Bu türden utanç duygusu bir tür öğretmendir.私の言っている恥の不健全さは
Bu türden yavaşlama zaman, yer ve faaliyetlerin temelinde, bugün çoğu insanınA v tomto souhrnu momentů, míst a prohlášení, leží to, na co se lidé odvolávají jako
Bu türden yavaşlama zaman, yer ve faaliyetlerin temelinde, bugün çoğu insanınA v tomto vriacom kotli momentov, miest, aktov spomalení tkvie niečo, čo mnohí nazývajú
Bu türden yavaşlama zaman, yer ve faaliyetlerin temelinde, bugün çoğu insanınEn in deze soort van mengelmoes van gedachten, en plaatsen, en handelingen van vertraging,
Bu türden yavaşlama zaman, yer ve faaliyetlerin temelinde, bugün çoğu insanınÉs a sebességcsökkentés pillanatainak, helyeinek és tetteinek ezt a körét ma sokan
Bu türden yavaşlama zaman, yer ve faaliyetlerin temelinde, bugün çoğu insanın그리고 감속의 순간과 장소와 행동들이 뒤섞인 이와같은 커다란 솥 안에서 많은 사람들이 현재 국제적인 슬로우 무브먼트를
Bu türden yavaşlama zaman, yer ve faaliyetlerin temelinde, bugün çoğu insanınOg i i denne slags heksekedel af øjeblikke og steder og bekendtgørelser, er hvad en masse mennesker nu kalder
Bu türden yavaşlama zaman, yer ve faaliyetlerin temelinde, bugün çoğu insanınИ в този котел от моменти, и места и актове на забавяне, лежи основата на това което много хора мислят като,
Bu türden yavaşlama zaman, yer ve faaliyetlerin temelinde, bugün çoğu insanınИ в этом наборе моментов, мест, замедлений и лежит то, что многие люди сейчас называют
Bu türden yavaşlama zaman, yer ve faaliyetlerin temelinde, bugün çoğu insanınІ в цьому горнилі моментів, місць, сповільнень лежить те, що багато людей зараз називає
Bu türden yavaşlama zaman, yer ve faaliyetlerin temelinde, bugün çoğu insanınובקלחת מסוג זה של רגעים, מקומות והצהרות, טמון מה שאנשים כיום מתייחסים אליו
Bu türden yavaşlama zaman, yer ve faaliyetlerin temelinde, bugün çoğu insanınوفي هذه الطبخة المكونة من اللحظات ، والأماكن ، و أفعال التباطؤ, نجد مايطلق عليه الكثيرون من الناس
Bu türden yavaşlama zaman, yer ve faaliyetlerin temelinde, bugün çoğu insanın見られるスローダウンを勧める 現象は いわば世界的な スロー運動といえます
Bu tür şarkılar oldukça basittir ve hafıza bankanıza depolamaya çalışmak isteyeceğiniz türden şarkılardır.Estas músicas são muito simples e são aquelas que tu queres guardar na tua memória. É muito importante.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Darin waren allerlei vierfüßige Tiere der Erde und wilde Tiere und Gewürm und Vögel des Himmels.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Di dalamnya terdapat segala macam binatang berkaki empat, segala binatang yang menjalar dan burung-burung liar
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.En el lienzo había toda clase de cuadrúpedos y reptiles de la tierra y aves del cielo
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.et où se trouvaient tous les quadrupèdes et les reptiles de la terre et les oiseaux du ciel.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.i den var det alle slags firføtte og krypende dyr som lever på jorden, og alle slags himmelens fugler.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.În ea se aflau tot felul de dobitoace cu patru picioare şi tîrîtoare de pe pămînt şi păsările cerului.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.In essa c'era ogni sorta di quadrupedi e rettili della terra e uccelli del cielo
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Ja siinä oli kaikkinaisia maan nelijalkaisia ja matelijoita ja taivaan lintuja.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.그 안에는 땅에 있는 각색 네 발 가진 짐승과 기는 것과 공중에 나는 것들이 있는데
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Melyben valának mindenféle földi négylábú állatok, vadak, csúszómászó állatok és égi madarak.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Na němž byla všeliká zemská hovada čtvernohá, a zvířata, a zeměplazové, i ptactvo nebeské.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.no qual havia de todos os quadrúpedes e répteis da terra e aves do céu.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Och däri funnos alla slags fyrfota och krälande djur som leva på jorden, och alla slags himmelens fåglar.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.og i denne var der alle Jordens firføddede Dyr og krybende Dyr og Himmelens Fugle.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.Op het kleed lagen allerlei dieren: Zoogdieren, reptielen en vogels.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.thấy trong đó có những thú bốn cẳng , đủ mọi loài , côn_trùng bò trên đất , và chim trên trời .
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.thấy trong đó có những thú bốn cẳng, đủ mọi loài, côn trùng bò trên đất, và chim trên trời.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.v ktorom boly všelijaké štvornohé zvieratá zemské i divá zver i zemeplazy i nebeské vtáctvo:
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.v njej so bili raznovrstni četveronožci in zveri in golazen zemlje in ptice nebeške.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.W którem były wszelkie ziemskie czworonogie zwierzęta i bestyje, i gadziny i ptastwo niebieskie.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.εντος του οποιου υπηρχον παντα τα τετραποδα της γης και τα θηρια και τα ερπετα και τα πετεινα του ουρανου.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.в котрому були всякі чотироногі землї, і зьвірі, і повзючі, і птиці небесні.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.в нем находились всякие четвероногие земные, звери, пресмыкающиеся и птицы небесные.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.И дойде глас към него: Стани, Петре, заколи и яж.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.ובתוכו מכל בהמת הארץ וחיה ורמש ועוף השמים׃
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.وكان فيها كل دواب الارض والوحوش والزحافات وطيور السماء.
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.裡 面 有 地 上 各 樣 四 足 的 走 獸 、 和 昆 蟲 、 並 天 上 的 飛 鳥
Çarşafın içinde, yeryüzünde yaşayan her türden dört ayaklı hayvanlar, sürüngenler ve kuşlar vardı.裡面 有 地上 各 樣 四 足 的 走獸 、 和 昆蟲 、 並天 上 的 飛鳥
Chicago'da yapmaya çalıştığımız, bilim alanında çok az bulunan türden öğrencileri biraraya getirmek.우리는 시카고에서 방법을 얻기위해 노력해야 하고, 적어도 우리의 과학과 기술 전체를
Chicago'da yapmaya çalıştığımız, bilim alanında çok az bulunan türden öğrencileri biraraya getirmek.W Chicago staramy się zebrać razem studentów, których jest mało w światku naukowym i technologicznym.
Chicago'da yapmaya çalıştığımız, bilim alanında çok az bulunan türden öğrencileri biraraya getirmek.זו דרך להשיג, לאסוף יחד, את כל הסטודנטים שמיוצגים בתחומי המדע והטכנולוגיה שלנו.
Chicago'da yapmaya çalıştığımız, bilim alanında çok az bulunan türden öğrencileri biraraya getirmek.لكن الذي نحاول أن نصنعه في شيكاغو هو طريقة لنحصل، نجمع، هؤلاء الطلبة
Chicago'da yapmaya çalıştığımız, bilim alanında çok az bulunan türden öğrencileri biraraya getirmek.科学や技術分野の評価が低い学生を 集めて一旗あげようと 目論んでいます
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin...Arunachala es un lugar especial (risas)... porque puede decir cosas como estas... y estás en buena compañía.
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin...(LACHEN)
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin... Ve iyi eşlikçilerin var.Arunachala é um lugar especial (rindo)... porque você pode dizer coisas assim... e estás em boa companhia.
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin... Ve iyi eşlikçilerin var. [Duraklama]そう、これは、君がここに残す秘密だね
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin... Ve iyi eşlikçilerin var.Weil du solche Sachen sagen kannst und dich in guter Gesellschaft befindest.
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin...Защото може да казваш такива неща и да си в добра компания.
Çünkü bu türden şeyleri söyleyebilirsin...Потому что ты можешь говорить о таких вещах (хихикает) и ты в хорошей компании.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Denn ich bekomme jetzt alle möglichen Einladungen.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Elkezdtem ugyanis mindenféle meghívásokat kapni.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Ik krijg namelijk allerlei soorten uitnodigingen.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Karena Saya mulai mendapatkan berbagai macam undangan.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.왜냐하면 저는 여기저기서 많은 초대를 받기시작했습니다.
Çünkü her türden davet almaya başlıyorum.Parce que j'ai commencé à recevoir toutes sortes d'invitations.