Ana içeriğe geç
Sözlük

türde ile cümle

türde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor. Ötekisi de tüysüz ve dik duruyor.Tady tenhle je chlupatý a chodí po čtyřech, tady ten je holý dvounožec.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Ten jest owłosiony i chodzi na czworakach.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Vagyis, az egyik szőrös, és négy lábon jár.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Εκείνοι, αυτός εδώ, είναι μαλλιαρός και περπατάει στα τέσσερα.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Например, одни покрыты шерстью и ходят на четырех ногах.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Те, този по-точно, е космат и върви на четири крака.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.הם, זה, שעיר והולך על ארבע רגליים.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.اليكم هذا المثال هذا ذو شعر كثيف, و يمشي على اربعة اطراف
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.四足で歩いていて そっちは毛がなくて二足歩行
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Ada suatu jarak yang diperlukan seperti dalam membaca
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Cette forme de distance nécessaire, vous l'éprouvez aussi en lisant.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Có một loại khoảng cách cần thiết như việc bạn đọc vậy.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.E' la necessaria distanza che c'e' mentre si legge.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Hay una especie de distancia necesaria como la que hay en la lectura.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.독서를 할 때처럼, 일종의 필수적인 거리가 있다.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Potrzebna jest odpowiednia odległość, tak jak przy czytaniu.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.To je podobna distanca kot pri branju.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Υπάρχει μία αναγκαία απόσταση όπως υπάρχει στην ανάγνωση
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.Это как своего рода дистанция при чтении.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.ישנו מעין המרחק הדרוש מאחר ואין את הקריאה.
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.هناك نوع من المسافة الضرورية كما في القراءة
Bu işte, kitap okurken gereken türden gibi bir mesafe.近すぎると何も見えないし、遠すぎてもだめだ。
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.Acest circuit elaborat făcut din mii de tipuri diferite de celule este scufundat în substanţe.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.Ce circuit complexe fait de milliers de différents types de cellules baigne dans une substance.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.Dit uitgebreide netwerk, bestaande uit duizenden verschillende soorten cellen, wordt overspoeld met een stof.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.Este circuito elaborado feito de milhares de diferentes tipos de células está a ser banhado numa substância.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.Ez egy bonyolult áramkör ami sok ezer különböző sejtből épül fel és egy kémiai anyagban fürdetik.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.이 수천가지의 다른 세포로 이루어진 정교한 회로는 화학 물질에 세척되고 있습니다.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.Mạch phức tạp này cấu tạo bởi hàng ngàn loại tế bào khác nhau đang bị chìm trong một loại chất.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.Questo elaborato circuito costituito da migliaia di cellule differenti viene immerso in una sostanza.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.Sirkuit rumit itu terdiri dari ribuan jenis sel yang berbeda direndam dalam sebuah bahan tertentu.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.Složitá spojení tisíců typů buněk úplně zaplaví jakási látka.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.Ten wyszukany układ, złożony z tysięcy różnego rodzaju komórek nurza się w chemii.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.Αυτό το περίτεχνο κύκλωμα φτιαγμένο από χιλιάδες διαφορετικά είδη κυττάρων κολυμπάει σε μια ουσία.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.Наша "электросхема", созданная из тысяч видов клеток, погружается в химическую субстанцию.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.Тази сложна верига, съставена от хиляди различни видове клетки, е окъпвана в едно вещество.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.המערכת המורכבת הזו המורכבת מאלפי סוגי תאים שונים נטבלת בתוך התרופה.
Bu karmaşık devre binlerce farklı türde hücrenin bir madde içinde yıkandığını gösteriyor.脳の精巧な回路は 化学物質に浸っています 全てではないけれど 市販のほとんどの薬が
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.C'est un truc simple que l'on peut faire sur un ordinateur dans son bureau.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Das sind Dinge, die Sie vom Schreibtisch aus am Computer tun können.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Dit kan je al op de computer thuis doen.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Esto son simplemente cosas que se pueden hacer con un ordenador de escritorio
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Isto são coisas que podemos fazer no computador.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.이것은 여러분도 책상에서 컴퓨터로 할 수 있는 것입니다.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Poți face asta de acasă, cu ajutorul unui computer.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Questa è una cosa che può essere fatta semplicemente dal desktop di un computer.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Takie rzeczy można zrobić na zwykłym komputerze.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Това са просто някои неща, които може да направите на компютъра в къщи.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.Эту работу можно проделать на обычном компьютере.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.אתם יכולים לעשות זאת משולחן-העבודה במחשב שלכם.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.هذه فقط بعض الأشياء التي يمكنك عملها على حاسوبك.
Bu kendi bilgisayarınızda yapabileceğiniz türden bir şey.感冒やポリオなどを引き起こす
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Acesta este unul care va vorbi tare, și va ieși, și va începe să influențeze.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak."Acho que este não é o tipo de blogue que a gente siga até à morte".
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak. Cunku su anda diyaloglar varEste hablará alto y saldrá, para empezar a alcanzar.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Dieser hier ist einer, der Stellung bezieht, und rausgeht und Kontakte knüpft.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Dit blog zal uitspraken doen, naar buiten treden en een hand uitsteken.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.이 블로그는 공개적으로 말하고, 밖으로 나아가 세상에 다가가기 시작하는 블로그입니다. 왜냐하면 바로 지금, 대화가 이뤄지고 있기 때문입니다.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Questo è un blog che parlerà chiaro, che andrà e approderà lontano.
Bu konusacak turden, ve yuruyecek, ve ulasmaya baslayacak.Ten blog będzie mówił głośno i będzie szedł w świat, gdzie będzie wywierał wpływ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod