Diş sayıları türden türe değişmekle birlikte 28 ile 38 arasındadır.Beroende på art finns 28 till 32 tänder.
Familya, 6 cins ve buna bağlı yaşayan 19 türden oluşur.Till familjen räknas 6 levande och en utdöd art.
Bu türden çalışmalar Türkiye'de oldukça sınırlıdır.Emellertid tillämpas denna typ av behandling tämligen restriktivt i Sverige.
Her iki türde aynı büyüklüktedir ve birbirlerine çok benzer.Bägge arter är ungefär lika stora och har liknande utseende.
19. ve 20. yüzyıllarda ise farklı türde süitler ortaya çıktı.På 20- och 30-talen lyckades man dock identifiera flera vitaminer.
Bu komisyon herhangi bir türde silah taşıyan herkesi ölüme mahkûm etti.Däremot var det tillåtet att avrätta alla män som hade vapen.
Bu türden bir kalkışmanın herhangi bir şekilde başarıya ulaşma şansının olmadığı da açıkça görülmüştür.De har undrat om någon överhuvudtaget kan uppnå ett så fullkomligt välbefinnande.
Bu özellik birçok farklı türde programın yapılmasını sağlamıştır.Resultatet innebar att flera liknande projekt startades.
Türden türe 30 ya da 34 dişleri olur.Sammanräknat har kameldjur 30 till 34 tänder.
Sıcak hava kütlesi türdeş ve yoğun bir sıcak hava katmanının ön tarafında yer alan yoğunluk dengesizliğidir.Frontnederbörd kallas nederbörd som uppstår genom mötet mellan en varmare och kallare luftfront.
Bu türdeki eserlerinin en ünlüsü Dichterliebe ‘dir.Speciellt uppmärksammade är hennes kärleksdikter."
Pek çok türde balık bulunmakta ve avlanmaktadır.Flera arter fiskas och säljs på marknader.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Detta skapar anpassningar hos en art.
Melanizme (komple siyahlık) bu türde sık rastlanır.Helt svarta exemplar (melanism) observerades flera gånger.
Herkesin geçirdiği türden olağan bir soğuk algınlığıydi.Det var en normal förkylning av den typ som alla får.
ABD ile Kanada'daki bira üreticileri genellikle bu üç türde buğday birası üretirler.Чимало пивоварень у США і Канаді зараз виробляють власні сорти пшеничного пива.
2 türde: Gear S2 ve Gear S2 Classic türünde satlmakdadır.Має дві варіації: Gear S3 frontier та Gear S3 classic.
Abseler normalde aspirasyon pnömonisinde oluşur ve çoğunlukla değişik türde bakterileri içerir.Абсцеси зазвичай розвиваються при аспіраційній пневмонії та часто містять декілька видів бактерій.
Diş sayıları türden türe değişmekle birlikte 28 ile 38 arasındadır.Загальне число зубів коливається від 28 до 32.
Aslında türden ilk olarak sözeden Amerikalı bir başka doğa bilimci olan W. T. White'tır.Проте, вид вперше задокументувався іншим американським натуралістом, W. T. White.
Matematikte bir rol hangi türde soruşturmayla oynanır Matematiksel soruşturmanın nesnesi nedir ?Які дослідження відіграють важливу роль в математиці?
Melanizme (komple siyahlık) bu türde sık rastlanır.Достатньо часто спостерігається меланізм (повністю чорні особини).
Bu türde, kahramanlar genelde kılıç kullanırlar.На цій частині меча зброярі зазвичай наносили своє тавро.
Yeterli miktarda potasyum almanın en iyi yolu değişik türde yemekler yemektir.Щоб правильно годувати цих папуг потрібно пропонувати різноманітну їжу.
Bu türden radikal bir kuram için henüz çok erkendi.Невдовзі до подібної спроби вдались радикальні демократи.
Sınav iki türde yapılmaktadır: akademik ve genel amaçlı.Іспит складається з 2 етапів:теоретичного та практичного.
Abseler normalde aspirasyon pnömonisinde oluşur ve çoğunlukla değişik türde bakterileri içerir.Abscesy se typicky objevují při aspirační pneumonii a často obsahují několik typů bakterií.
Her iki türde kuzey Avrupa'da ender olarak bulunur.Oba druhy jsou ve střední Evropě původní.
Yapılan değişiklikle bu türden davalar, belirli ağır ceza mahkemelerinin görev alanına girmiştir.A jako takový má nepochybně své místo v systému alternativních trestů.
Çünkü bu türden keşfedilen ilk yıldız RR Lyrae idi.Typická hvězda, RR Lyrae, byla jako první objevena mimo hvězdokupu.
Toplamda 70 farklı türde uçak ile uçtu.Naučil se létat na 10 různých typech letadel.
Daha çok çeşitli türde balıklarla beslenirler.Krmí se širokou škálou druhů ryb.
Bu türde melanizm diye bilinen durum oluşur.Tato forma se nazývá melodram.
Bu türden uygulamalara yönetim bilişim sistemleri adı verilmiştir.Tento termín se vztahuje k systémům managementu.
Didaktik türdeki eserlerinde açık ve yalın bir dil kullandı.Ve svých dílech používal mystický, temný a tajemný jazyk.
Şerbetçiotu acılığı diğer türdeşleri gibi düşüktür.Kromě toho nehořkne jako jiné odrůdy čaje.
Çoğu türde kötü bir koku üreten anal beze bulunur.Řada z nich má charakteristickou aromatickou vůni.
Bu harekatların bir bölümü Muhammed tarafından yönetilen, ancak onun katılmadığı türdendir.Šedě označené jsou expedice, které Mohamed nařídil, ale nezúčastnil se jich.
Çoğu türde dişi kurbağa yumurtalarını suya bırakır.Samice většiny druhů snášejí vejce do vody.
Sınav iki türde yapılmaktadır: akademik ve genel amaçlı.Vysokoškolské vzdělání je nepovinné a dělí se na dva typy: akademické a celoživotní vzdělávání.
Leyleklerin geniş yuvalarında farklı türde kuşlar da sıklıkla yuvalanır.V chovech těchto ptáků se jedinci s delším zobákem často vyštěpují.
Bu türdeki eserler bazen bir bütün, bazen de üç ayrı çalışma olarak kabul edilebilmektedirler.Znamená to, že některá města byla v celém díle vyobrazena dvakrát, někdy i třikrát.
Farklı amaçları doldurmak için farklı türde yiyecek macunları vardır.Pro různé účely existují různé druhy lopat.
Bu türde bir kültürel milliyetçilik o zamanlar Avustralyalı radikaller arasında olasıydı.Helwag patřil ke špičce mezi tehdejšími rakouskými inženýry.
Çok yönlü bir besteciydı ve hemen hemen her türde müzik yazardı.Byl to neobyčejně plodný skladatel, který zasáhl do prakticky všech hudebních forem.
Sami dillerinin tümünde bu kelimenin ve türdeşleri bulunur.Z toho důvodu existují v dnešních jazycích pouze funkce nebo metody.
Keseli porsuğumsular çiftleşme zamanı dışında yalnız yaşar ve aynı türden olanlara rastlarsa agresif davranır.Mimo období páření žijí jedinci osaměle, v zajetí se k sobě chovají agresivně.
4 Ocak 2013'te Noiseart Records tarafından standart ve deluxe olarak iki türde yayınlanmıştır.Bylo vydáno 4. dubna 2013 vydavatelstvím NoiseArt Records ve dvou verzích; ve standardní a v deluxe edici.
19. ve 20. yüzyıllarda ise farklı türde süitler ortaya çıktı.În anii 1920 și 1930 au apărut numeroase desene și modele.
Europeana farklı kültürel ve tarihsel miras enstitülerinden farklı türde içeriğe erişim imkanı sağlamaktadır.Europeana oferă acces la diferite tipuri de conținut din diverse instituții deținătoare de patrimoniu.
Araneus, Araneidae familyasından, yaklaşık 650 türden oluşan zehirli örümcek cinsidir.Araneus este un gen de păianjeni din familia Araneidae, care cuprinde în jur de 650 de specii.
Grafiksel özetler çeşitli türde grafik ve tabloları içerir.Boxerii vin într-o varietate de stiluri și design.
Bu türde olanların maliyet yüksekliği sebebiyle üretimi az yapılmaktadır.Acest lucru se datorează costurilor mari implicate de calitate.
Normanlar türdeş bir halk değildir.Țiganii nu sunt o populație omogenă.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Ebben az esetben az egyik faj evolúciós változása adaptációhoz vezet a másik fajnál.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Ezen adaptációk aztán újból adaptációhoz vezetnek az első fajban.
Türdeşlerine karşı barışçıldır.Más fajokkal szemben békés természetű.
Aynı türde iki eşya, aynı anda kullanılamaz.A kétfajta meghajtást nem lehetett egyszerre alkalmazni.
Altı türden sadece ikisi güney yarıkürede yaşamakta.A tizenkettőből kilenc kizárólag a kontinens déli részén él.
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.Korábban e két fajt összetévesztették.