Ana içeriğe geç
Sözlük

türde ile cümle

türde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Oyun sanatçısı, bir veya daha fazla türde oyun için sanat üreten sanatçıdır.فنان اللعبة (بالإنجليزية:Game artist) هو الفنان الذي يصنع الفن لواحد أو أكثر من أنواع الألعاب.
Yaklaşık 10 cins ve en az 51 türden oluşur.ويضم حوالي عشرة أجناس و51 نوعاً على الأقل.
Resifte birçok yeni türde dahil olmak üzere 514 tür canlı bulunmaktadır.وهناك 514 نوعًا من أسماك الشعاب المرجانية، بما في ذلك العديد من الأنواع الجديدة.
IEEE 802.11 standardında belirtildiğine göre erişim noktaları üç türde olabilir.يمكن أن يحتوي إطار 802.11 على ما يصل إلى أربعة حقول عناوين .
Farklı türdeki terapiler agnozinin etkilerini tersine çevirmeye yardımcı olabilir.أنواع مختلفة من العلاجات يمكنها أن تساعد على عكس آثار العمه.
Toplamda 70 farklı türde uçak ile uçtu.وقد أهله تدريبه لقيادة 17 نوع مختلف من الطائرات.
Bu gruplar da kendi içlerinde çeşitli türden silahları içermektedir.تخص تلك الصفقة بيع أنواع من الأسلحة عدة.
Dumas birçok farklı türde örnekler verdi ve hayatı boyunca yaklaşık 100.000 sayfa yazısı basıldı.كتب دوما مجموعة متنوعة من الأعمال ونشر ما مجموعه 100,000 صفحة خلال حياته.
Dinsel alandaki bu türden kişilere ise keramet sahibi evliyalar gözüyle bakılır.حيث تفضل العائلات المهاجرة ذلك النوع من الزواج المدبر.
Bu türde herkes kendi sırasındaki dizeyi söyler.وكل/ كلي كلّ ما يحلو لك في تلك الحدود.
Bu türde erkekler yumurtaları ağızda tutar.بعض أنواع السحالي تحتضن البيض بداخلها.
Pek çok türde balık bulunmakta ve avlanmaktadır.وتشتهر أنواع كثيرة منها بالـصيد.
Birkaç türde bu şerit koyu renktir.وهناك أنواع من الموَّال، سنعرض لها بإيجاز.
Dört genel türde programlayıcı vardır.و فيها 134 برنامج ماجستير مختلف.
Bu durum da dinleyeni; belki başka hiçbir türde bulamayacağı bir sıcaklığa kavuşturur.“للكلمة (يُمَّه) وقعٌ موجعٌ إذا ما جاءت في وقتٍ لا تسمعكَ فيه”.
Bu cihazların birden fazla türde kullanılan farklı tipleri mevcut.هناك العديد من التطبيقات المحتملة لهذه الأجهزة من مختلف الأنواع.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Essas mudanças na segunda espécie, por sua vez, causam novas adaptações na primeira.
Her bölümde 6 Gobbo'yu bulmak yerine, oyuncu şimdi birbirinden değişik türden görevleri tamamlamalıdır.Em vez de simplesmente encontrar seis Gobbo em cada nível, o jogador deve agora completar várias tarefas.
Seibu ve Hankyu bu türdeki özgün örneklerdir.Seibu e Hankyu são exemplos típicos.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Nesses casos, a evolução de uma espécie causa adaptações numa outra.
Evcil güvercin bu türden gelmektedir.O peru-domesticado descende desta espécie.
Ancak bir kısım mantar, türleri böcekler ve karıncalar bu türde sorunlara yol açabilmektedirler.A dificuldade em matar certos insetos, como moscas, se deve a este fato.
Fareler ve İnsanlar Steinbeck'in roman-oyun olarak adlandırılabilecek türdeki ilk denemesiydi.Ratos e Homens foi a primeira tentativa de Steinbeck de escrever sob a forma de romance-peça de teatro.
Çoğu türde kötü bir koku üreten anal beze bulunur.Muitas Homalomena têm um forte cheiro de anis.
Çoğu biyolojik türde genomdaki dizilerin ancak ufak bir bölümü protein kodlar.Em muitas espécies, apenas uma pequena fracção da sequência total do genoma codifica uma proteína.
4 türden oluşan cinsin üyerleri Türkçede "levrek" adıyla anılır.Versões de quatro rodas são comumente denominadas "quadriciclos" no Brasil.
Evcil hayvan mağazası veya pet shop değişik türde hayvan satışı yapılan perakende işyerleridir.Uma exposição pecuária é uma exibição ou uma feira que se mostram diferentes representantes do setor pecuário.
Bu familya sadece tek bir cinsten ve 2 türden oluşmaktadır.A família é constituida por um único gênero, composto por 2 espécies.
