخدام للواقع الافتراضي ليس الهدف منه فقط اظهار الاوجه حين التقدم بالعمر
Bu türden sanal gerçeklik kullanımları sadece insanları yaşlı göstermeye yaramıyor.自分の老後の顔を見られるだけではないのです。 もしあなたが喫煙をしたらどのようになるか、
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.Acel tip de rușine e un dascăl.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.Ce genre de honte vous apprend quelque chose.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.Dat soort schaamte is een leraar.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.È quel tipo di vergogna che insegna.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.Es esa vergüenza que deja una enseñanza.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.Esse é o tipo de vergonha que nos ensina.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.Ez a fajta szégyen tanító jellegű.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.바로 그런것들이 교훈이 되는 수치심이죠.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.Loại hổ thẹn này là một người thày.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.Ten rodzaj wstydu jest nauczycielem.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.Tento druh pocitu hanby pôsobí v roli učiteľa.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.To je hanba, která je zároveň učitelkou.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.Αυτό το είδος ντροπής είναι που διδάσκει.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.Такий вид сорому дає нам науку.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.Такой стыд учит.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.Този вид срам е учител.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.זו בושה מהסוג שמלמד לקח.
Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.ذلك هو العار المعلم.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod