Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Er begann mir etwas über die Umstände zu erzählen die ihn dazu brachten in den Tunneln zu leben.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Hän alkoi kertoa minulle hieman olosuhteistansa, mikä johti hänen elämään tunneleissa.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Han började berätta lite om, du vet, hans omständigheter, vad som fick honom att leva i tunnlarna.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Mesélt egy picit a körülményekről, amik az alagutakba kényszeríttették őt.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Opowiadał mi trochę o tym jak został bezdomnym, dlaczego zamieszkał w tunelach.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Začal mi říkat něco o... znáte to, o okolnostech, které ho přivedly k životu v tunelech.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Почео је да ми прича нешто мало о околностима, које су га одвеле да живи у тунелима.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Du kan kun agere i hjertet af Central og i disse tunneler.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Działać możesz tylko w sercu Central i w tych tunelach.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Kan du bara agera i hjärtat av Central och i de här tunnlarna?
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Parece-me que só consegues agir no coração de Central e nestes túneis.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Parece que solo puedes actuar en el centro de Central y en estos túneles.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Puoi muoverti liberamente solo al centro di Central City e all'interno di questo tunnel.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Pystyt toimimaan vain Centralin ytimessä ja näissä tunneleissa.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Μπορείς να δράσεις μόνο στην καρδιά του Σέντραλ και σε αυτές τις σήραγγες.
Bana öyle geliyor ki, sen yalnız Central'ın kalbinde ve bu tünellerde hareket edebiliyorsun.Кажется, ты можешь действовать лишь в Централе и в этих туннелях.
Başarabiliriz! Tüneller dağın ötesine çıkıyor!Me pääsemme tunneleita pitkin vuoren läpi.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Egy sztorin dolgozom és le kéne jutnom a CBD alatti alagutakba.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Estou numa reportagem e precisava de entrar nos túneis por baixo da CBD.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Ich arbeite an einer Story und ich brauche Zugang zu den Tunneln unter der CBD.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Ik werk aan een verhaal en ik heb toegang nodig tot de tunnels onder het CBD.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Jag jobbar på en berättelse och jag behöver att komma in i tunnlarna under konventionen om biologisk mångfald.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Pracuję nad pewną historią i muszę zejść do tuneli pod miastem.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Tengo un reportaje y necesito entrar a los túneles bajo la CDB.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Tengo un reportaje y necesito entrar a los túneles bajo la CDB.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Työstän tarinaa ja minun täytyisi päästä tunnelien biologista monimuotoisuutta koskevaan yleissopimukseen.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Zpracovávám téma a potřebuji se dostat do tunelů pod CBD.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Δουλεύω σε ένα θέμα και χρειάζεται να μπω στα τούνελ κάτω από το CBD.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.Радим на једној причи и треба да идем у тунеле испод пословних зграда.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Caminhámos no interior do túnel menos de uma hora, e encontrámos o lugar de alguém.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Chodzimy po tunelach mniej niż godzinę, a już natrafiliśmy na czyjś dom.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Hemos caminando en el túnel al menos una hora, y hemos llegado al hogar de alguien.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Hemos caminando en el túnel al menos una hora, y hemos llegado al hogar de alguien.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Kevesebb mint egy órája bolyogunk ebben az alagútban, és máris belebotlottunk valakinek az otthonába.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Olemme kävelleet tunnelissa alle tunnin ajan ja jo nyt, olemme löytäneet sattumalta jonkun kodin.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Šli jsme v tunelech méně než hodinu, a už jsme narazili na něčí domov.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.We hebben nog geen uur gewandeld... en we komen al iemands huis tegen.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Περπατάμε στα τούνελ εδώ και μια ώρα, και είδη πετύχαμε το σπίτι κάποιου.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz. Ve şimdiden, birinin evine rastladık.Ушли смо у тунел пре скоро сат времена... и већ смо наишли на нечији дом.
Bir saatten az süredir tünellerde yürüyoruz.Vi har gått i tunneln för mindre än en timme, och redan har vi kommit över någons hem.
Bu membran. Bu tür tüneller bir demet olarak görebilirsiniz. Bana bunu çizebilirsiniz ne kadar iyi görelim.Det är alltså i ribosomerna som mRNA:t som transkriberades i cellkärnan översätts till proteiner.
Bu membran. Bu tür tüneller bir demet olarak görebilirsiniz. Bana bunu çizebilirsiniz ne kadar iyi görelim.We weten heel weinig van hen.
Bu, sayısı 20'nin üzerinde olan hava tünellerinden biri.이것은 불과 지난 10년동안 전세계에 20개 넘게 만들어진
Bu, sayısı 20'nin üzerinde olan hava tünellerinden biri.זוהי אחת מיותר מ 20 מנהרות רוח אנכיות
Bu tünellerin tarihi, özellikle bizim baktığımız... ...inanılmazdı.De historie van deze tunnels, degene waar we naar keken... was gewoon ongelofelijk.
Bu tünellerin tarihi, özellikle bizim baktığımız... ...inanılmazdı.Die Geschichte der Tunnel, ganz besonders die die wir uns angesehen haben, war einfach unglaublich.
Bu tünellerin tarihi, özellikle bizim baktığımız... ...inanılmazdı.Ezeknek az alagutaknak a története, főleg azé amelyikben jártunk egyszerűen hihetetlen.
Bu tünellerin tarihi, özellikle bizim baktığımız... ...inanılmazdı.Hej, zlato. Historie těchto tunelů, to byla jedna část z toho, co jsme viděli, bylo to zkrátka neuvěřitelné.
Bu tünellerin tarihi, özellikle bizim baktığımız... ...inanılmazdı.Historia näihin tunneleihin, erityisesti niiden joita katsoimme, oli aivan uskomaton.
Bu tünellerin tarihi, özellikle bizim baktığımız... ...inanılmazdı.Historia tych tuneli, dokładnie tych, które nas interesowały była niesamowita.
Bu tünellerin tarihi, özellikle bizim baktığımız... ...inanılmazdı.La historia de estos túneles, en particular el que estábamos viendo, ...era increíble.
Bu tünellerin tarihi, özellikle bizim baktığımız... ...inanılmazdı.La historia de estos túneles, en particular el que estábamos viendo, ...era increíble.
Bu tünellerin tarihi, özellikle bizim baktığımız... ...inanılmazdı.Η ιστορία αυτών των τούνελ, ειδικά αυτών που είμαστε τώρα, ήταν απλά απίστευτη.
Bu tünellerin tarihi, özellikle bizim baktığımız... ...inanılmazdı.Историја ових тунела, посебно ова коју гледамо, је просто невероватна.
Bu tür tüneller bir demet olarak görebilirsiniz.Anda dapat jenis melihatnya sebagai sekelompok terowongan.
Bu tür tüneller bir demet olarak görebilirsiniz.Jsou tam nějaké proteiny,
Bu tür tüneller bir demet olarak görebilirsiniz.Man kann es als einen Haufen Tunnel sehen.
Bu tür tüneller bir demet olarak görebilirsiniz.Ta błona przypomina wiele połączonych tuneli.
Bu tür tüneller bir demet olarak görebilirsiniz.Te lo podrías imaginar como un montón de túneles.
Bu tür tüneller bir demet olarak görebilirsiniz.Va puteți imagina aceste proteine ca pe niște adevărate tunele