Ana içeriğe geç
Sözlük

tünel ile cümle

tünel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Karpal tünel Karpal tünel SendromuCarpal tunnel Carpal tunnel syndrome List of mnemonics
Alo! Duyuyor musun beni? Hat çekmiyor, bağlantı kötü. Bir tünelden geçiyorum da.Hallo! Hörst du mich? Die Verbindung ist schlecht. Ich gehe gerade durch einen Tunnel.
Diğer daha küçük tüneller, yatak odaları ve koridorlar için tesis edilir.Weitere kleinere Tunnel werden für die Schlafzimmer und Korridore errichtet.
Ancak tren birkaç saniye sonra tünelin ortasında durur.Die Bahn hält jedoch nach wenigen Minuten mitten in einem dunklen Tunnel.
Michael birkaç tünelden geçer.Michael machte mehrere Tourneen.
Zerede Tüneli, Zerede Dağı'nda bulunan karayolu tüneli.Heute steht eine hell erleuchtete Moschee auf dem Berg.
Gotthard tüneli, İsviçre'nin ulaştırma politikaları açısından oldukça önemli idi.Der Gotthardtunnel war für die Schweiz von massgeblicher verkehrspolitischer Bedeutung.
1973'e kadar en dünyada en büyük tünel yoluna sahipti.Der Salangtunnel war bis 1973 der höchstgelegene Straßentunnel der Welt.
Bu üsse bir tünelden geçerek ulaşabiliyorsunuz.Von dort können sie über einen engen Tunnel entkommen.
1880'de Gotthard tünelinin delinmesine başlama sırasında yapılan törene çağrılmadı.Zum Durchstich des Gotthardtunnels 1880 wurde er nicht eingeladen.
Birçok tünel de bulunmaktadır.Es gibt sogar einen Tunnel.
Tünelin açılışı ise 13 Mart 1988 yılında gerçekleştirilmiştir.Der Seikan-Tunnel ging am 13. März 1988 in Betrieb.
Kale’nin altından tünellerin ( Su Yolu ) Konağın önüne (Akkaşoğlu Konağı) çıktığını da herkes bilir.Sie sind bekannt für ihre dunklen Sonnenbrillen, die sie bei (fast) jedem Auftritt tragen.
İki tüp 15 servis-tüneli ile bağlıdır.Beide Röhren sind durch 15 Zweigtunnel verbunden.
Logonun anlamının "tünelin ucundaki ışık" olduğu belirtildi.Das Strafmaß solle jedoch „Licht am Ende des Tunnels“ erkennbar lassen.
Yürüyüşün bu noktadan başlayıp Tünel'e kadar devam etmesi planlanıyordu.Fahr sollte am Beginn dieses Tunnels liegen.
Tünelin yapım projesi Avusturya ve İtalya tarafından finanse edilmektedir.Die Staumauer wurde von italienischen und österreichischen Unternehmen erbaut.
Günün birinde tesadüfen şirketteki dosya dolabının arkasında esrarengiz bir tünel bulur.Gemeinsam entdecken sie in einem weiteren Hinterzimmer einen mysteriösen Schrank.
En büyük ve tünel akvaryumu da içine alan, akvaryum tankı 3,5 milyon litre su almaktadır.Die kleinsten im Handel erhältlichen Aquarien haben einen Wasserinhalt von 4,5 Liter.
Konak Tüneli'nin inşası 24 Mayıs 2015'te tamamlandı.Deutsche Synchronkartei, abgerufen am 24. Mai 2012.
İZBAN istasyonlarının bazıları Karşıyaka Demiryolu Tüneli içerisindedir.Einige suchten in einem Eisenbahntunnel Zuflucht.
Tünelleri daima 2 katlıdır.Sie besitzt stets zwei Zinken.
Buna örnek olarak tünel diyot amplifikatörü gösterilebilir.Dies ist beispielsweise mit einem Tongenerator möglich.
Tramvayla aynı sıralarda tünelin inşaatına da başlandı.Mit dem Flughafen soll langfristig auch die SkyLine-Trasse wachsen.
Planlarda üç tünel, yedi köprü, sekiz farklı seviyeli kavşak ve yirmi beş alt geçit bulunmaktadır.Es gibt drei Tunnel, sieben Brücken und acht Abfahrten.
Tünel denizin altında 262.5 metre derinliktedir.Der tiefste Punkt liegt 262,5 Meter unter der Meeresoberfläche.
Tünel 7931 metre uzunluğundadır ve Norveç'in en uzun denizaltı otoban tünelidir.Mit einer Länge von 7888 Meter ist das Bauwerk Norwegens längster Unterwassertunnel.
O sonunda ışık olmayan karanlık bir tünel.C'est le tunnel sombre sans la lumière à la fin.
Bu dağda 500'den fazla mağara bulunuyordu ve bunlar birbirine tüneller yoluyla bağlanıyordu.Cette montagne comprenait quelque 500 grottes calcaires, connectées entre elles par des tunnels.
Tünel Stalin döneminde KGB tarafından D-6 (Д-6) kod adı ile inşa edilmiştir.La construction de ce réseau aurait commencé sous Staline et était appelé Д6 (D6) par le KGB.
Tünel çöker.Lavoir tunnel.
Michael birkaç tünelden geçer.Il traverse plusieurs tunnels.
Tünel (İspanyolca özgün adıyla El túnel), Arjantinli yazar Ernesto Sabato'nun yazdığı bir psikolojik roman.Le Tunnel (en espagnol : El túnel, est un roman psychologique écrit par l'argentin Ernesto Sábato.
Birçok tünel de bulunmaktadır.Il y a aussi quelques tunnels.
Tünelin açılışı ise 13 Mart 1988 yılında gerçekleştirilmiştir.Le tunnel a été mis en service le 13 mars 1988.
Bu boşluklar dış manyetosferden gelen neredeyse boş manyetik alan tünellerine karşılık gelebilir.Ces vides peuvent correspondre aux tubes de flux quasi-vide en provenance de la magnétosphère externe.
Tepede çok sayıda tünel ve mağarada bulunmaktadır.Elle comporte de nombreux tunnels et grottes taillés dans le rocher.
Ahmed Hamdi Tüneli, Süveyş Kanalı'nın altından geçen bir otomobil tünelidir.Le Tunnel Ahmed Hamdi est un tunnel routier sous le canal de Suez qui relie le Sinaï au reste de l'Égypte.
1927 - Holland tüneli trafiğe açıldı.1927 : ouverture du Holland Tunnel à New York.
Göl yatağına bir tünel kazıldı ancak plan başarısız oldu.On a même construit toute une série d'écluses sur la rivière, mais le plan a échoué.
Suruç Tüneli, dünyanın en uzun 22. su tünelidir.En termes de densité, elle est ainsi la 22e la plus forte de la Loire.
Manyetik akım tünellerinin bu değişimi manyetosferik türbülans formunu oluşturur.Cet échange de tubes de flux est une forme de la turbulence magnétosphérique.
Bir mirket toprakta tek başına 10 dakikada 2 metrelik bir tünel kazabilir.Un krill peut nettoyer une aire de 90 cm2 en 10 minutes.
Atatürk Barajı yapımından sonra Urfa Tünelleri ile ovaya su verilmiş, sulu tarıma başlanmıştır.Il le fut jusqu'à ce que débute la construction du barrage Atatürk, en aval près d'Urfa.
Böyle bir tünelin varlığı şimdiye kadar ne yalanlanmış ne de kabul edilmiştir.Aucun original de cette prophétie n'a été photographié ou exposé à ce jour.
Gidiş ve geliş yönleri birbirinden bağımsız olarak, iki ayrı tünel hâlinde kazılmıştır.La direction et la transmission sont limitées à deux roues respectivement.
Hapishaneden tünel kazarak çıktı.Salió de la cárcel excavando un túnel.
Tom ve Mary terk edilmiş tüneli keşfettiler.Tom y Mary exploraron el túnel abandonado.
Pudong, birçok tünel ve dört büyük köprü ile Puxi'ye bağlanmaktadır.Pudóng está conectado con Puxi por varios túneles y cuatro grandes puentes.
Bellick gardiyanların odasının altındaki tünelde tuzağa düşmüştür ve kaçışa tanık olur.Bellick queda atrapado en el túnel bajo la caseta de los guardias y es testigo de excepción de la fuga.
20 km delme ve aç-kapa anahat tüneli.Nueve mil kilómetros y tu abrazo.
Tünelden içeri girilince etraf dolaşıldığında birçok insan iskeletine rastlanabilir.Desde que se entra a la ciudad, cruzando por el túnel, pueden verse numerosas instalaciones deportivas.
Glenn'in grubu bir tünele ulaşır ve Maggie'ye ait olan bir işaret daha görürler.Se acercan a un túnel donde Glenn ve otra señal de Maggie.
İki düşman tünel birbiriyle karşılaşınca şiddetli savaşlar meydana geliyordu.Por casualidad ambos túneles se encontraron desarrollándose grandes combates.
Tünellerin sondajı Eylül 1978'de Leninskaya istasyonundan başladı.En septiembre de 1978, se comenzó en la estación Leninskaya los primeros trabajos de excavación de túneles.
Tünel 121,000,000 Amerikan dolarına mâl olmuştur.El costo del túnel ascendió a 121 millones de dólares estadounidenses.
LDAP bağlantısının güvenliğini sağlamanın bir diğer alternatifi ise SSL tüneller kullanmaktır.Un método alternativo común para asegurar las comunicaciones LDAP es usar un túnel SSL.
İşkenceler yer altındaki gizli tünellerde yapılıyordu.The Fear Is On de The Hidden Cameras.
Hatta gizli bir yeraltı tüneli bile vardır.También tiene un curioso museo de planchas.
Üredeki tüneller, Tiroüredeki tünellerden daha dardır.Les balizas son más largas que en TBL1.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod