Ana içeriğe geç
Sözlük

tüneller ile cümle

tüneller kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Frizbilerin uçuşu rüzgar tünellerinde incelendi.وقد تم اختبار استقرار الرياح عبر هذا القطار الخفيف في نفق الرياح.
Tüneller 2 yılda kazılarak 2010 yılında bitirildi.ولكن الشريكتين انفصلتا بعد 11 عاما معا في عام 2011.
Onlar sınır ötesine görünmeden geçebilmek için yeraltı tünellerini kullanarak geçmek zorundadırlar.Eles então atravessam a fronteira usando túneis subterrâneos para evitar a detecção.
Bu cephanelik ve tüneller, içerisinde çok sayıda silahı ve savaş teçhizatını barındırmaktadır.De opgravingen brachten al snel resten van wapens en uitrusting aan het licht.
Tüneller 2 yılda kazılarak 2010 yılında bitirildi.Wynik z 2010 roku prowadzone przez Omanicia torunianki powtórzyły dwa lata później.
718 tanesi dar, 832 tanesi de geniş tüneller içindir.718 byggda varav 386 för export.
Sonraki iki yıl içinde de 9 km uzunluğunda tüneller kullanıma alınmıştı.Efter två år var redan, 10 kilometer redan färdigt, och två år senare användes redan 9 kilometer av tunnlarna.
Bu evler, kayaların iç kısmında birbirine dar tünellerle bağlıdırlar.De olika husen förbinds med hundraåriga trappor.
Frizbilerin uçuşu rüzgar tünellerinde incelendi.Aerodynamika byla zkoušena ve větrném tunelu.
Tüneller 2 yılda kazılarak 2010 yılında bitirildi.Kapela existovala 2 roky až do rozpadu v roce 2011.
LDAP bağlantısının güvenliğini sağlamanın bir diğer alternatifi ise SSL tüneller kullanmaktır.O metodă alternativă des folosită pentru securizarea comunicațiilor LDAP este folosirea unui tunnel SSL.
Onlar sınır ötesine görünmeden geçebilmek için yeraltı tünellerini kullanarak geçmek zorundadırlar.Földalatti alagutakon keresztül szelik át a határt, hogy elkerüljék az átvizsgálást.
LDAP bağlantısının güvenliğini sağlamanın bir diğer alternatifi ise SSL tüneller kullanmaktır.Továbbá támogatja a kódolt kapcsolódást SSL használatával.
Tünellerin M6 Bátaszék kısmına inşa edilmesi planı büyük tartışmalara neden oldu.Igen nagy vitát váltott ki az M6-os bátaszéki szakaszán felépítendő alagutak terve.
Yeraltına kazılan tünellerde ise sinyal elde edilemez.Lattialle pudonnutta nenäliinaa kukaan ei huomaisi.
Tüneller 2 yılda kazılarak 2010 yılında bitirildi.Το 2012 οι Hammerfall ανακοίνωσαν μια παύση για δύο χρόνια.
Zaten kazdıkları kum arkalarında tekrar akıp eski haline dönüştüğü için kalıcı tüneller üretemezler.De verken har eller bruker noen slags mynt, så når de har byttet varer, reiser de tilbake.
Frizbilerin uçuşu rüzgar tünellerinde incelendi.Tatras nye karosseri ble testet i vindtuneller.
Köprüler, barajlar ve tüneller ilin adalarını birbirine yakından bağlandı.Tunneler, bruer og ferger har bidratt til å knytte landet sammen.
10-Toros Tünelleri, İtilaf Devletleri tarafından işgal olunacaktır.14 menara sedang menunggu izin dari pemerintah.
Köle işçiler, silah depolaması için kazma tünellerinde ölümüne çalıştırıldılar.Pekerja paksa dikirim ke tempat ini untuk menggali terowongan untuk menyimpan persenjataan.
1984'te hükümet tarafından planların kabulüyle birlikte, ilk tüneller inşa edildi.最終的に1984年に、計画は政府に承認されて、最初のトンネルが建設された。
Onlar sınır ötesine görünmeden geçebilmek için yeraltı tünellerini kullanarak geçmek zorundadırlar.自分のスピードの限界を超えるために、無敵番長である爆に挑む。
Uzun tırnaklı ön ayakları ile dönerek aşağıya inen 2 metre derinliğinde tüneller kazarlar.肩高4m、下向きに湾曲した牙をもつ。
Yatay kum tünellerine ya da toprak oyuklarına yuva yaparlar.地上の楽園、あるいはエデンの園を描いたもの。
Bu dağda 500'den fazla mağara bulunuyordu ve bunlar birbirine tüneller yoluyla bağlanıyordu.五姐妹山有大約500個石灰岩洞穴,由隧道相連。
Bu boşluklar dış manyetosferden gelen neredeyse boş manyetik alan tünellerine karşılık gelebilir.這些空隙可能對應於從外磁層抵達,幾乎是空的流量管。
718 tanesi dar, 832 tanesi de geniş tüneller içindir.有十八個堂區、司鐸卅八人。
Kale’nin altından tünellerin ( Su Yolu ) Konağın önüne (Akkaşoğlu Konağı) çıktığını da herkes bilir.大家都知道,革末樂意善捐,廣交朋友,綽號為「一人攀岩班」。
Tüneller 2 yılda kazılarak 2010 yılında bitirildi.我們期待天蝎座U在2020年±2年再一次的爆發。
Kale’nin altından tünellerin ( Su Yolu ) Konağın önüne (Akkaşoğlu Konağı) çıktığını da herkes bilir.이를 직역하면 곧「夷(이)의 쇠(金)」이라는 뜻으로 쇠는 이(夷)에서 비롯되었음을 알 수 있다.
Tünellerin 178 noktasında her iki tüneli birbirine bağlayan acil yardım istasyon noktaları bulunmaktadır.AK앤 홍대점 서울특별시 마포구 양화로 188 홍대입구역랑 연결되어 있다.
Bu dağda 500'den fazla mağara bulunuyordu ve bunlar birbirine tüneller yoluyla bağlanıyordu.ההר הכיל כ-500 מערות שנחצבו בסלע הגיר והיו מקושרות בעזרת תעלות.
Tyrion, kalenin altındaki tünellerden geçip babasının odasına gider, Shae ve babasının yattığını görür.טיריון נשבע לנקום, ולכן הוא מתגנב לחדרו של אביו, שם הוא מוצא את שאיי.
Tüneller 2 yılda kazılarak 2010 yılında bitirildi.След 2 сезона през 2010 шоуто е спряно.
Çok derin olmayan ve 30 metre uzunluğa varan tüneller kazarak yuvalarını yaparlar.Čak i nalazi nasukanih lignji dužih od 10 metara nisu uzimani ozbiljno.
Bazı barınaklar ve kiliseler yeraltı şehirlerinde olduğu gibi birbirine tünellerle bağlantılıdır.Nekatera zavetišča in cerkve so med seboj povezane, kot podzemna mesta.
1984'te hükümet tarafından planların kabulüyle birlikte, ilk tüneller inşa edildi.Pagaliau, 1984, programai pritarė vyriausybė, ir pirmi tuneliai buvo pastatyti.
Amerika'daki aynı senaryoda, yüzlerce evsiz... ...yakın dönemde yeraltı tünellerinden tahliye edilmişti.I ett liknande scenario i USA, hundratals hemlösa har nyligen vräkts från underjordiska tunnlar.
Amerika'daki aynı senaryoda, yüzlerce evsiz... ...yakın dönemde yeraltı tünellerinden tahliye edilmişti.In einem ähnlichen Szenario in den USA, wurden hunderte Obdachlose kurzfristig aus den Tunneln vertrieben.
Amerika'daki aynı senaryoda, yüzlerce evsiz... ...yakın dönemde yeraltı tünellerinden tahliye edilmişti.Podobny przypadek miał miejsce w USA, swego czasu, setki bezdomnych było wyrzucanych z tuneli.
Amerika'daki aynı senaryoda, yüzlerce evsiz... ...yakın dönemde yeraltı tünellerinden tahliye edilmişti.Σε ένα παρόμοιο σενάριο στις ηνωμένες πολιτείες, εκατοντάδες άστεγοι πρόσφατα διώχτηκαν από τα υπόγεια τούνελ.
Bakan! Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Minister, har du sett rapporten om de hemlösa i tunnlarna?
Bakan, insanlar endişelenmeli mi? Yeraltı tünellerinde bir tehlike mi var?Är det ett hot i underjordiska tunnlar?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Minister, haben sie den Bericht über die verschwunden Obdachlosen in den Tunneln gesehen?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Minister, heeft u het rapport gezien van de daklozen in de tunnels?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Ministeri, oletteko te nähneet raportin kodittomista ihmisistä tunneleissa?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Ministro, ¿ha visto el informe sobre las personas en los túneles?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Ministro, ¿ha visto el informe sobre las personas en los túneles?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Ministro, já viu o relatório sobre os sem-abrigo nos túneis?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Miniszter úr, látta az alagutakban élő hajléktalanokról a jelentéseket?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Pane ministře, viděl jste zprávu o bezdomovcích v tunelech?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Widział pan raport o bezdomnych w tunelach?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Κύριε υπουργέ, είδατε τις αναφορές για τους άστεγους στα τούνελ?
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Министар, да ли сте видели извештај о бескућницима у тунелима?
Bakın. Tünellerin ayrıntılı haritası.Tämä on tarkka kartta tunneleista.
Bakın. Tünellerin ayrıntılı haritası.Βλέπετε; Λεπτομερής χάρτης των τούνελ.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Começou por me contar um pouco sobre, as circunstâncias, que o levaram a viver nos túneis.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Empezó a contarme un poco acerca de sus circunstancias... lo que le llevó a vivir en los túneles.
Bana biraz da olsa, onu tünellere iten sebeplerden bahsetmeye başladı.Empezó a contarme un poco acerca de sus circunstancias... lo que le llevó a vivir en los túneles.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod