Ana içeriğe geç
Sözlük

türden ile cümle

türden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Това е типа последователност, която обичам да гледам ден и нощ.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.זהו סוג של רצף שבו אני אוהבת להסתכל יום ולילה.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.هذا هو نوع التسلسل الذي احب
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.たまらないんです (笑)
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.呢類 (蛋白)序列我好鐘意
Bu hastalık, kişiler arasında kolaylıkla bulaşabilen türden bir hastalık.Essa é uma doença que se uma pessoa contrai a doença, é muito fácil de ser transmitida de uma pessoa a outra.
Bu hastalık, kişiler arasında kolaylıkla bulaşabilen türden bir hastalık.To choroba która bardzo łatwo się przenosi. która bardzo łatwo się przenosi.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaAceasta este un fel de hartă la care priveam cu toţii.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaCeci est une carte que nous connaissons tous.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaChúng ta đang nhìn thấy 1 bản đồ.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaDiese Art Landkarte kennen wir bestimmt alle.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaEste é o tipo de mapa que costumamos ver.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaEste es una suerte de mapa que todos hemos estado mirando.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaEzt a térképet mindannyian ismerjük.
Bu hepimizin baktığı türden bir harita이것은 우리가 흔히 보는 유형의 지도입니다.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaQuesta è una mappa che tutti abbiamo visto.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaSpójrzmy na tą mapę.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaToto je druh mapy, ktorý všetci poznáme.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaZulke kaarten kennen we allemaal.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaТова е един вид карта, която сме разглеждали всички.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaЭто своего рода карта, к которой мы так привыкли.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaזוהי מפה מהסוג שכולנו מסתכלים עליה.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaهذه الخريطة التي ننظر اليها
Bu hepimizin baktığı türden bir harita世界は殆ど青です
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Dem, den där är hårig och går på fyra ben.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Den ene er pelset og går på fire ben.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Der eine ist haarig und läuft auf allen vieren.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Ei, cel de acolo este păros și merge pe patru picioare.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Eles, aquele, é peludo a caminha sobre quatro patas.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Éste de aquí es peludo y camina a cuatro patas.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Hij, die daar, is harig en loopt op vier poten.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.한쪽은 털이 많고 네 발로 걷습니다.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Le premier porte une fourrure et marche sur quatre pattes
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Loro, quelli lì, sono pelosi e su quattro zampe.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor. Ötekisi de tüysüz ve dik duruyor.Tady tenhle je chlupatý a chodí po čtyřech, tady ten je holý dvounožec.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Ten jest owłosiony i chodzi na czworakach.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Vagyis, az egyik szőrös, és négy lábon jár.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Εκείνοι, αυτός εδώ, είναι μαλλιαρός και περπατάει στα τέσσερα.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Например, одни покрыты шерстью и ходят на четырех ногах.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Те, този по-точно, е космат и върви на четири крака.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.הם, זה, שעיר והולך על ארבע רגליים.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.اليكم هذا المثال هذا ذو شعر كثيف, و يمشي على اربعة اطراف
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.四足で歩いていて そっちは毛がなくて二足歩行
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Ada suatu jarak yang diperlukan seperti dalam membaca
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Cette forme de distance nécessaire, vous l'éprouvez aussi en lisant.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Có một loại khoảng cách cần thiết như việc bạn đọc vậy.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.E' la necessaria distanza che c'e' mentre si legge.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Hay una especie de distancia necesaria como la que hay en la lectura.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.독서를 할 때처럼, 일종의 필수적인 거리가 있다.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Potrzebna jest odpowiednia odległość, tak jak przy czytaniu.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.To je podobna distanca kot pri branju.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Υπάρχει μία αναγκαία απόσταση όπως υπάρχει στην ανάγνωση
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Это как своего рода дистанция при чтении.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.ישנו מעין המרחק הדרוש מאחר ואין את הקריאה.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.هناك نوع من المسافة الضرورية كما في القراءة
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.近すぎると何も見えないし、遠すぎてもだめだ。
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.C'est un truc simple que l'on peut faire sur un ordinateur dans son bureau.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Das sind Dinge, die Sie vom Schreibtisch aus am Computer tun können.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Dit kan je al op de computer thuis doen.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Esto son simplemente cosas que se pueden hacer con un ordenador de escritorio
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod