Onlar sınır ötesine görünmeden geçebilmek için yeraltı tünellerini kullanarak geçmek zorundadırlar.Eles então atravessam a fronteira usando túneis subterrâneos para evitar a detecção.
"Çağları delen tünel".«Seção Túnel do Tempo».
Harry görünmezlik pelerinin giyerek gizli bir tünelden geçip Hogsmeade'e varır.Então Harry vai, sem autorização, a Hogsmeade usando uma das passagens secretas mostradas no mapa.
Kısa sürede keşfedilen tünelin varlığı, genç Yahudiler ile Araplar arasında çatışmaya sebebiyet verdi.O túnel foi rapidamente descoberto e isto provocou uma grande rixa entre jovens judeus e árabes na região.
Günümüzdeki nanoanten cihazlarında metal-yalıtkan-metal (MYM) tünel diyotlar kullanılır.Nas atuais nantennas, diodo túnel de metal-isolante-metal (MIM) são componentes.
Savaş döneminde günde ortalama 1000 kişi tüneli kullanmaktaydı.Em média, menos de duas pessoas por dia usaram a estação.
Avusturya Yeni Tünel Açma Yöntemi, 1957 ile 1965 yılları arasında tünel açmak için geliştirilen metottur.O novo método de Tunelamento Austríaco foi desenvolvido entre 1957 e 1965 na Áustria.
Tünel protokolü tipik olarak, OSI ya da TCP/IP gibi katmanlı protokol modelleriyle zıtlık gösterir.Tunelamento normalmente contrasta com um modelo de protocolo em camadas como aqueles do modelo OSI ou TCP/IP.
Birçok tünel de bulunmaktadır.Ainda existem partes desses túneis.
Günümüzde tünel inşaatlarında TBM (Tunnel Boring Machine) adı verilen gelişmiş ekipmanlar da kullanılmaktadır.Foram usadas grandes máquinas, tunnel boring machine (TBM).
29 Eylül - İstanbul Metrosunun ön tünel inşaatı başladı.29 de dezembro - Inaugurado o Metro de Lisboa.
Metro-2 (Rusça: Метро-2), Moskova metrosuna paralel ve varlığı tartışılan bir gizli yeraltı tünelidir.Metro-2 (Russisch: Метро-2) is een vermeend geheim metronet in Moskou.
New Jersey New York'a çok sayıda köprü ve tünelle bağlıdır.Naast bruggen beschikt New York over een aantal tunnels.
Tünel oluşturma, bir protokol türündeki paketin başka bir protokol datagramı içinde kapsüllenmesini sağlar.Tunnelen is het verzenden van een dataprotocol 'verpakt' in een ander protocol.
Tünel, Erstfeld ile Bodio arasındadır.Deze verbindt Bellinzona met Erstfeld.
Artık kirli ve zararlı insanlar için yerin altında bir tünel hazırlanmışdır.De plant komt voor op vochtige, beschaduwde gronden.
İki düşman tünel birbiriyle karşılaşınca şiddetli savaşlar meydana geliyordu.Toen de twee optochten elkaar kruisten ontstonden vechtpartijen.
Bu kavram uzay-zamanda kuramsal "tüneller" ifade ediyordu.Hij beschreef een "nevelig" gebied in de ruimte.
Suruç Tüneli, dünyanın en uzun 22. su tünelidir.De storm (Geef niet op) is de 32ste single van de Zeeuwse band BLØF.
Bu cephanelik ve tüneller, içerisinde çok sayıda silahı ve savaş teçhizatını barındırmaktadır.De opgravingen brachten al snel resten van wapens en uitrusting aan het licht.
Şehir Tüneli (İsveççe: Citytunneln), İsveç'in Malmö şehrindeki 17 kilometrelik bir demiryolu bağlantısı.De Citytunnel Malmö is een spoorwegtunnel in de Zweedse stad Malmö.
Yeni tünel Büyük Britanya ile Fransa'yı birbirine bağlayacak.De nieuwe tunnel zal Groot-Brittannië verbinden met Frankrijk.
Tünelin sonunda bir ışık gördüm.Ik zag een licht aan het einde van de tunnel.
Tünel Japonya'nın Honshu ve Hokkaido adalarını birbirine bağlıyor.Tunel łączy japońskie wyspy Honsiu i Hokkaido.
1965 - Fransa ve İtalya'yı birbirine bağlayan "Mont Blanc Tüneli" açıldı.W 1965 r. pod masywem Mont Blanc wybudowano tunel, który łączy Francję z Włochami.
Bir SSH tüneli, bir güvenlik duvarından sanal bir makineye Internet üzerinden güvenli bir yol sağlayabilir.Tunel SSH może zapewnić bezpieczną ścieżkę przez Internet, poprzez zaporę ogniową do maszyny wirtualnej.
Tünel çöker.Wieża skoczni.
Lincoln Tüneli yine Manhattan'a ulaşır.Centrum Warszawy zamienia się w Manhattan.
Ahmed Hamdi Tüneli, Süveyş Kanalı'nın altından geçen bir otomobil tünelidir.Tunel Ahmada Hamdiego – drogowy tunel w Egipcie pod Kanałem Sueskim.
