Bu türde hastalıkta kalıtsal bir neden yoktur.Kadang-kadang tidak ada penyebab munculnya penyakit ini.
Değişik türde av kuşlarına da rastlanır.Begitu pula dengan berbagai jenis burung.
Doraemon F. Fujio manga ve animesi bu türdeki en dikkate değer örneklerden biridir. ^ "Kodomo".Doraemon oleh Fujiko F. Fujio adalah salah satu contoh yang paling menonjol untuk demografi manga/anime.
Evcil güvercin bu türden gelmektedir.Dari situlah babi mangalitsa ini berasal.
Bununla, bu türden imal edilmiş her türlü ürünün ticareti yasaklanmıştır.Saat ini, perdagangan internasional produk-produk yang bahan bakunya berasal dari hewan ini dilarang.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Dalam hal ini, evolusi satu spesies menyebabkan adaptasi spesies ke-dua.
John Field bu türde 18 eser yaratmıştır.Watson terdaftar delapan belas tanaman tersebut.
Türden türe 30 ya da 34 dişleri olur.Sebagian besar garpu memiliki 3 atau 4 gigi.
Hâlen bu türden sadece 80 civarında hayvan vahşi hayatta yaşamaktadır.Hiện nay chỉ còn khoảng 80 loài sống trong môi trường hoang dã.
Türdeşleri arasında en sert olanıdır.Đây là loài hung dữ nhất trong họ.
Dünyadaki ayıların en nadir türden biri olan mavi ayı, doğada nadiren görülür.Là một trong những phân loài gấu quý hiếm nhất trên thế giới, gấu xanh hiếm khi được nhìn thấy trong tự nhiên.
Ancak vampir yarasa ilk olarak kuşlarla beslenen diğer 2 türden çok memelilerin kanıyla beslenir.Tuy nhiên, dơi quỷ thông thường ăn máu nhiều hơn hai loài kia (thường ăn máu chim).
Aynı türde iki eşya, aynı anda kullanılamaz.Hai hệ thống này không thể sử dụng đồng thời.
Bu türde terminal apophysis oldukça küçüktür.Cơ sở khách hàng cho loại nhà cung cấp 3PL này thường khá nhỏ.
Familya: sıçrayan fareler (Zapodinae): Bir kısmı sıçrayıcı türdendir.Một số loài khác như: Ruồi giấm: Là loài ruồi ăn trái cây.
İşte bu türden sesler birer sesbirimdir.Tiếng kêu của loài này là một chuỗi các âm rõ sắc.
Aslında türden ilk olarak sözeden Amerikalı bir başka doğa bilimci olan W. T. White'tır.Tuy nhiên, các loài lần đầu tiên được ghi nhận bởi một nhà tự nhiên học người Mỹ, WT trắng.
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.Hai loài này nay được công nhận là hai loài riêng biệt.
Oluklu balinalar iki cins içerisinde dokuz türde sınıflandırılırlar.Chín phân loài đã được công nhận trong hai nhánh.
Çoğu biyolojik türde genomdaki dizilerin ancak ufak bir bölümü protein kodlar.Ở nhiều loài, chỉ một phần nhỏ trong tổng số trình tự của bộ gene là mã hóa cho protein.
Seksüel dimorfizm bu türde görünmez.Dị hình lưỡng tính không có ở loài này.
Çoğu türde kötü bir koku üreten anal beze bulunur.Hầu hết nhiều loài cá đều có khứu giác tốt.
Dr. Dolittle 1998 yapımlı ailecek izlenebilecek türden bir komedi filmi.『ドクター・ドリトル』(Dr. Dolittle)は1998年に公開されたアメリカ合衆国のコメディ映画。
Allogreft: Aynı türden alınan deri yamasını tarifler.^ 同種同量のものの返還を約してする寄託。
Resifte birçok yeni türde dahil olmak üzere 514 tür canlı bulunmaktadır.PIPAには514種のリーフフィッシュが生息し、そこで発見された新種も含まれる。
Türdeşleri arasında en sert olanıdır.職人の中では一番厳格。
Güneş'te ve birçok flare yıldızında her iki türden flare yapısı da gözlenebilmektedir.またや槍や一部の時代の刀ははじめから2つの目釘孔が開いている場合もある。
Matematikte bir rol hangi türde soruşturmayla oynanır Matematiksel soruşturmanın nesnesi nedir ?数学において解釈学はどんな役割を果たすか。
Çoğu türde kötü bir koku üreten anal beze bulunur.なお、ウォッカには無味無臭のものが多数存在する。
Bu türdeki yapılara pirca stilindeki binalar denmektedir.このような建物を礎板建物と称することがある。
Farklı türden araç yollarının aynı düzlemde kesiştiği kavşaklara hemzemin geçit denir.同一の線路上の複数の車両を個別に制御する方式の総称。
Bu türde ana karakter ve yardımcı karakterin her ikisi de kadındır.男性の人格と女性の人格は両方とも子供らしい性格。
John Field bu türde 18 eser yaratmıştır.Mark 18はそのような構想で開発されたものである。
Alt tüyleri türden türe farklı renktedir.下の浅葱色とは別の色。
“Bulunduğum kale her türden atışa maruz kalıyordu.まちが探していた妖箒村正も、かじって壊してしまった。
Burada çeşitli türde ve güçde sülükler yaşamaktadr.猫や人間のために様々な形で力を貸している。
1968'de Pontecorvo, eğer nötrinoların kütlesi olsaydı, türde değiştirebileceklerini önerdi.しかしながら、1968年にはブルーノ・ポンテコルボがもしニュートリノが質量を持つなら、その種類を別のものに変化させることができることを示した。
Bu gruplar da kendi içlerinde çeşitli türden silahları içermektedir.スペシャリストは自分専用の様々な武器も所持している。
Sionics türden bir susturucu takılabilir.セキセイインコのモノマネができる。
Familya 3 cinse bölünen 6 türden oluşmaktadır.現生種は3属6種で構成される。
2001 de yapılan sayımda 8 türden 30.000 yarasa sayılmıştır.ところが正解数は30種類中8種類だった。
Öyle ki eskiden bu iki türün türdeş oldukları kabul edilmekteydi.だが、これらはかつて別種と考えられていた。
Ancak bir kısım mantar, türleri böcekler ve karıncalar bu türde sorunlara yol açabilmektedirler.鳥と昆虫、それにコウモリにこの能力がある。
Kasha ile aynı türden olan şeyler veya kasha’ya verilen başka isimler aşağıda sıralanmıştır.火車と同種のもの、または火車の別名と考えられているものに、以下のものがある[1]。
Haneke'ye göre yapım "her türden terörizmin (siyasi ya da dini) kökenlerini" ortaya koymaktadır.哈内克说,这部电影是关于“每一种类型的恐怖主义的起源,无论是政治性的或宗教性的。
Bu türde olanların maliyet yüksekliği sebebiyle üretimi az yapılmaktadır.這種型號很快就因銷量不佳而被放棄。
Aynı türde iki eşya, aynı anda kullanılamaz.但不能同时使用这两个套件。
21 türden 10'u tehlike altında olarak listelenmiştir..第21個十进制的等數位數。
Çoğu biyolojik türde genomdaki dizilerin ancak ufak bir bölümü protein kodlar.許多物種的基因組都只有一小部分可編譯成蛋白質。
Genel olarak serbest türde şiirler kaleme aldı.意象派诗人采用自由诗体。
Doğa konusu bu türde işlenmez.蛇在生理上是不能這樣做的。
Çünkü bu türden keşfedilen ilk yıldız RR Lyrae idi.該小行星是雷恩繆斯發現的首顆小行星。
Bununla, bu türden imal edilmiş her türlü ürünün ticareti yasaklanmıştır.对该产品中的任何成分过敏者禁用。
Abseler normalde aspirasyon pnömonisinde oluşur ve çoğunlukla değişik türde bakterileri içerir.肺膿瘍通常發生於吸入性肺炎(英语:aspiration pneumonia),而且通常包含數種細菌。
Modern antivirüs yazılımları virüslerin bu türden gizlenme tekniklerine karşı koymaya çalışmaktadır.現在的防毒軟體使用各種技術來反擊這種手段。
Kampüste 309 çeşit yerli türden 9000 ağaç olacak.교내에는 9,000 그루의 나무가 있으며, 309 가지 종류의 씨종들이 있을 것이다.
Bu türdeki hikâyeler büyükbaba paradoksu gibi mantıksal sorunlar yüzünden oldukça komplikedir.시간여행물은 조부모 패러독스 같은 논리적 문제로 인해 복잡해진다.
Bu komisyon herhangi bir türde silah taşıyan herkesi ölüme mahkûm etti.이 위원회에서는 무기를 가진 누구라도 체포되는 즉시 사형할 수 있는 법률을 통과시켰다.
Onlar elbette farklıdırlar, ama aynı türdendirler, tıpkı Gerçek'te ikilik olmadığı gibi.전류편은 그들의 크기와 비교하여 매우 얇아서 그것들은 자주 두께가 0인 것처럼 다루어진다.
Özellikle esprili türden televizyon çalışmalarına ağırlık vermiştir.특히 텔레비전 드라마 활동이 두드러진다.