Tatlı su akvaryumlarında birçok türden çok sayıda balık başarıyla yetiştirilir.En aquarium d'eau douce, de nombreuses espèces de poissons sont maintenues.
Nişancı tüfekleri iki temel türde üretilir.Deux grenades font sauter deux transformateurs.
Çoğu türde dişi kurbağa yumurtalarını suya bırakır.Une grenouille pond des œufs dans l'eau.
Aynı türden sebeplerin aynı türden etkileri vardır.Les mêmes causes. produisirent les mêmes effets.
Familya, 6 cins ve buna bağlı yaşayan 19 türden oluşur.Cette famille contient six genres et 19 espèces.
Bu türde tüm dizeleri herkes söyler.Toutes les voyelles de ces langues sont identiques.
Türdeşlerine karşı barışçıldır.Il est pacifique avec les autres espèces.
Genel olarak sağlıklı bireyler hayatları boyunca farklı türde savunmalar kullanır.Las personas sanas normalmente utilizan diferentes defensas a lo largo de la vida.
Bu türden bir uyuşmazlık topluluğun bir kısmı göç ettiğinde oluşur. "Para Algunas Mujeres, Aun así, Tales Miedos Devienen Agobiantes".
Farklı türdeki terapiler agnozinin etkilerini tersine çevirmeye yardımcı olabilir.Diferentes tipos de terapias pueden ayudar a revertir los efectos de la agnosia.
Gözlem, anket (sormaca) ve belgesel kaynaklara dayalı araştırmalar bu türdendir.Si se obtienen, se consignará por escrito y se buscarán unos testigos.
Motorola, 2010 yılında Motorola Backflip akıllı telefonuyla farklı türde bir kapaklı telefonu tanıttı.En 2010, Motorola presentó una opción diferente con el smartphone Motorola Backflip.
Bazı görevler ise bir oyuncunun tek başına tamamlayamayacağı türde olabilmektedir.Obstáculo: Una tarea que solo uno de los miembros del equipo puede completar.
Bu türde tüm dizeleri herkes söyler.Todas las lenguas cuentan con este tipo de consonantes.
Böylece makigiller familyası artık 20 yaşayan ve 2 soyu tükenmiş türden oluşur.La familia tiene dos géneros vivos y uno extinto.
Bu türde Hüseyni makamı sıkça kullanılmıştır.Esta medición es utilizada con bastante frecuencia.
Çoğu biyolojik türde genomdaki dizilerin ancak ufak bir bölümü protein kodlar.En muchas especies, solo una pequeña fracción del genoma codifica proteínas.
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.En el pasado ambas especies se consideraban conespecíficas.
4 türden oluşan cinsin üyerleri Türkçede "levrek" adıyla anılır.Afectan 40 casas remanentes de tormenta 'Odile' en Chiapas.
Bu türde, kahramanlar genelde kılıç kullanırlar.Normalmente estas otras banderas no llevan la espada.
Bu distopyaların amacı, insanları bu türden tehlikeler için önceden uyarmaktadır.A partir de ello se propone advertir a los demás acerca de semejante peligro.
Çoğu türde yalnızca erkeklerin boynuzları olur, dişilerin yoktur.La mayoría eran herbívoros y carecían de dientes.
Maluridae familyasında Malurus cinsi içinde yer alan 12 türden biridir.Es una de las 12 especies del género del género Malurus dentro de Maluridae.
Çoğu türde kötü bir koku üreten anal beze bulunur.Muchas especies tienen un fuerte olor a anís.
Normanlar türdeş bir halk değildir.Sus héroes no son personas vulgares.
Bu gendeki mutasyon otozomal baskın türdendir.Su mutación son la causa de algunas formas de autismo.
Her iki türde aynı büyüklüktedir ve birbirlerine çok benzer.Entrambe le specie hanno le stesse dimensioni e sono molto simili.
Diğer dişsiz memelilerden farklı olarak tek bir türden oluşan dişleri vardır.Al posto dei denti ha un unico osso.
19. ve 20. yüzyıllarda ise farklı türde süitler ortaya çıktı.Nei secoli XVIII e XIX sorsero varie filande.
Her iki türde kuzey Avrupa'da ender olarak bulunur.Entrambe le forme sono ugualmente rappresentate nel Territorio del Nord.
Bu türde seyirci sahneye sadece bir cephesinden bakar.Ma lo vedono soltanto quelli che osservano il ritratto da una certa distanza.
Gebeliğin süresi türden türe 90 ile 170 gün arası değişir.La gestazione varia dai 90 ai 110 giorni.
Vücut yapıları ise türden türe çok farklı olabilir.L'effetto di un corpo estraneo può essere molto diverso.
Beş ana türde kort vardır.Vi sono cinque pasti principali.
The Fall of Every Season'da bu türden sayılabilir.Si può udire questo verso in tutte le stagioni.
İçten yanmalı motorlar, buhar motoru ve stirling motoru olmak üzere üç türde bulunmaktadır.Appartengono a questa categoria il motore alternativo a vapore, la turbina a vapore, e il motore Stirling.
Chanidae ve Phractolaemidae familyaları monotipikdir, yani sadece bir tek türden oluşurlar.Два семейства — Chanidae и Phractolaemidae — монотипические, то есть содержат лишь один современный вид.
Agama cinsi Afrika'da en az 31 türden oluşur.В фауне России как минимум 33 вида.
Onlar elbette farklıdırlar, ama aynı türdendirler, tıpkı Gerçek'te ikilik olmadığı gibi.Действительно, между ними прослеживается некоторое сходство, обоим присущи отдаленные, но всё же важные черты.
Melanizme (komple siyahlık) bu türde sık rastlanır.У этого подвида часто встречается меланизм.
2 türde: Gear S2 ve Gear S2 Classic türünde satlmakdadır.Семейство Gear S2 состоит из Gear S2 и Gear S2 Classic.
Diş sayıları türden türe değişmekle birlikte 28 ile 38 arasındadır.Общее число зубов колеблется от 28 до 32.
Çoğu türde yalnızca erkeklerin boynuzları olur, dişilerin yoktur.Некоторые виды тёрок не имеют отверстий, у них есть только зубцы.
Dünyadaki ayıların en nadir türden biri olan mavi ayı, doğada nadiren görülür.Один из самых редких подвидов бурого медведя в мире, очень редко встречается в дикой природе.
“Bulunduğum kale her türden atışa maruz kalıyordu.Местность, по которой мы атаковали, была вся очищена от деревьев.
Beş ana türde kort vardır.Существует пять вариантов таких карточек.
Toplamda 70 farklı türde uçak ile uçtu.Испытал семьдесят два типа военных самолётов.
Çünkü bu türden dizilerde hatırlanacak, konu edilecek ne bir hikaye ne de bir rol var gerçekten."Помните, ребята, без такой практики вы никогда ничему не научитесь».
Bu türde melanizm diye bilinen durum oluşur.У этого вида известны меланисты.
Çoğu biyolojik türde genomdaki dizilerin ancak ufak bir bölümü protein kodlar.У многих видов только малая часть общей последовательности генома кодирует белки.
Seibu ve Hankyu bu türdeki özgün örneklerdir.Хэнк и Пегги образцовые верующие.
Altı türden sadece ikisi güney yarıkürede yaşamakta.Около 10 видов и только в южном полушарии.
Antisosyal davranış, sadece “şizofreni” nöbeti veya “manik nöbet” esnasında meydana gelen türden olmamalıdır.Антисоциальное поведение должно отмечаться не только в течение эпизодов шизофрении или мании.
Çoğu türde kötü bir koku üreten anal beze bulunur.У многих видов обладают приятным ароматом.
Oyun sanatçısı, bir veya daha fazla türde oyun için sanat üreten sanatçıdır.Борец — спортсмен, занимающийся одним или несколькими видами борьбы.
Bu türdeki eserlerinin en ünlüsü Dichterliebe ‘dir.Это вообще одна из лучших скульптурных работ последних лет…».
Sadece farklı türde değil aynı türün erkek ve dişisinde de farklılık gösterir.Число зубов различается не только у разных видов, но и у разных особей.
Bu komisyon herhangi bir türde silah taşıyan herkesi ölüme mahkûm etti.Трибунал выносил смертные приговоры каждому, захваченному с оружием в руках.
Bu distopyaların amacı, insanları bu türden tehlikeler için önceden uyarmaktadır.Именно зарплаты манили людей на столь опасную работу.
Sınav iki türde yapılmaktadır: akademik ve genel amaçlı.Существует две версии этого модуля: Академический и Общий тест.