Ana içeriğe geç
Sözlük

türde ile cümle

türde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Ni bila neke vrste dekle, ki bi jih pričakuje, Bobbie to rave okoli.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Nie był typem dziewczyny czego mogą Państwo oczekiwać Bobbie do zachwycają.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Non era il tipo di ragazza che si sarebbe aspettato Bobbie di entusiasmante.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Sie war nicht die Art von Mädchen, das du erwartet Bobbie zu schwärmen würde.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Ze was niet het soort meisje dat je had verwacht Bobbie to rave over.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Δεν ήταν το είδος του κοριτσιού που θα περίμενε Bobbie και έλαβε διθυραμβικές περίπου.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Вона була не та дівчина, яку ви б очікувати Боббі в захваті.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Она была не та девушка, которую вы бы ожидать Бобби в восторге.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.Тя не е нещо на момиче, може би очаква Боби да рейв около.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.انها لم تكن نوعا من الفتاة التي كان يتوقع بوبي الى الهذيان عنه.
O Bobbie hakkında rave beklediğim kız türden değildi.そしてまだ、私は知らない。
O halde kumandana bakalım. Sinekler bu probleme taşınacak türde sensörlerde de uzmanlaşmışlardır.Musculițele excelează în senzorii pe care îi posedă în acest sens.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Acesta este un om care ar risca propria viaţă pe o teorie.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Byl to člověk, který by svěřil svůj život do rukou teorie.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.C'est un homme qui jouerait sa vie sur une théorie
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Đây là người đàn ông sẵn sàng mạo hiểm vì lý thuyết.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Dette er en mand, der ville risikere sit liv på teori.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Dit is een man die zijn leven op het spel zette voor de theorie.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Er war ein Mann, der sein Leben einer Theorie anvertraut hätte.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Este é um homem que arriscaria a sua vida pela teoria.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Ez az ember elméletekre bízta az életét.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Je to muž, ktorý by pre teóriu riskoval svoj život.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.이론에 목숨을 맡긴 셈이죠.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Questo è un uomo che rischierebbe la propria vita per una teoria.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Teoria była dla niego podstawą.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.-- y se tiró al mar. Éste era un hombre que arriesgaba incluso su propia vida por la teoría.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Αυτός είναι ένας άνθρωπος που θα ρίσκαρε τη ζωή του βασιζόμενος στη Θεωρία.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Това е човек, който би рискувал живота си, следвайки теорията.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.Это человек, который был готов следовать теории даже с риском для жизни.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.זהו אדם שיסכן את חייו על תאוריה.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.هذا نوع من الأشخاص الذين يعتمدون على النظريات في حياتهم.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.でも、我々のようにもう少し現実的な人々は
Okulda öğrenemeyeceği türden şeyleri de babası ona öğretiyordu:Cha cậu dạy cho cậu một vài điều không có trong giáo trình ở lớp học:
Okulda öğrenemeyeceği türden şeyleri de babası ona öğretiyordu:Su padre le ha enseñado el tipo de cosas que no se aprenden en clase:
Okulda öğrenemeyeceği türden şeyleri de babası ona öğretiyordu:Ο πατέρας του τον δίδαξε πράγματα που δεν μπορεί κανείς να μάθει στην τάξη:
Okulda öğrenemeyeceği türden şeyleri de babası ona öğretiyordu:אביו לימד אותו את הדברים שלא ניתן ללמוד בכיתה:
Okulda öğrenemeyeceği türden şeyleri de babası ona öğretiyordu:كما قام والده بتعليمه أشياء لا يمكن أن تتعلمها في الصف المدرسي:
-öldüremeyecekleri türden.-die je niet eens zou kunnen vermoorden.
-öldüremeyecekleri türden.- die sie nicht einfach töten können.
-öldüremeyecekleri türden.-die sie nicht einfach töten können.
-öldüremeyecekleri türden.-joita et voi edes tappaa.
-öldüremeyecekleri türden.-které nemůžeš ani zabít.
-öldüremeyecekleri türden.-których nie można zabić.
-öldüremeyecekleri türden.-que no pudieran matar.
-öldüremeyecekleri türden.- som man ikke kunne slå ihjel.
-öldüremeyecekleri türden.-Что вы не могли даже убить.
-öldüremeyecekleri türden.[רסמוס/רסמס - משרד הפיראטים] .שלא יכולת אפילו להרוג-
-öldüremeyecekleri türden.لا يمكنك قتلهم أبدا
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Chúng tôi ko cần dạy nó trở thành loại tế bào khác
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.다른 유형의 세포로 새로 훈련시킬 필요가 없습니다.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Meidän ei tarvitse opettaa sitä muuntumaan eri solutyypiksi.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Não é preciso ensiná-la a transformar-se noutro tipo de célula.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Není potřeba ji přeučit na jiný typ buňky.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.No debemos enseñarle a ser otro tipo de célula.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Non abbiamo bisogno di insegnarle a diventare un altro tipo di cellula.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Nous n'avons pas besoin de lui apprendre à devenir un autre type de cellule.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Nu mai trebuie să o învăţăm să devină alt tip de celulă.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Vi behøver ikke at lære den at blive en anden type celle.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.Vi behöver inte träna det i att vara en annan typ av cell.
Ona başka türde bir hücre olmayı öğretmeye gerek yoktur.We hoeven hem niet te leren een ander celtype te worden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod