Bu, çocuklarımı yetiştirmek istediğim türden bir dünya.To je svet, v ktorom by som radšej vychovával svoje deti.
Bu, çocuklarımı yetiştirmek istediğim türden bir dünya.Θα ήθελα τα παιδιά μου να μεγαλώσουν σε έναν τέτοιο κόσμο.
Bu, çocuklarımı yetiştirmek istediğim türden bir dünya.Ѐ questo il mondo in cui preferirei crescere i miei figli.
Bu, çocuklarımı yetiştirmek istediğim türden bir dünya.זהו סוג העולם שהייתי מעדיף לגדל בו את הילדים שלי.
Bu daha karmaşık, ders kitaplarında görebileceğiniz türden bir örnek. . 50 lira borç alıyorum diyelim.이 예시는 좀 더 까다롭지만 교과서에서 봤을지도 모릅니다 50달러를 빌렸다고 합시다
Bu daha karmaşık, ders kitaplarında görebileceğiniz türden bir örnek. . 50 lira borç alıyorum diyelim.مثال اكثر تعقيداً، او ربما شيئ ستراه في كتابك المدرسي دعونا نفترض انني اقترضت 50$
Bu daha karmaşık, ders kitaplarında görebileceğiniz türden bir örnek. . 50 lira borç alıyorum diyelim.実際、教科書で見るかもしれません。 私が50ドルを借りるとしましょう。 私は50ドルを借り、 金利rで継続的に、
Bu dışarı atılmasını beklediğimiz türden enkaz, tabi ek boyutlar gerçekse.추가 차원이 실재한다면, 바로 이 입자가 파편으로서 떨어져 나올거라고 기대합니다.
Bu dışarı atılmasını beklediğimiz türden enkaz, tabi ek boyutlar gerçekse.- to je druh trosiek, o ktorých predpokladáme, že budú vyvrhnuté, ak sú extra dimenzie skutočné.
Bu dışarı atılmasını beklediğimiz türden enkaz, tabi ek boyutlar gerçekse.Αυτό είναι το είδος των συντριμμιών που αναμένουμε να εκτοξευτούν εάν οι επιπλέον διαστάσεις είναι αληθινές.
Bu dışarı atılmasını beklediğimiz türden enkaz, tabi ek boyutlar gerçekse.זהו סוג השרידים שאנו מצפים שיפלטו החוצה אם המימדים הנוספים קיימים.
Bu dışarı atılmasını beklediğimiz türden enkaz, tabi ek boyutlar gerçekse.و هو نوع من تلك الشظايا التي نتوقع أن تقذف بعد التصادم إذا كانت فكرة الأبعاد الإضافية حقيقية.
Bu dışarı atılmasını beklediğimiz türden enkaz, tabi ek boyutlar gerçekse.破片になるのではないかと考えています 実験はこのように行われます
Bu doğru, açıkça görülemeyecek türden.Ano, nebyly totiž určeny k tomu, aby se na ně dívalo z šikmého pohledu.
Bu doğru, açıkça görülemeyecek türden.Áno, nemá sa na ňu hľadieť zo šikmého pohľadu.
Bu doğru, açıkça görülemeyecek türden.Asa este. Statuile nu au fost gandite pentru cineva care le priveste din colt.
Bu doğru, açıkça görülemeyecek türden.Así es. No se ha pensado para verse oblicuamente.
Bu doğru, açıkça görülemeyecek türden.Das ist richtig. Es ist nicht dazu gedacht, es schräg zu betrachten.
Bu doğru, açıkça görülemeyecek türden.Dat klopt. Het is niet bedoeld om gezien te worden schuin.
Bu doğru, açıkça görülemeyecek türden.È così. Non è stato pensato per essere visto obliquamente.
Bu doğru, açıkça görülemeyecek türden.Правильно. Это не означает, что надо было смотреть наклонно
Bu doğru, açıkça görülemeyecek türden.Так. Вони не призначені для споглядання під кутом.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.Acesta este tipul de putere pe care îl avem datorită tuturor informațiilor pe care le avem.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.C'est le genre de pouvoir que nous avons grâce à toutes les données que nous possédons.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.Dat is het soort macht dat wij hebben door alle data die we hebben.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.Đó là thứ sức mạnh chúng ta có bởi tất cả những dữ liệu mà chúng ta có
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.É o tipo de poder que nós temos devido a toda a informação que temos.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.Es el poder que nos da toda la información que tenemos.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.Es ist die Art von Macht, die wir haben infolge all der Daten, die wir haben.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.Ez az az erő, amink van a sok adat eredményeképpen, amink van.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.Itulah kekuatan yang kita rasakan karena banyaknya data yang kita miliki.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.그건 우리가 가지고 있는 종류의 권력입니다 왜냐하면 우리가 가지고 있는 데이터의 전부이기 때문이지요.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.Posiadamy ją, bo mamy wszystkie potrzebne dane.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.Questo è il tipo di potere che abbiamo grazie a tutti i dati di cui disponiamo.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.To je ten druh moci, který máme, kvůli datům, které máme k dispozici.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.Αυτό το είδος της δύναμης που έχουμε εξ΄αιτίας όλων των δεδομένων που έχουμε.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.Това е този вид сила, който притежаваме, заради всичките данни, с които разполагаме.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.Это та власть, которая у нас есть из-за всей доступной нам информации.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.זה סוג העוצמה שיש לנו בגלל כל הנתונים שיש לנו.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.تلك هي القوة التي نمتلكها بسبب كل ما نملكه من بيانات.
Bu, elimizdeki tüm o veriler sayesinde bizde olan türden bir güç.この種の力です 例を示します
Bu elipslerin burada olmalarının sebebi, bizim bunları inşa eden türden bir tekerleği keşfetmiş olmamız.이 타원들이 생겨난 것은 그 때문입니다. 우리는 이러한 타원을 만들기 위해, 바퀴를 발명해왔고
Bu elipslerin burada olmalarının sebebi, bizim bunları inşa eden türden bir tekerleği keşfetmiş olmamız.האליפסות האלה נוצרו רק בזכות העובדה שהמצאנו גלגל שיצור אותן
Bu elipslerin burada olmalarının sebebi, bizim bunları inşa eden türden bir tekerleği keşfetmiş olmamız.まず車輪を作り 作品の制作過程の 仕組みを理解したからなんだ
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Asta este genul de secventa la care-mi place sa ma uit zi si noapte.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.C'est le genre de séquence que j'adore regarder jour et nuit.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Đây là một chu trình mà tôi thích quan sát ngày lẫn đêm.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Detta är den sortens sekvens jag älskar att titta på dag och natt.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Es la clase de secuencia que me encanta mirar día y noche.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Este é o tipo de sequência que eu adoro observar todos os dias.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Ez az ám a nekem való szekvencia! Éjjel-nappal tudnám nézni!
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim. (Gülüşmeler)Das ist die Art von Sequenz, die ich unheimlich gerne Tag und Nacht anschaue.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim. (Gülüşmeler)Questo è il tipo di sequenza che non mi stanco mai di guardare.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.이건 제가 밤낮으로 즐겨 보는
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Rakastan tällaisen sekvenssin tutkimista öin päivin.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Toto je druh posloupnosti, kterou si ráda prohlížím ve dne v noci.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.To wykres, na który uwielbiam patrzeć dzień i noc.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Van dit soort sequenties ben ik helemaal weg.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Αυτή είναι η ακολουθία που μου αρέσει να παρατηρώ μέρα και νύχτα.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Именно та последовательность, за которой мне нравится наблюдать днем и ночью.