1973 - Dünyanın en uzun karayolu tüneli olan Gotthard Zemin Tüneli açıldı.1980 – Otwarto najdłuższy wówczas na świecie Tunel drogowy Świętego Gotarda w Szwajcarii.
Tüneller 2 yılda kazılarak 2010 yılında bitirildi.Wynik z 2010 roku prowadzone przez Omanicia torunianki powtórzyły dwa lata później.
Karanlık bir tünele doğru çekilme izlenimi.Ma wrażenie przemieszczania się przez ciemny tunel w kierunku światła.
Kemah Gözcübaba Kulesi ve Tünel.Na osi fasady wieża z dzwonnicą i zegarem.
Ahmed Hamdi Tüneli, Süveyş Kanalı'nın altından geçen bir otomobil tünelidir.Ahmed Hamditunneln är en biltunnel som går under Suezkanalen.
Tünel dünyanın en eski ikinci ve en küçük metrosuydu.Tünel är världens näst äldsta och minsta tunnelbana.
Birçok tünel de bulunmaktadır.Därtill tillkommer ett flertal tunnlar.
Ulaşımı zorlaştırır, tünel yapımını zorunlu kılar.De letar efter föda eller förbättrar tunnelsystemet.
718 tanesi dar, 832 tanesi de geniş tüneller içindir.718 byggda varav 386 för export.
Tünel 1964'te açılmış ve ulaşım sağlanmıştır.Banan lades ner 1964 och är uppriven.
Bu tünel şu anda II* olarak derecelendirilmiş tescilli binalardandır.Detta är de VRT-kanaler som för närvarande är aktiva.
Sonraki iki yıl içinde de 9 km uzunluğunda tüneller kullanıma alınmıştı.Efter två år var redan, 10 kilometer redan färdigt, och två år senare användes redan 9 kilometer av tunnlarna.
Kemah Gözcübaba Kulesi ve Tünel.Det centrala tornet med klocka och takkupol.
Tünel Japonya'nın Honshu ve Hokkaido adalarını birbirine bağlıyor.Linjen använder Seikantunneln mellan Honshu och Hokkaido.
Bu evler, kayaların iç kısmında birbirine dar tünellerle bağlıdırlar.De olika husen förbinds med hundraåriga trappor.
Tünel 7931 metre uzunluğundadır ve Norveç'in en uzun denizaltı otoban tünelidir.Tunneln är 11 137 meter lång och är Norges tredje längsta vägtunnel.
1875 - Karaköy-Beyoğlu arasındaki Tünel işletmeye açıldı.1875 - Centraltryckeriet brinner ned.
Ahmed Hamdi Tüneli, Süveyş Kanalı'nın altından geçen bir otomobil tünelidir.Ахмед Хамді тунель — автомобільний тунель під Суецьким каналом.
Kaza sonucu 18 kişi yaralanmış ve tünelden 60 kişinin kurtarılması gerekmiştir.Як мінімум 18 людей отримали травми та 60 були вимушені йти через тунель.
1965 - Fransa ve İtalya'yı birbirine bağlayan "Mont Blanc Tüneli" açıldı.1965 — відкрили тунель під Монбланом, що зв'язав транспортним сполученням Францію й Італію.
Ancak tren birkaç saniye sonra tünelin ortasında durur.Через кілька хвилин приміський поїзд в'їжджає в навколишню частину Тунельного байраку.
Tünelin yapım projesi Avusturya ve İtalya tarafından finanse edilmektedir.Проект тунелю фінансується спільно Австрією та Італією, а також Європейським союзом.
Tünel protokolü tipik olarak, OSI ya da TCP/IP gibi katmanlı protokol modelleriyle zıtlık gösterir.Тунелювання зазвичай контрастує з рівневою моделлю протоколу наприклад з OSI або TCP/IP.
Hatta gizli bir yeraltı tüneli bile vardır.Існував також підземний зрошувальний канал.
Nieuwe Waterweg kanalı üzerinde veya altında herhangi bir köprü veya tünel bulunmamaktadır.Навіть на цій частині, лінія проходить через безліч мостів і тунелів.
Mahkûmları organize eden Mihrali onların bir tünel kazmalarını ister.Мати халіфа запросила на свою підтримку Зіридів з Тунісу.
Japonya'da en uzun tünel nerede?Де найдовший тонель в Японії?
Frizbilerin uçuşu rüzgar tünellerinde incelendi.Aerodynamika byla zkoušena ve větrném tunelu.
Tüneller 2 yılda kazılarak 2010 yılında bitirildi.Kapela existovala 2 roky až do rozpadu v roce 2011.
Harry ve Ron Sırlar Odası'na uzun bir tünelden geçerek iner.Nešla tak spolu s Harrym a Ronem do Tajemné komnaty.
Büyük bir sülale içerisinde sürü halinde, yerin altına kazdıkları karışık tünel sistemlerinde yaşarlar.Žijí většinu času pod zemí, kde si hloubí nory se složitými systémy tunelů.