Ana içeriğe geç
Sözlük

türde ile cümle

türde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Her iki alt türde de erişkin kuşların sırtlarının arkası hariç üst tüyleri mavi-gridir.다른 두크원숭이들처럼, 붉은정강이두크도 키가 크고 홀쭉하다.
Sadece birkaç türde derinin altında küçük pullar bulunur.각 잎의 아래 부분에 작은 가시 한쌍이 있다.
Bu türden çalışmalar Türkiye'de oldukça sınırlıdır.이런 풍경은 터키에서 매우 흔하고 자연스러운 일이다.
Bu türdeki yumuşakçaların hepsi ilk doğduklarında erkektir.이 가운데 태어난 새끼는 모두 네 마리로 모두 수컷이었다.
Albüm, birkaç farklı türden oluşmuştur.앨범은 다양한 형태로 발매되었다.
Ama istencin her kalıcı uyarılması en azından karışık türdendir; yani acıyla bağlantılıdır.하지만 고지마의 완성품은 매번 말도 안되는 편집을 하며, 최종적으로는 전부 다시하라는 소리를 듣게 된다.
Kurallar aynı kalmakla beraber uygulamanın her türden yeni koşula uyarlanması gerekiyordu.이 개념은 모든 상황에 같은 지침이 적용되는 것이 이상적인 경우를 전제로 한다.
Adadaki 350 türden 7 si endemiktir, yani salt bu adada bulunur.948종이 오스트레일리아 원산이며, 10종이 아시아 열대 지역에, 7종이 태평양에 있는 섬에 산다.
Bu gruplar da kendi içlerinde çeşitli türden silahları içermektedir.한 유닛에 여러 개의 무기가 달린 것도 있다.
Melanizme (komple siyahlık) bu türde sık rastlanır.나물(野菜) 미소라멘에 자주 사용된다.
Onun felsefesinde dasein belirli bir türden var oluştur.הפילוג בשורותיהם היה לעובדה קיימת.
Bu türde erkekler yumurtaları ağızda tutar.בני סוג זה הם מטילי ביצים.
Dünyadaki ayıların en nadir türden biri olan mavi ayı, doğada nadiren görülür.הדוב הכחול הוא אחד הדובים הנדירים ביותר בעולם, ונדיר לראותו בטבע.
Dram, Duygusal, Psikolojik türdeki bir filmdir. ^ Manevra»ומה הם רוצים?"; כך בונה במאי הסרט שיא רגשי ופסיכולוגי.
Kritikler Evanescence'ı farklı türden gruplarla karşılaştırmaktadır.שאר המדענים מעליבים את אנונצ'יו בדרכים שונות.
Çoklukla öğlen ve akşam yemeklerinde yenilen türde yemekler kahvaltıda da tüketilir.לעיתים יש גם ארוחות בוקר או צהריים מאורגנות בנסיעות ארוכות.
Yeryüzünde görülen ne varsa bu üç türden birine bağlıdır.בכל צוות כל דמות היא בעלת אחת משלוש התכונות האלו.
Çünkü bu türden keşfedilen ilk yıldız RR Lyrae idi.מקור השם הוא בכוכב הראשון מסוג זה שהתגלה, RR בנבל.
Bu türde, kahramanlar genelde kılıç kullanırlar.יצוין, כי דגלים אלו לרוב אינם נושאים את סמל החרב.
Aslında türden ilk olarak sözeden Amerikalı bir başka doğa bilimci olan W. T. White'tır.עם זאת הטפיר הבירדי תואר לראשונה על ידי חוקר טבע אמריקאי אחר, ו.
Europeana farklı kültürel ve tarihsel miras enstitülerinden farklı türde içeriğe erişim imkanı sağlamaktadır.Europeana предоставя достъп до различни видове съдържание от различни видове културни институции.
Bu komisyon herhangi bir türde silah taşıyan herkesi ölüme mahkûm etti.Трибуналът издава смъртна присъда на всеки, заловен с оръжие в ръка.
İşte bu türden sesler birer sesbirimdir.Тази статия е за вида глас.
Bu türde terminal apophysis oldukça küçüktür.Тази статия за офталмологията все още е мъниче.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Става въпрос за това, че еволюцията на един вид води до еволюция на друг вид.
Bu yapı türden türe değişiklik gösterir.Тази клетка е вид променлива.
Normanlar türdeş bir halk değildir.Старошевци не са изконни жители.
Albüm, birkaç farklı türden oluşmuştur.Албумът е съставен от няколко различни автора.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Промените във втория вид оказват на свой ред промени в първия вид.
Operalarına konu bulmada çok titiz davranmış ve halkın hoşlanacağı türden güncel konuları ele almıştır.Писателката е уважавана за темите си относно това как да се справяме със живота, който водим днес.
Giorgione bu türden eserler veren ilk önemli İtalyan ressamdı.Той е първият италианец композирал такива концерти.
Değişik türde av kuşlarına da rastlanır.Също така атакува и различни видове птици.
Çoğu kültürde erkekler ve kadınlar, giyimdeki cinsiyet farkından dolayı farklı türde giysiler giyerler.В повечето култури съществуват разлики в облеклото за мъже и жени.
Bununla, bu türden imal edilmiş her türlü ürünün ticareti yasaklanmıştır.Съществува пълна забрана за каквато и да е творческа професионална дейност.
Normanlar türdeş bir halk değildir.Ali Somalijci nisu glup narod.
Bu özellik birçok farklı türde programın yapılmasını sağlamıştır.Preporučujemo Vam da nabavite punu inačicu programa.
Onun felsefesinde dasein belirli bir türden var oluştur.U središtu njegove filozofije je pojedinačni, egzistirajući čovjek.
Altı türden sadece ikisi güney yarıkürede yaşamakta.Prednost daju morima sjeverne polutke, samo dvije od šest vrsta žive na južnoj polutki.
Çünkü bu türden keşfedilen ilk yıldız RR Lyrae idi.RR-liride (prema RR Lire, prvoj otkrivenoj zvijezdi te vrste; eng.
Familya 2 cins ve 10 türden oluşur.Sastoji se od dvije porodice i desetak vrsta.
Seksüel dimorfizm bu türde görünmez.Polumjer zakrivljenja se u ovoj relaciji ne pojavljuje.
Dünyadaki ayıların en nadir türden biri olan mavi ayı, doğada nadiren görülür.Stidljiva je ptica koja se retko može vidjeti u prirodi.
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.Njezine dvije podvrste nekada su smatrane posebnim vrstama.
Ayrıca opisthosomanın ön kenarında birçok türde beyaz ve enine bir bant yer almaktadır.Na putu mu se protiv njegove volje pridružuje raznolika skupina bijelaca i Indijanaca.
Diğer alt türden biraz daha büyüktür.Većina drugih vrsta neznatno su veće.
Didaktik türdeki eserlerinde açık ve yalın bir dil kullandı.Vo svojich dielach používal mystický, temný a tajomný jazyk.
Bu türde erkekler yumurtaları ağızda tutar.Tieto osy nakladú svoje vajíčka do kliešťa.
Bu türde, kahramanlar genelde kılıç kullanırlar.Muži obvykle počas tanca majú meče.
Sınav iki türde yapılmaktadır: akademik ve genel amaçlı.Vysokoškolské vzdelanie je nepovinné a delí sa na dva typy: akademické a celoživotné vzdelávanie.
Nişancı tüfekleri iki temel türde üretilir.Delostrelecké zbrane rozdeľujeme do dvoch základných skupín.
Paignton Hayvanat Bahçesi 300'ün üzerinde türden yaklaşık 2000 hayvan barındırmaktadır.Neďaleko mesta sa nachádza zoologická záhrada Punta Verde s viac ako 1 500 druhmi zvierat.
Günümüz içinde Singapur, Vatikan ve Monako bu türden devletlere birer örnektir.Dnes sa medzi mestské štáty počítajú napríklad Vatikán, Monako, Singapur a pod.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Spremembe pri drugi vrsti nato povzročijo nove adaptacije pri prvi.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Tukaj evolucija ene vrste povzroči prilagajanje druge.
Giorgione bu türden eserler veren ilk önemli İtalyan ressamdı.Giorgione je bil prvi veliki italijanski slikar, ki je osredotočil svoje delo na to tematiko v takem obsegu.
Abseler normalde aspirasyon pnömonisinde oluşur ve çoğunlukla değişik türde bakterileri içerir.Ognojki se običajno pojavijo pri aspiracijski pljučnici, pogosto vsebujejo več vrst bakterij.
Normanlar türdeş bir halk değildir.Galci niso bili enovito ljudstvo.
Palearktik bölgede bulunan 14 türden biridir.Spada med 14 pomočnikov v sili.
Bu türde bir kültürel milliyetçilik o zamanlar Avustralyalı radikaller arasında olasıydı.Med zadnjimi v tej vrsti izvajalcev sta Jem ter avstralski Spook.
“Bulunduğum kale her türden atışa maruz kalıyordu.Gre za tir, proti kateremu se stekajo vsi tiri.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod