Ana içeriğe geç
Sözlük

türden ile cümle

türden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Isto são coisas que podemos fazer no computador.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.이것은 여러분도 책상에서 컴퓨터로 할 수 있는 것입니다.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Poți face asta de acasă, cu ajutorul unui computer.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Questa è una cosa che può essere fatta semplicemente dal desktop di un computer.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Takie rzeczy można zrobić na zwykłym komputerze.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Това са просто някои неща, които може да направите на компютъра в къщи.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Эту работу можно проделать на обычном компьютере.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.אתם יכולים לעשות זאת משולחן-העבודה במחשב שלכם.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.هذه فقط بعض الأشياء التي يمكنك عملها على حاسوبك.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.感冒やポリオなどを引き起こす
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Acesta este unul care va vorbi tare, și va ieși, și va începe să influențeze.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak."Acho que este não é o tipo de blogue que a gente siga até à morte".
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak. Cunku su anda diyaloglar varEste hablará alto y saldrá, para empezar a alcanzar.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Dieser hier ist einer, der Stellung bezieht, und rausgeht und Kontakte knüpft.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Dit blog zal uitspraken doen, naar buiten treden en een hand uitsteken.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.이 블로그는 공개적으로 말하고, 밖으로 나아가 세상에 다가가기 시작하는 블로그입니다. 왜냐하면 바로 지금, 대화가 이뤄지고 있기 때문입니다.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Questo è un blog che parlerà chiaro, che andrà e approderà lontano.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Ten blog będzie mówił głośno i będzie szedł w świat, gdzie będzie wywierał wpływ.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Toto je blog, který otevřeně promluví, vyrazí do světa, a bude mít dosah.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Там будут делаться полезные выводы, и потом их можно будет применять на практике.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Този е такъв, който ще говори, ще излезе и ще започне да достига.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.זה אחד הוא אחד אשר ידבר בעד עצמו, יצא לעולם, ויתחיל לגעת. כי עכשיו יש שיחות
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.هذه أحدها سوف تظهر ، وسوف تخرج ، وستبدأ بالتأثير. لأنه يوجد الآن الكثير من الحوارات الآن،
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.なぜなら現にインド 中国 南米などで 会話がもたれているからです
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Ada jawaban yang diberikan banyak orang.untuk itu.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Bem, há uma resposta que muitas pessoas dariam.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Bueno, hay una respuesta que mucha gente suele dar.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.C'è una risposta che molti darebbero.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Có một ý kiến nhận được sự đồng tình của khá nhiều người.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Det finns ett svar på detta som många skulle ge.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Ei bine, există un răspuns pe care mulți oameni l-ar oferi.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Er is een antwoord dat veel mensen zouden geven.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Es gibt eine Antwort, die viele Menschen für wahrscheinlich halten.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Existuje odpověď, kterou by spousta lidí odpověděla.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Il y a une réponse à cela que beaucoup donneraient.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Jamen der er et svar som mange mennesker vil give.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Jest taka odpowiedź, która często pada.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.음, 많은 사람이 낸 답이 있습니다
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Nos, van egy válasz, amit sokan adnának erre a kérdésre.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Nuž, je na to odpoveď, ktorú by dali mnohí ľudia.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Obstaja odgovor, ki bi ga ponudilo veliko ljudi.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Tässä vastaus, jonka monet antaisivat.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Υπάρχει μία απάντηση που θα έδιναν πολλοί άνθρωποι.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Ами, има отговор, който много хора биха дали.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Багато людей могли б дати відповідь на це.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Есть распространённый ответ.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.ובכן ישנה תשובה שאנשים רבים היו נותנים.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.حسناً .. هناك جواب متداول بين الناس
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.ベブレンやウルフなどの社会学者なら
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,일산들을 땅에 내려놓자, 부처님께서 보석 장식의 그 일산들을 한데 모아서는, 옛날 인도에서 쓰고 다니던 것이었는데요,
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,Mihelyst ezeket lehelyezték, a nagy rakás napernyőt, amit az ókori Indiában mindig magukkal hordtak,
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,Zij brachten de versierde parasols mee en legden ze op de grond.
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,וברגע שהם סיימו להציב אותן כל הערימה הגדולה של שמשיות היהלומים בהן השתמשו ברחבי הודו העתיקה,
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,وحالما وضعوها كلها كل أكوامهم من تلك الشمسيات المرصعة بالجواهر التي استخدموها في الهند القديمة
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,古代インドで使われていた宝石飾りのついた日傘の山を 特殊効果のようなものを使って、巨大なプラネタリウムに変え、
Bunun hepsini temizleyeyim zira zaten bildiğiniz türden açık şeyler olabilir bunlar.Lasst mich das auch alles löschen, denn es ist quasi offensichtliches Zeug, das ihr vielleicht schon kennt.
Bunun hepsini temizleyeyim zira zaten bildiğiniz türden açık şeyler olabilir bunlar.Wyczyszczę wszytko tutaj, to jest w pewnym sensie oczywiste rzeczy, które być może już umiesz.
Bunun hepsini temizleyeyim zira zaten bildiğiniz türden açık şeyler olabilir bunlar.و سنمحو كل ما كتبناه هنا فكل هذا واضح بالنسبة لكم الآن و تعرفون كيف تقومون به
Burada her türden ahtapot yaşıyor.Il y a toutes sortes de pieuvres différentes.
Burada her türden ahtapot yaşıyor.Laggiù vivono molte specie di polpi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod