Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Toto je blog, který otevřeně promluví, vyrazí do světa, a bude mít dosah.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Там будут делаться полезные выводы, и потом их можно будет применять на практике.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Този е такъв, който ще говори, ще излезе и ще започне да достига.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.זה אחד הוא אחד אשר ידבר בעד עצמו, יצא לעולם, ויתחיל לגעת. כי עכשיו יש שיחות
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.هذه أحدها سوف تظهر ، وسوف تخرج ، وستبدأ بالتأثير. لأنه يوجد الآن الكثير من الحوارات الآن،
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.なぜなら現にインド 中国 南米などで 会話がもたれているからです
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Ada jawaban yang diberikan banyak orang.untuk itu.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Bem, há uma resposta que muitas pessoas dariam.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Bueno, hay una respuesta que mucha gente suele dar.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.C'è una risposta che molti darebbero.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Có một ý kiến nhận được sự đồng tình của khá nhiều người.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Det finns ett svar på detta som många skulle ge.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Ei bine, există un răspuns pe care mulți oameni l-ar oferi.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Er is een antwoord dat veel mensen zouden geven.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Es gibt eine Antwort, die viele Menschen für wahrscheinlich halten.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Existuje odpověď, kterou by spousta lidí odpověděla.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Il y a une réponse à cela que beaucoup donneraient.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Jamen der er et svar som mange mennesker vil give.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Jest taka odpowiedź, która często pada.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.음, 많은 사람이 낸 답이 있습니다
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Nos, van egy válasz, amit sokan adnának erre a kérdésre.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Nuž, je na to odpoveď, ktorú by dali mnohí ľudia.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Obstaja odgovor, ki bi ga ponudilo veliko ljudi.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Tässä vastaus, jonka monet antaisivat.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Υπάρχει μία απάντηση που θα έδιναν πολλοί άνθρωποι.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Ами, има отговор, който много хора биха дали.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Багато людей могли б дати відповідь на це.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.Есть распространённый ответ.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.ובכן ישנה תשובה שאנשים רבים היו נותנים.
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.حسناً .. هناك جواب متداول بين الناس
Buna bir çok insanın verebileceği türden bir cevap var.ベブレンやウルフなどの社会学者なら
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,일산들을 땅에 내려놓자, 부처님께서 보석 장식의 그 일산들을 한데 모아서는, 옛날 인도에서 쓰고 다니던 것이었는데요,
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,Mihelyst ezeket lehelyezték, a nagy rakás napernyőt, amit az ókori Indiában mindig magukkal hordtak,
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,Zij brachten de versierde parasols mee en legden ze op de grond.
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,וברגע שהם סיימו להציב אותן כל הערימה הגדולה של שמשיות היהלומים בהן השתמשו ברחבי הודו העתיקה,
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,وحالما وضعوها كلها كل أكوامهم من تلك الشمسيات المرصعة بالجواهر التي استخدموها في الهند القديمة
Bunları yere koydukları anda, bu eski Hindistan'da taşıdıkları türden mücevherli şemsiye yığınını,古代インドで使われていた宝石飾りのついた日傘の山を 特殊効果のようなものを使って、巨大なプラネタリウムに変え、
Bunun hepsini temizleyeyim zira zaten bildiğiniz türden açık şeyler olabilir bunlar.Lasst mich das auch alles löschen, denn es ist quasi offensichtliches Zeug, das ihr vielleicht schon kennt.
Bunun hepsini temizleyeyim zira zaten bildiğiniz türden açık şeyler olabilir bunlar.Wyczyszczę wszytko tutaj, to jest w pewnym sensie oczywiste rzeczy, które być może już umiesz.
Bunun hepsini temizleyeyim zira zaten bildiğiniz türden açık şeyler olabilir bunlar.و سنمحو كل ما كتبناه هنا فكل هذا واضح بالنسبة لكم الآن و تعرفون كيف تقومون به
Bu ön klinik çalışma, bence, gelecekte başarmak istediğimiz türdeki umutlara işaret ediyor.Credo che questo studio preclinico sia di buon auspicio per le attività che vogliamo svolgere in futuro.
Bu ön klinik çalışma, bence, gelecekte başarmak istediğimiz türdeki umutlara işaret ediyor.Deze preklinische studie, denk ik, houdt hoop in voor de toekomst.
Bu ön klinik çalışma, bence, gelecekte başarmak istediğimiz türdeki umutlara işaret ediyor.Ich denke, diese vorklinische Studie lässt auf die Dinge hoffen, die wir in Zukunft machen wollen.
Bu ön klinik çalışma, bence, gelecekte başarmak istediğimiz türdeki umutlara işaret ediyor.임상 전 연구는, 제 생각엔, 우리가 미래에 바라는 것의 좋은 징조가 될 것 같습니다.
Bu ön klinik çalışma, bence, gelecekte başarmak istediğimiz türdeki umutlara işaret ediyor.Penso que este estudo pré-clínico, augura esperança para todo o tipo de coisas que esperamos fazer no futuro.
Bu ön klinik çalışma, bence, gelecekte başarmak istediğimiz türdeki umutlara işaret ediyor.Te przedkliniczne badania, wróżą przyszłość metodom, które chcielibyśmy stosować w przyszłości.
Bu ön klinik çalışma, bence, gelecekte başarmak istediğimiz türdeki umutlara işaret ediyor.To je pro nás povzbuzením a chtěli bychom tímto směrem vést výzkum dál.
Bu ön klinik çalışma, bence, gelecekte başarmak istediğimiz türdeki umutlara işaret ediyor.Эти преклинические исследования дают надежду на то, что можно воплотить в будущем.
Bu ön klinik çalışma, bence, gelecekte başarmak istediğimiz türdeki umutlara işaret ediyor.אז המחקר הקדם-קליני הזה, לדעתי, טומן בחובו תקווה לסוג הדברים שנוכל לעשות בעתיד.
Bu ön klinik çalışma, bence, gelecekte başarmak istediğimiz türdeki umutlara işaret ediyor.ان هذه الدراسات ما قبل المخبرية تعطي أملاً كبيراً ونحن نأمل في المستقبل
Bu ön klinik çalışma, bence, gelecekte başarmak istediğimiz türdeki umutlara işaret ediyor.今後我々が実現したいことの 希望を示していると考えます 最後に我々はニューロテクノロジーの分野における
Burada her türden ahtapot yaşıyor.Il y a toutes sortes de pieuvres différentes.
Burada her türden ahtapot yaşıyor.Laggiù vivono molte specie di polpi.
Burada her türden ahtapot yaşıyor.Εκεί ζουν διάφορα είδη χταποδιών.
Burada her türden ahtapot yaşıyor.Там есть разные виды осьминогов.
Burada her türden ahtapot yaşıyor.כל מיני תמנונים חיים שם.
Buradaki ilginç taraf, matris gösteriminin değişik türde birçok soruyu kapsaması. -Pero la cosa maravillosa es - y pienso que esto Lo ilustrara mejor, es que la representación de la matriz
Buradaki ilginç taraf, matris gösteriminin değişik türde birçok soruyu kapsaması. -لكن الشيئ المتقن هنا، واعتقد ان هذا سيكون دقيقاً، ان تمثيل المصفوفة
Burada oturan türden insanlar.Den slags mennesker, der sidder her i salen.
Burada oturan türden insanlar.Den sortens människor som sitter här och nu i detta rum.