Frizbilerin uçuşu rüzgar tünellerinde incelendi.Tatras nye karosseri ble testet i vindtuneller.
Tünelin en alçak noktası Deniz seviyesi'nden102 metre (335 ft) alçaktadır ve maximum Eğim 8,2%'dir.Den når 102 meter under havet, og største stigning er 8,2 %.
Tünel Japonya'nın Honshu ve Hokkaido adalarını birbirine bağlıyor.Seikantunnelen går under Tsugarustredet, og forbinder de japanske øyene Honshu og Hokkaido.
Tünel 17 Eylül 1871 tarihinde ulaşıma açıldı.Tunnelen ble åpnet den 17. september 1871.
Hacdaki kalabalık ve sıkışma sebebiyle 1990 yılında el-Muaysem tünelinde 1426 kişi ezilerek öldü.Den verste skjedde i 1990 da 1 426 ble trampet i hjel i en tunnel.
Tünel, bir yandan öbür yana geçebilmek için yer altında açılan yoldur.Tunnelen er åpen på den ene side.
Köprüler, barajlar ve tüneller ilin adalarını birbirine yakından bağlandı.Tunneler, bruer og ferger har bidratt til å knytte landet sammen.
Gamow tarafından verilen seminere katılımından sonra Max Born tünelin genelliliğinin farkına vardı.Setelah menghadiri sebuah seminarnya Gamow, Max Born mengakui adanya penerowongan mekanika kuantum.
Bu yatırımların son etapına 2003'te "Batı Scheldt Tüneli"'nin açılması ile erişildi.Sentuhan akhir untuk proses ini terjadi pada 2003 ketika Terowongan Scheldt Barat dibuka.
"Güney Sahil Demiryolu " hattı ise Sidney metropoliten bölgesine gidebilmek için birkaç tünelden geçmektedir.Kereta harus melalui beberapa terowongan untuk mencapai Sydney.
1982 - Afganistan'da Salang tüneli yangınında 2000'den fazla kişi öldü.1982 - Kebakaran terowongan Salang di Afganistan menewaskan lebih dari 2.000 orang.
Bu geçit dünyanın ilk ana yol tünelidir ve 1940'lara kadar kullanılmıştır.Mahkota pertama Miss World tersebut terlihat sederhana dan digunakan hingga tahun 1957.
10-Toros Tünelleri, İtilaf Devletleri tarafından işgal olunacaktır.14 menara sedang menunggu izin dari pemerintah.
Konak Tüneli'nin inşası 24 Mayıs 2015'te tamamlandı.Pembangunan perpanjangan dari Nagano ke Kanazawa selesai pada 24 Mei 2014.
Fareler vahşi hayvanlardan kaçmak için tünel kazmak zorundaydı.Manusia purba memanfaatkan anjing untuk mengusir hewan liar pengganggu manusia.
Köle işçiler, silah depolaması için kazma tünellerinde ölümüne çalıştırıldılar.Pekerja paksa dikirim ke tempat ini untuk menggali terowongan untuk menyimpan persenjataan.
Harry görünmezlik pelerinin giyerek gizli bir tünelden geçip Hogsmeade'e varır.Ini membantu Harry sampai ke Hogsmeade melalui suatu laluan rahsia.
Harry görünmezlik pelerinin giyerek gizli bir tünelden geçip Hogsmeade'e varır.Harry đã dùng tấm Áo choàng Tàng hình, đi qua lối đi bí mật để đến làng Hogsmeade.
Glenn'in grubu bir tünele ulaşır ve Maggie'ye ait olan bir işaret daha görürler.Nhóm đành phải đi cùng Glenn, nhưng tới một đường hầm, nơi có những dòng nhắn của nhóm Maggie.
LHC tünelinin içten görünümü.Là hình ảnh tia X của vú.
Logonun anlamının "tünelin ucundaki ışık" olduğu belirtildi.Hoa Kỳ thì cho rằng: đã tìm thấy ánh sáng cuối đường hầm .
Helsinki Merkez Tren İStasyonu'na bir tünel ile bağlanmıştır.Một tuyến tàu nối với trung tâm Helsinki đã được quy hoạch.
Newt bir metro tünelinde Credence ile konuşurken Graves'in saldırısına uğrar.Newt tìm thấy Credence trốn trong một đường hầm tàu điện ngầm, nhưng anh ta bị tấn công bởi Graves.
VPN Tünel Protokolleri (Türkçe) Technet.microsoft.com belgelik(İngilizce)Thiết bị di động truyền thông qua HTTP hoặc HTTPS. ^ Exchange ActiveSync, technet.microsoft.com
Fareler vahşi hayvanlardan kaçmak için tünel kazmak zorundaydı.Các nhà bảo tồn cho rằng cần phải tiêu hủy các sản phẩm hổ từ đường dây tiêu thụ động vật hoang dã.
New Jersey New York'a çok sayıda köprü ve tünelle bağlıdır.ニュージャージー州とニューヨーク市は多くの橋やトンネルで繋がれている。
1965 - Fransa ve İtalya'yı birbirine bağlayan "Mont Blanc Tüneli" açıldı.1965年 - イタリアとフランスを結ぶモンブラントンネルの開通式。
Ahmed Hamdi Tüneli, Süveyş Kanalı'nın altından geçen bir otomobil tünelidir.アハメド・ハムディ・トンネルはスエズ運河の下を潜る自動車トンネルである。
Karanlık bir tünele doğru çekilme izlenimi.4、暗いトンネルを通って行く感じ。
Bu geçit dünyanın ilk ana yol tünelidir ve 1940'lara kadar kullanılmıştır.この通路は世界初の大規模なトンネルであり、1940年代までは利用できる状態で残っていた。
1984'te hükümet tarafından planların kabulüyle birlikte, ilk tüneller inşa edildi.最終的に1984年に、計画は政府に承認されて、最初のトンネルが建設された。
Müze içine ziyaretçiler uzun bir zaman tünelinden geçerek girmektedirler.博物館を訪れたゲストは今までにない恐怖を体験することになる。
Gamow tarafından verilen seminere katılımından sonra Max Born tünelin genelliliğinin farkına vardı.ガモフによるセミナーに参加後、マックス・ボルンはトンネリングの一般性を認識した。
Onlar sınır ötesine görünmeden geçebilmek için yeraltı tünellerini kullanarak geçmek zorundadırlar.自分のスピードの限界を超えるために、無敵番長である爆に挑む。
Taramalı tünelleme mikroskoplarının doğrulukları 0.001 nm veya %1 atomik yarıçaptadır.STMの精度は 0.001 nm、すなわち原子直径の 1% に及ぶ。
Tünelin açılışı ise 13 Mart 1988 yılında gerçekleştirilmiştir.快速は1988年3月13日に設定された。
Fareler vahşi hayvanlardan kaçmak için tünel kazmak zorundaydı.チュンリー 動物園から脱走した動物を捕獲するべく行動している。
İşletme süresinin tamamlanması ile Avrasya Tüneli kamuya devredilecek.開店準備が整い次第順次ファミリーマートに転換予定。
Uzun tırnaklı ön ayakları ile dönerek aşağıya inen 2 metre derinliğinde tüneller kazarlar.肩高4m、下向きに湾曲した牙をもつ。
Yatay kum tünellerine ya da toprak oyuklarına yuva yaparlar.地上の楽園、あるいはエデンの園を描いたもの。
Eylül 2000 ve Mayıs 2004 arasında, Mısır ve Gazze’yi birbirine bağlayan 90 tünel bulunup yok edildi.从2000年9月到2004年5月他们共发现和摧毁了90条连接埃及和加沙地带的地道。
"Güney Sahil Demiryolu " hattı ise Sidney metropoliten bölgesine gidebilmek için birkaç tünelden geçmektedir.南海岸铁路线必须穿过几座隧道才能到达悉尼市区。
Bu dağda 500'den fazla mağara bulunuyordu ve bunlar birbirine tüneller yoluyla bağlanıyordu.五姐妹山有大約500個石灰岩洞穴,由隧道相連。
Bu boşluklar dış manyetosferden gelen neredeyse boş manyetik alan tünellerine karşılık gelebilir.這些空隙可能對應於從外磁層抵達,幾乎是空的流量管。
Örnek olarak bir tünel girişindeki hücreler böyle hücrelerdir.像隧道中的車輛就是一個例子。
New Jersey New York'a çok sayıda köprü ve tünelle bağlıdır.新泽西州在其臨州交界處有許多桥梁和隧道。
1994 - Manş Denizi’nin altından İngiltere ile Fransa'yı denizden birbirine bağlayan Manş Tüneli açıldı.1994年:横穿英吉利海峽,連接英國與法國的英法海底隧道正式通车。
Bu üsse bir tünelden geçerek ulaşabiliyorsunuz.主角可以通过隧道到达幽暗地域。
Mağara, tünel ya da bodrum gibi yerlerde kış uykusuna yatarlar.冬季在大樹的樹洞、岩洞或地洞等冬眠。
718 tanesi dar, 832 tanesi de geniş tüneller içindir.有十八個堂區、司鐸卅八人。
Kaza sonucu 18 kişi yaralanmış ve tünelden 60 kişinin kurtarılması gerekmiştir.此次襲擊造成至少36人遇難,180人受傷,其中86人需要留院治療。
Tramvayla aynı sıralarda tünelin inşaatına da başlandı.他将用这列列车准时摧毁议会大厦。
Trans Sibirya Demiryolu, dağları geçmek için tünele girene kadar, sıradağlara paralel devam eder.著名的西伯利亞鐵路在穿越一座隧道以避開高處前與本山脈平行。
Kale’nin altından tünellerin ( Su Yolu ) Konağın önüne (Akkaşoğlu Konağı) çıktığını da herkes bilir.大家都知道,革末樂意善捐,廣交朋友,綽號為「一人攀岩班」。
Tüneller 2 yılda kazılarak 2010 yılında bitirildi.我們期待天蝎座U在2020年±2年再一次的爆發。
Pudong, birçok tünel ve dört büyük köprü ile Puxi'ye bağlanmaktadır.푸둥은 푸시와 여러 개의 터널 및 4개의 대교로 연결된다.
Birçok tünel de bulunmaktadır.또, 터널도 많다.
Metro-2 (Rusça: Метро-2), Moskova metrosuna paralel ve varlığı tartışılan bir gizli yeraltı tünelidir.메트로-2(러시아어: Метро-2)는 모스크바 지하철과 분리되어 비밀리에 존재하는 지하철을 가리키는 이름이다.
Kale’nin altından tünellerin ( Su Yolu ) Konağın önüne (Akkaşoğlu Konağı) çıktığını da herkes bilir.이를 직역하면 곧「夷(이)의 쇠(金)」이라는 뜻으로 쇠는 이(夷)에서 비롯되었음을 알 수 있다.
Ayrıca özellikle ABD'de ölümden dönen insanların Işıklı bir tünel gördüm.그러나 아메리카로 가는 신비로운 길에 대해서 더욱 알고 싶어졌다.