Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.Questi topi sono il risultato di differenti mutazioni che replicano diversi tipi di cecità umana.
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.Te myszy należą do różnych mutacji, odpowiadających rodzajom ślepoty dotykającej ludzi.
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.Тези различни мишки са различни мутации, които илюстрират различни видове слепота, които засягат хората.
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.Эти мыши представляют разные мутации, которые отображают разные виды человеческой слепоты.
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.העכברים השונים האלה הם מוטציות שונות שמייצגות סוגים שונים של עיוורון הפוגעים באנשים.
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.هذه انواع اخرى من الفئران .. انها طفرات مصابة بنوع مختلف عن العمى البصري .. الذي يصيب البشر
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.人間の盲目をモデルした変異マウスです それぞれのモデルを慎重に観察し
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Asta este genul de secventa la care-mi place sa ma uit zi si noapte.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.C'est le genre de séquence que j'adore regarder jour et nuit.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Đây là một chu trình mà tôi thích quan sát ngày lẫn đêm.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Detta är den sortens sekvens jag älskar att titta på dag och natt.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Es la clase de secuencia que me encanta mirar día y noche.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Este é o tipo de sequência que eu adoro observar todos os dias.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Ez az ám a nekem való szekvencia! Éjjel-nappal tudnám nézni!
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim. (Gülüşmeler)Das ist die Art von Sequenz, die ich unheimlich gerne Tag und Nacht anschaue.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim. (Gülüşmeler)Questo è il tipo di sequenza che non mi stanco mai di guardare.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.이건 제가 밤낮으로 즐겨 보는
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Rakastan tällaisen sekvenssin tutkimista öin päivin.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Toto je druh posloupnosti, kterou si ráda prohlížím ve dne v noci.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.To wykres, na który uwielbiam patrzeć dzień i noc.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Van dit soort sequenties ben ik helemaal weg.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Αυτή είναι η ακολουθία που μου αρέσει να παρατηρώ μέρα και νύχτα.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Именно та последовательность, за которой мне нравится наблюдать днем и ночью.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.Това е типа последователност, която обичам да гледам ден и нощ.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.זהו סוג של רצף שבו אני אוהבת להסתכל יום ולילה.
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.هذا هو نوع التسلسل الذي احب
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.たまらないんです (笑)
Bu, gece gündüz bakmaya bayıldığım türden bir dizilim.呢類 (蛋白)序列我好鐘意
Bu gösterdiğimiz kabul görmüş modeldir çünkü çoğu şirket... ...bu türde teknikleri uygular.제가 얘기한 것은 일종의 기본 모델로 여기면 됩니다 대부분의 기업이 이러한 방법을 이용하긴 하지만
Bu gösterdiğimiz kabul görmüş modeldir çünkü çoğu şirket... ...bu türde teknikleri uygular.أنشأنا هذا كنموذج معياري لأن معظم الشركات تميل إلى استخدام هذه الأنواع من الاستراتيجيات لكن ذلك يعتمد
Bu gösterdiğimiz kabul görmüş modeldir çünkü çoğu şirket... ...bu türde teknikleri uygular.標準的なモデルを紹介しました もちろん業界、商品によって異なります
Bu hastalık, kişiler arasında kolaylıkla bulaşabilen türden bir hastalık.Essa é uma doença que se uma pessoa contrai a doença, é muito fácil de ser transmitida de uma pessoa a outra.
Bu hastalık, kişiler arasında kolaylıkla bulaşabilen türden bir hastalık.To choroba która bardzo łatwo się przenosi. która bardzo łatwo się przenosi.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaAceasta este un fel de hartă la care priveam cu toţii.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaCeci est une carte que nous connaissons tous.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaChúng ta đang nhìn thấy 1 bản đồ.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaDiese Art Landkarte kennen wir bestimmt alle.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaEste é o tipo de mapa que costumamos ver.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaEste es una suerte de mapa que todos hemos estado mirando.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaEzt a térképet mindannyian ismerjük.
Bu hepimizin baktığı türden bir harita이것은 우리가 흔히 보는 유형의 지도입니다.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaQuesta è una mappa che tutti abbiamo visto.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaSpójrzmy na tą mapę.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaToto je druh mapy, ktorý všetci poznáme.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaZulke kaarten kennen we allemaal.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaТова е един вид карта, която сме разглеждали всички.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaЭто своего рода карта, к которой мы так привыкли.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaזוהי מפה מהסוג שכולנו מסתכלים עליה.
Bu hepimizin baktığı türden bir haritaهذه الخريطة التي ننظر اليها
Bu hepimizin baktığı türden bir harita世界は殆ど青です
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Dem, den där är hårig och går på fyra ben.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Den ene er pelset og går på fire ben.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Der eine ist haarig und läuft auf allen vieren.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Ei, cel de acolo este păros și merge pe patru picioare.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Eles, aquele, é peludo a caminha sobre quatro patas.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Éste de aquí es peludo y camina a cuatro patas.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Hij, die daar, is harig en loopt op vier poten.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.한쪽은 털이 많고 네 발로 걷습니다.
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Le premier porte une fourrure et marche sur quatre pattes
Bu iki türden biri tüylü ve dört ayak üstünde yürüyor.Loro, quelli lì, sono pelosi e su quattro zampe.