Ana içeriğe geç
Sözlük

türde ile cümle

türde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Wir müssen ihr nicht beibringen, ein anderer Zelltyp zu sein.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Δεν χρειάζεται να του δείξουμε πώς μπορεί να μετατραπεί σε ένα κύτταρο άλλου τύπου.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Нам не надо их обучать быть клетками другого типа.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Нам не треба "навчати" її, щоб вона стала клітиною іншого виду.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Не е нужно да я учим как да стане друг тип клетка.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.אנחנו לא צריכים ללמד אותו להפוך לסוג תא אחר. אז אנחנו מעדיפים תאים ייעודיים של אותו איבר.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.نحن لا نحتاج ان ندربها لتصبح خلية من نوع اخر.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.よって特定の臓器の細胞がいいのです
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Chúng tiến đến gần điểm này hơn bất kỳ loài nào khác chúng tôi từng quan sát.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Damit liegen sie näher dran als alle anderen getesteten Tierarten.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.De er faktisk tættere på den nogen anden art vi har observeret.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Dejansko so bližje kot katerakoli vrsta, ki smo jo opazovali.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Dichterbij dan elke andere soort die wij onderzocht hebben.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.E mai strânsă decât la oricare specie studiată.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Están realmente más cerca que cualquier especie que hayamos observado.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Ils sont plus proches que n'importe quelle autre espèce que nous avons pu observer.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.침팬지들은 저희가 관찰한 다른 어떤 종보다 가깝습니다.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Są właściwie bliżej niż jakikolwiek obserwowany gatunek.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Sono in realtà più vicini di qualsiasi altra specie che abbiamo studiato.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Είναι στην πραγματικότητα πιο κοντά από οποιοδήποτε είδος έχουμε συναντήσει.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Вони насправді ближчі, ніж будь-які види, які ми спостерігали.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Они точнее, чем результаты какого-либо вида животных, которых мы изучали.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.Те са по-близки от всеки друг вид, който сме наблюдавали.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.למעשה הם יותר קרובים מכל מין שצפינו בו.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.أنهم فعلا أقرب من أي الكائنات التي درسنها.
Onlar aslında gözlediğimiz her türden daha fazla yakınlık gösteriyor.人間はどうでしょう? チンパンジーよりも賢いでしょうか?
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.과학자들만(일반인은 알아채기 어려운)이 알아챌 통계적 확연함이 눈에 들어왔습니다.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.la care alți cercetători puteau doar visa.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.la mayoría de los científicos sueñan.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.עם בהירות סטטיסטית מהסוג שהמדענים יכולים רק לחלום עליה.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.بوضوح إحصائي من النوع الذي يحلم به أغلب العلماء.
Öyle ki istatistiki berraklık, bilim insanlarının hayallerini süsleyen türdendi.浮かび上がったのです 二人に一人の割合で
O zaman çok nadir rastlanan türden bir sessizlik içinde oturduk ve konuşmasını bekledik.Ci sedemmo insieme in un silenzio molto particolare ad aspettare l'inizio del discorso.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.A cette époque j'aspirais à ce genre de normalité.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Az efféle "normálisság" után vágyódtam akkor még.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.En esa época aspiraba a ese tipo de normalidad.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Ich wollte damals unbedingt normal wirken.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Já jsem toužila po tom být takto 'normální' v té době.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.전 그때 정상인처럼 살기를 간절히 원했거든요.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Na altura eu desejava esse tipo de normalidade.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Pe vremea aceea, aspiram la acel tip de normalitate.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Saya berkiblat pada ke-normal-an waktu itu
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Sognavo quel tipo di normalità a quel tempo.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Thời đó, tôi ao ước được bình thường
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Vroeger streefde ik naar zo'n normaliteit.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Vtedy som ašpirovala k tomuto druhu normálnosti.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Wtedy dążyłam do takiej normalności.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Φιλοδοξούσα να πετύχω αυτή την κανονικότητα τότε.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.В то время я стремилась к той самой "нормальности".
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Тогава се стремях към този вид нормалност.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.Тоді я прагнула такої нормальності.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.כמהתי לסוג כזה של נורמאליות בתקופה ההיא.
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.لأنني كنت أطمح بأن أكون طبيعية في ذلك الوقت
O zamanlar o türde bir normalliği arzuluyordum.でも今 尋ねられたら わかりません
Pek çok türde, çok ilginç vak'alar oluyor.Ada banyak kasus mengagumkan dalam banyak spesies.
Pek çok türde, çok ilginç vak'alar oluyor.Ci sono esempi di casi straordinari per ogni specie.
Pek çok türde, çok ilginç vak'alar oluyor.Er zijn allerlei wonderlijke gevallen met soorten.
Pek çok türde, çok ilginç vak'alar oluyor.Es gibt eine Vielfalt von wunderbaren Arten.
Pek çok türde, çok ilginç vak'alar oluyor.Există și alte cazuri minunate ale altor specii.
Pek çok türde, çok ilginç vak'alar oluyor.Existuje spousta úžasných příkladů.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod