Ana içeriğe geç
Sözlük

tüneller ile cümle

tüneller kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onların Yeni Zelanda'dadaki tüneller ile ilgili çok sayıda sorunları olduklarını duydum.I hear they have a lot of problems with the tunnels in New Zealand.
Mümkün olduğu kadar tünellerden kaçınmaya çalışacağım.I will try to avoid tunnels as much as possible.
Onlar düşman saldırısına karşı koymak için millerce yeraltı tünelleri kazdılar.They dug miles of underground tunnels to resist the enemy attack.
Kudüs, tüneller ve alt geçitler kentidir.Jerusalem is a city of tunnels and underpasses.
Köle işçiler, silah depolaması için kazma tünellerinde ölümüne çalıştırıldılar.Slave laborers were worked to death digging tunnels for armaments storage.
Tünellerin sondajı Eylül 1978'de Leninskaya istasyonundan başladı.Drilling of tunnels began in September 1978 from the Leninskaya station.
2004 yılında asfaltlandı ve tüneller içi genel olarak en iyi aydınlatmayla geliştirildi.During the year 2004 it was sealed and generally improved with better lighting in the tunnels.
Bu boşluklar dış manyetosferden gelen neredeyse boş manyetik alan tünellerine karşılık gelebilir.These voids may correspond to the almost empty flux tubes arriving from the outer magnetosphere.
1984'te hükümet tarafından planların kabulüyle birlikte, ilk tüneller inşa edildi.Finally, in 1984, the program was approved by the government and the first tunnels built.
Onlar sınır ötesine görünmeden geçebilmek için yeraltı tünellerini kullanarak geçmek zorundadırlar.They drive across the border using underground tunnels to avoid detection.
Otoyol 30 üzerinde yer alan tüneller, 19 Ocak 2007'de trafiğe açıldı.Along with the motorway, the tunnels were opened to traffic on 19 January 2007.
LDAP bağlantısının güvenliğini sağlamanın bir diğer alternatifi ise SSL tüneller kullanmaktır.A common alternative method of securing LDAP communication is using an SSL tunnel.
Kyle yeraltı tünellerinden geçtikten sonra sonunda Desann'la yüzleşir.After crossing underground tunnels, Kyle finally confronts Desann.
Manyetik akım tünellerinin bu değişimi manyetosferik türbülans formunu oluşturur.This interchange of flux tubes is a form of magnetospheric turbulence.
Frizbilerin uçuşu rüzgar tünellerinde incelendi.A Zoche engine has run successfully in wind tunnel tests.
Bakan, tünellerdeki evsiz insanlarla ilgili raporu gördünüz mü?Minister, have you seen the report about the homeless people in the tunnels?
Tünellerde kaybolan insanlar için planlarınızı erteleyemez misiniz?Have you scrapped your plans because people are going missing in the tunnels? No comment.
Yeraltı tünellerinde bir tehlike mi var?Is there a threat in the underground tunnels? Well?
Hangi şartlar seni tünellerde yaşamaya itti?What circumstances took you to living in the tunnels? Uh...
Röportajın o kısmında, Trevor'a tünellerde neler yaşadığını sordum.At that point in the interview, I asked Trevor what he perhaps had been through in the tunnels.
Bir hikaye üzerinde çalışıyorum ve yeraltındaki tünellere girmem gerek.I'm working on a story and I need to get into the tunnels under the CBD.
Tünellerin bütün bölümleri haritada bulunmuyordu.There were whole sections of tunnels that weren't even on the map.
Bu tünellerin tarihi, özellikle bizim baktığımız... ...inanılmazdı.The history to these tunnels, the ones in particular that we were looking at, was just incredible.
Hey, millet. İleride lazım olabilir diye söylüyorum... ...bu tüneller sesi çok güzel taşıyor.Hey, guys, you might wanna know for future reference that these tunnels carry sound pretty well.
Tüneller Manhattan Proje'sinin gelişiminde kullanılmış oldukları için ünlüler.The tunnels are famous for having been used during the development of the Manhattan Project.
İlk tüneller 60 B.C'ye kadar geriye gidiyor.The first tunnels date back to 60 B.C.
Paris'in tünellerine giriyor, arkadaşlarımla çatıların üzerinde geziyordum.I was going in the tunnels of Paris, on the rooftops with my friends.
İşte bu tüneller Avustralya'nın her tarafında açılıncaSo when these tunnels open across Australia
Bu tür tüneller bir demet olarak görebilirsiniz.Կարող ես դիտել սա որպես թունելների փունջ
Sadece böyle bir demet tüneller olarak görebilirsiniz.Կարող ես նրանց դիտել որպես խողովակների խուրց:
Kayaların içinden tüneller açar, Gözleri değerli ne varsa görür.He cuts out channels among the rocks. His eye sees every precious thing.
Trafiği daha da rahatlatmak için kentin çevresine köprüler ve tüneller de inşa ediliyor.Bridges and tunnels are also being built around the city to further ease traffic.
Köylüler evlerinden çıkmak ve hayvanlarını beslemek için tüneller kazmak zorunda kalıyor.Villagers must dig tunnels to leave their homes and feed their livestock.
Osmanagiç'e göre, birbirlerine tünellerle bağlı üç piramit bulunuyor.According to Osmanagic, there are three pyramids, interconnected through tunnels.
Ray tünelleri Moji İstasyonu üzerinden Kyushu ve Honshu'yu birbirine bağlar.Rail tunnels connect Kyushu and Honshu via Moji Station.
Parkın topraklarında ki yer altı tünellerin içine elektrik hatları döşendi.In the territory of the park, electric lines were laid inside the underground gallery.
Meydanda yer altı alışveriş merkezleri, araç tünelleri ve insan taşıma sistemi bulunur.The plaze incorporates underground shopping malls, vehicular tunnels and a people mover system.
Pitt dalış ekipmanı ile tünellerden geçer ve treni bulur.Pitt passes through the tunnels by means of diving equipment and finds the train.
Diğer daha küçük tüneller, yatak odaları ve koridorlar için tesis edilir.Weitere kleinere Tunnel werden für die Schlafzimmer und Korridore errichtet.
Kale’nin altından tünellerin ( Su Yolu ) Konağın önüne (Akkaşoğlu Konağı) çıktığını da herkes bilir.Sie sind bekannt für ihre dunklen Sonnenbrillen, die sie bei (fast) jedem Auftritt tragen.
Tünelleri daima 2 katlıdır.Sie besitzt stets zwei Zinken.
Bu dağda 500'den fazla mağara bulunuyordu ve bunlar birbirine tüneller yoluyla bağlanıyordu.Cette montagne comprenait quelque 500 grottes calcaires, connectées entre elles par des tunnels.
Bu boşluklar dış manyetosferden gelen neredeyse boş manyetik alan tünellerine karşılık gelebilir.Ces vides peuvent correspondre aux tubes de flux quasi-vide en provenance de la magnétosphère externe.
Manyetik akım tünellerinin bu değişimi manyetosferik türbülans formunu oluşturur.Cet échange de tubes de flux est une forme de la turbulence magnétosphérique.
Atatürk Barajı yapımından sonra Urfa Tünelleri ile ovaya su verilmiş, sulu tarıma başlanmıştır.Il le fut jusqu'à ce que débute la construction du barrage Atatürk, en aval près d'Urfa.
Tünellerin sondajı Eylül 1978'de Leninskaya istasyonundan başladı.En septiembre de 1978, se comenzó en la estación Leninskaya los primeros trabajos de excavación de túneles.
LDAP bağlantısının güvenliğini sağlamanın bir diğer alternatifi ise SSL tüneller kullanmaktır.Un método alternativo común para asegurar las comunicaciones LDAP es usar un túnel SSL.
İşkenceler yer altındaki gizli tünellerde yapılıyordu.The Fear Is On de The Hidden Cameras.
Üredeki tüneller, Tiroüredeki tünellerden daha dardır.Les balizas son más largas que en TBL1.
Tyrion, kalenin altındaki tünellerden geçip babasının odasına gider, Shae ve babasının yattığını görür.Tyrion huye hasta los aposentos de la Mano donde encuentra a Shae en la cama de su padre.
LDAP bağlantısının güvenliğini sağlamanın bir diğer alternatifi ise SSL tüneller kullanmaktır.Un metodo alternativo di rendere sicura la connessione è quello di usare un tunnel SSL .
Tünellerin sondajı Eylül 1978'de Leninskaya istasyonundan başladı.Nel settembre 1978, dalla stazione Leninskaja iniziò la perforazione di tunnel.
1984'te hükümet tarafından planların kabulüyle birlikte, ilk tüneller inşa edildi.Infine, nel 1984, il governo approvò il programma e furono costruiti i primi tunnel.
2004 yılında asfaltlandı ve tüneller içi genel olarak en iyi aydınlatmayla geliştirildi.Nel corso del 2004 è stata asfaltata e migliorata, ed è stata aggiunta l'illuminazione delle gallerie.
Tünelleri kullanan bir otobüs istasyonu da vardır.Esiste anche un servizio di interscambio con gli autobus.
Bu yeraltı şehirlerinin birbirlerine geçişi sağlayan yeraltı tüneller mevcuttur.Si evidenziano le città-Stato sumeriche in lotta fra loro.
Manyetik akım tünellerinin bu değişimi manyetosferik türbülans formunu oluşturur.Lo scambio intercarica dei tubi di flusso è una forma di turbolenza magnetosferica.
Tünellerin sondajı Eylül 1978'de Leninskaya istasyonundan başladı.В сентябре 1978 года от станции «Ленинская» началась проходка тоннелей.
Bu boşluklar dış manyetosferden gelen neredeyse boş manyetik alan tünellerine karşılık gelebilir.هذه الفجوات يمكن أن تتوافق تقريبًا مع أنابيب التدفق الفارغة القادمة من الغلاف المغناطيسي الخارجي.
Soyunma odaları yenilenmiş, futbolcuların ayrı tünellerden çıkmaları sağlanmıştır.تشمل 4 غرف خاصة لتغيير ملابس لاعبي كرة القدم.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod