türü ile cümle

türü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Popüler bir eğlence türü de gladyatör dövüşleriydi.Das Zuschauen beim Gladiatorentraining war ein beliebter Zeitvertreib.
Yaklaşık 300 kadar türü tanımlanmıştır.Insgesamt wurden etwa 300 neue Arten beschrieben.
Deathmatch: Herkesin bireysel savaştığı oyun türü.(Team-)Deathmatch: Jeder Spieler kämpft direkt gegen andere Spieler.
Diğer deniz kuşlarından farklı olarak familyaya ait cinslerin daha az türü vardır.Anders als bei anderen Seevögeln enthalten die Gattungen jeweils nur wenige Arten.
Çoğunlukla polisiye türünde dedektif romanları yazmıştır.Oft wurde in den Rezensionen der Vergleich mit einem Kriminalroman gezogen.
2004 yılına kadar insanoğlu bu türün varlığından haberdar değildi.Bis 1985 war der Wissenschaft die Existenz dieser Tierart unbekannt.
Kendi türünde keşfedilmiş olan ilk nesnedir.Diese Methode ist die erste, die in ihrer Art bekannt ist.
Güney mavi yüzgeçli orkinosu (Thunnus maccoyii), uskumrugiller (Scombridae) familyasına ait bir balık türü.Der Südliche Blauflossen-Thunfisch (Thunnus maccoyii) ist ein Thunfisch aus aus der Familie der Scombridae.
Desmodontinae’nin tüm bu 3 türü sıcak-kanlı hayvanların kanlarıyla beslenmeleriyle özelleşmiştir.Die drei Arten der Vampirfledermäuse (Desmodontinae) ernähren sich vom Blut anderer Tiere.
Bütün dünyada yaklaşık 700 kadar türü bulunur.Die Gattung umfasst weltweit etwa 700 Arten.
11 türü tanınmaktadır.Elf Münztypen sind bekannt.
Birçok RAM türü uçucudur.Viele Arten der Gattung sind flugunfähig.
Ayrıca grup The Great Escape Festival'da sahne aldı ve İngiltere turu gerçekleştirdi.Darüber hinaus nahm sie auch am The Great Escape Festival im Vereinigten Königreich teil.
Avlanma ve yaşam alanlarının tahrip edilmesi sebebiyle her iki türün de sayıları gerilemiştir.Durch die Bejagung und die Zerstörung des Lebensraumes sind die Bestände beider Arten zurückgegangen.
Pagan Triumph turuna katıldı.Triumph reiht sich an Triumph.
Turu kazanan ilk ilk Amerikalı'ydı.Er ist damit der erste Amerikaner, der dieses Turnier gewinnen konnte.
2006 Dünya Basketbol Şampiyonası'nın final turu bu salonda oynanmıştır.2006 fanden die Finalspiele der Basketball-Weltmeisterschaft dort statt.
Kamerun Final Turu'na yükseldi.So schied Kamerun im Achtelfinale aus.
Türü romantik komedidir.Eine romantische Komödie.
Zaman zaman öykü ve roman türünde eserler de ortaya koydu.Ursprünglich war geplant, dass auf der Bühne und im Roman die gleiche Geschichte erzählt werden sollte.
Bacakları turuncu sarıdır, yalnızca femora I. çifti koyu kahverengidir.Die Beine sind bräunlich gelb, nur die vorderen Schenkel (Femora) sind dunkel gefärbt.
Sondaj mühendisliği veya sondaj mühendisi, petrol mühendisliğinin bir alt kolu ve türüdür.Der Zittauer Lehr- und Forschungsreaktor war ein Nullleistungsreaktor vom Tanktyp.
Ancak bu türün çoğu suyun dışında bir saatten fazla nefes alarak hayatta kalabilir.Einige Arten können stundenlang außerhalb des Wassers überleben.
Türüne bağlı olarak, kendi parlaklığı, birkaç yıldan birkaç saate kadar değişikler gösterir.Für einen Song benötigt er nach eigenen Aussagen zwischen einigen Tagen bis zu mehreren Jahren.
Güneydeki bu kapı, avlulu kapı türüne girmektedir.Die Seitentür im Süden ist der des Hauptportals ähnlich.
Ender görülen kunduz türü burada bulunmaktadır.Die seltene Arengapalme ist hier anzutreffen.
BCL'de playoff turu iki aşamadan oluşmaktadır.Die Liga ACB wird in zwei Phasen ausgespielt.
Türün yaşam tarzı çok az bilinir.Über die Lebensweise der Art ist sehr wenig bekannt.
2009'dan itibaren 63 türü analiz edilmiştir.Seit Sommer 2015 gibt es noch 61 Gemeinden.
Her bir kulağının arkasında ise birçok diğer kedi türünde olduğu gibi beyaz bir leke taşır.An der Rückseite der Ohren befindet sich, wie bei anderen Katzen auch, jeweils ein einzelner, weißer Fleck.
Bazı türlerin ısırığında etkili olan bir tedavi başka bir türün ısırığında etkisiz kalabilir.Eine Infektion mit dem Pilz kann bei manchen Arten tödlich verlaufen.
Roma Pantomimus’u virtüöz solo dansının bir türüydü.Im Theater der römischen Antike war der Pantomimus eine Art virtuoser Solotänzer.
Dört türü Afrika'da iki türü de Avrupa'da bulunur.Zu der Gattung gehören zwei Arten, die beide in Afrika vorkommen.
Seçimin ilk turu 10 Ağustos'ta yapıldı.Der erste Wahlgang fand am 30. August statt.
Play-off turu kuraları 9 Ağustos 2013 günü çekilmiştir.Die Termine der Play-Off-Spiele wurden am 9. Mai 2013 festgelegt.
2003 Turu'na etkisini bıraktı.2003 folgte Fuck the System.
Tek başına bir müzik türü değildir, belirli türlere ayrılmıştır.Dennoch blieb die Musik weiterhin variabel und näherte sich nicht nur einem bestimmten Genre an.
Fırtına ve Coşku döneminin temel edebiyat türünü drama oluşturmuştur.Hauptfeld des Titanismus im Sturm und Drang war aber das Drama.
"Freak like Me", Adina Howard'ın 1995 çıkışlı R&B türünde bir şarkısıdır.Freak like Me ist ein Lied der Sängerin und Rapperin Adina Howard aus dem Jahr 1995.
Familyanın Avrupa'daki en büyük türüdür.In Europa ist sie die größte Art der Familie.
Üçüncü bir HÜS türü Kalıtsal HÜS'tur.Zum Dritten Hilbertschen Problem.
Yüksekliği oyunun türüne göre değişmektedir.Je nach Level ändert sich die Spielfigur.
Şathiye: Nefesin bir türüdür.Der Mensch als Zeichen des Heils.
Daha sonra yapılan turun ikinci ayağına ise Sick Puppies, Kill Hannah ve Resident Hero grupları katıldı.Zuerst mit Skillet und Dropping Daylight, später mit den Sick Puppies, Kill Hannah und Resident Hero.
Zamanımızda muhtemelen 130 türü bulunmaktadır.Bis zur Wendezeit lagen etwa 130 Titel vor.
Çoğunlukla festivallerde yiyecek türünde adaklar sunulur, çeşitli eğlenceler tertiplenirdi.Meist fanden witzige Spiele statt und lokale Speisen wurden vorgestellt.
Kaya serçesi (Petronia petronia), serçegiller (Passeridae) familyasından bir serçe türü.Der Steinsperling (Petronia petronia) ist eine Vogelart aus der Familie der Sperlinge.
1981 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimi, Birinci turu 26 Nisan ve ikinci turu 10 Mayıs 1981 tarihinde yapıldı.Die Französische Präsidentschaftswahl 1981 fand am 26. April und 10. Mai 1981 statt.
Bu bölgede çok sayıda fosil türü keşfedilmiştir.Auf dem Gemeindegebiet wurden viele Fossilien entdeckt.
1960'lı yıllara dek mild ale İngiltere'deki en popüler bira türüydü.Bereits in den 1920er-Jahren war Quilmes das beliebteste Bier in Buenos Aires.
Sezonun ilk yarışında pol pozisyonunda yer aldı, en hızlı turu attı ve yarışı kazandı.Dabei erzielte er in jedem Rennen die Pole-Position, die schnellste Rennrunde und den Sieg.
İki alt türü tatlı suda yaşar.Es gibt zwei Arten im Süßwasser.
Dram türünde başladığı tiyatroya İstanbul gençlik tiyatrosunda değişik baş rollerde oynayarak devam etti.Sein Einstieg ins Schauspielfach gelang mit verschiedenen Hauptrollen am Jugendtheater Istanbul.
Bu iki şempanze türü ve insanın DNA'sının %98.4'ü tamamen aynıdır.Zum Vergleich: Schimpansen und Menschen haben 98,8 % der DNA gemeinsam.
İlk konuşma turu atıldıktan sonra konuşma sırası tekrar deklerana döner.Nach dem Ende des Gesprächs will Ben wieder zum Sprechen ansetzen, doch schon wieder kommt ein Anruf.
Maymunlar, Primatlar takımından olan memeli bir hayvan türüdür.Menschenaffen sind die größten lebenden Primaten.
Mavi rengi görebilen tek kuş türüdür.Er ist der einzige Buntschwanzpapagei mit blauem Bürzel.
"She Ain't You", R&B türünde bir aşk şarkısıdır.Don’t Wake Me Up ist ein R&B-Song.
Asya'da doğal olan bu türün esas yayılış alanı belirsizdir.Wo die Art weiter östlich in Asien verbreitet ist, ist noch unklar.
Avrupa'da 29 türü, Türkiye'de ise 11 türü bulunur.In Europa sind 32 Arten vertreten, von denen 11 auch in Mitteleuropa auftreten.

İlgili Sayfalar