Normanlar türdeş bir halk değildir.O agraciado não precisa ser cidadão estadunidense.
Bu türde tarihsel veriler ve gerçek olaylar, kurgusal iddialarla beraber anlatılır.Que histórias e casos interessantes conhecia a respeito do Saci.
Bu türde melanizm diye bilinen durum oluşur.Eu penso nisso como melancolia.
Bu türde erkekler yumurtaları ağızda tutar.Estes últimos incubam os ovos dentro da sua boca.
En fazla mimari eser bu türdendir.A grande arquitetura é, em grande parte, desse tipo.
600 binden fazla çeşitli türden kuşların bulunduğu bu alan Millî Park alanı haline getiriliyor.Desde o início da sua criação, chegou a este parque mais de 6000 espécies.
“Bulunduğum kale her türden atışa maruz kalıyordu.Het gebied dat zij beheersten werd voortdurend geteisterd door oorlogen.
Bu türde melanizm diye bilinen durum oluşur.Melanisme komt geregeld voor bij deze soort.
Türden türe göre 36 ila 40 adet diş bulunur.Daarin staan zesendertig tot veertig tanden, afhankelijk van de leeftijd.
Antisosyal davranış, sadece “şizofreni” nöbeti veya “manik nöbet” esnasında meydana gelen türden olmamalıdır.D: Het antisociale gedrag komt niet uitsluitend voor in het beloop van schizofrenie of manische episodes.
Bu gruplar da kendi içlerinde çeşitli türden silahları içermektedir.De wapens vallen nog wel binnen verschillende categorieën.
Çoğu türde yalnızca erkeklerin boynuzları olur, dişilerin yoktur.Bij de meeste soorten hebben alleen de volwassen mannetjes tanden.
The Fall of Every Season'da bu türden sayılabilir.Deze kaketoe kan in elk seizoen broeden.
Her iki türde aynı büyüklüktedir ve birbirlerine çok benzer.Ze zijn allemaal even groot en hebben dezelfde vorm.
Aynı türde iki eşya, aynı anda kullanılamaz.Beide voertuigen mogen niet gelijktijdig gebruikt worden.
2017'de aynı türde sansasyonel bir vaka olan Kale Cinayeti hakkında kitap yazdi.In 2017 deed hij dit opnieuw, ditmaal over de Kasteelmoord.
Fosil mağara denilen türdedir.Jaskinia przedstawia typ jaskini fosylnej.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.I odwrotnie: zmiany zachodzące w drugim gatunku wywołują powstawanie nowych cech adaptacyjnych u pierwszego.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Ewolucja jednego gatunku powoduje w takim układzie adaptację drugiego.
Allogreft: Aynı türden alınan deri yamasını tarifler.ผู้ตัดญ้าช้าง) oznaczającemu klasę osób ukaranych w ten sam sposób.
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.Właśnie te dwa ostatnie gatunki sobie przeciwstawiono.
Sınav iki türde yapılmaktadır: akademik ve genel amaçlı.Dostępne są dwa moduły egzaminu IELTS: Academic i General Training.
Estetik değeri yüksek 15 bin adet değişik türde çalı, ağaç ve ağaççık dikilmiştir.Kolekcja ogrodu liczy około 5000 gatunków i odmian drzew, krzewów oraz roślin zielnych.
Bu seçilen metaller değişik türden hedeflere karşı farklı etkiler verebilmektedir.Dzieje się tak dlatego, że odmienne metale charakteryzują się różnymi potencjałami elektrody.
Familya, 12 cinse ve yaklaşık 56-61 türden oluşur.Podział rodziny Do rodziny należy 46–59 rodzajów.
Tek bir cins (Phoenicopterus) ve onun altındaki 6 türden oluşur.Należy do niej jeden rodzaj – Thomandersia, w obrębie którego wyróżnia się 6 gatunków.
Knesset’te dört türde komite bulunur.Nowe ugrupowanie zdobyło cztery miejsca w Knesecie.
4 türden oluşan cinsin üyerleri Türkçede "levrek" adıyla anılır.Pozostałe 40 płyt ma znaleźć swoje zastosowanie na łabiszyńskiej "Wyspie".
Sionics türden bir susturucu takılabilir.Dostrzega się pewien eklektyzm stylistyczny.
Paignton Hayvanat Bahçesi 300'ün üzerinde türden yaklaşık 2000 hayvan barındırmaktadır.Obecnie Taronga Zoo posiada 2600 zwierząt należących do 340 gatunków.
Ayrıca farklı türde meyvecilikte de son yıllarda büyük gelişmeler görülmektedir.Den har dock observerats ta en rad olika sorters frukt under hösten.
Abseler normalde aspirasyon pnömonisinde oluşur ve çoğunlukla değişik türde bakterileri içerir.Abscesser uppkommer typiskt vid aspirationspneumoni och innehåller ofta flera typer av bakterier.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod