Ana içeriğe geç
Sözlük

tüm ile cümle

tüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ortağının tüm hisselerini ele geçirmek istiyor.Tom wants to buy out his partner.
Tom tüm yasal haklarımı satın alacak.Tom is going to buy me out.
Şu anda sana tüm verebileceğim bu.That's all I can give you right now.
Ben tüm paramı bağışladım.I gave all my money away.
Neden sen bana bunun tümünü veriyorsun?Why are you giving me all this?
Bana tüm verebileceğin bu mu?Is this all you can give me?
İstedikleri tüm bilgiyi onlara verdim.I gave them all the information they requested.
Feministler tüm cinsiyetlerin siyasal, sosyal ve ekonomik eşitliğine inanırlar.Feminists believe in the political, social, and economic equality of all genders.
Tom tüm şekerlerimi yedi.Tom ate all my candy.
Tüm sebzelerini yedin mi?Did you eat all your vegetables?
Tom tüm kapılara yeni kilitler koymayı planlıyor.Tom plans to put new locks on all the doors.
Tom tüm eşyalarını bir kutuya koydu.Tom put all his stuff in a box.
Tom tüm parasını kasaya koydu.Tom put all his money in the safe.
Komşularından biri ön bahçesindeki tüm ıvır zıvırdan şikayet etti.One of your neighbors complained about all the junk in your front yard.
Alabileceğimiz tüm yardımı kullanabiliriz.We can use all the help we can get.
Tom ihtiyacı olan tüm yardımı alacak.Tom will get all the help he needs.
Kedi kafeler tüm dünyada açılmaya başladı.Cat cafés have started opening up all over the world.
Keşke tüm sırlarımı anlatacak birisine sahip olsam.I wish I had someone to tell all my secrets to.
Sen tüm doğru soruları sordun.You asked all the right questions.
Tom tüm kararları burada verir.Tom makes all the decisions here.
Tom ödünç aldığı tüm parayı geri ödedi.Tom has paid back all the money he borrowed.
Tom bütün bir şişe şarabın tümünü tek başına içti.Tom drank the whole bottle of wine all by himself.
Tom neden olduğu tüm sorunların farkında değil gibi görünüyor.Tom doesn't seem to be aware of all the problems he's causing.
Bana yaptığın tüm yardımlar için sana hiç teşekkür etmedim.I never did thank you for all the help you gave me.
Tüm bunlar ne anlama geliyor?What does this all mean?
Senin tüm cep telefonu mesajlarını okudum.I read all your text messages.
Tom tüm konuşmayı yapacak.Tom will do all the talking.
Tom tüm zaman konuşuyordu.Tom was talking the entire time.
Üç oğlanın tümü aynı anda konuşuyorlardı.All three boys were talking at once.
Tom'un tüm düşündüğü o.That's all Tom thinks about.
Tom tüm bunun hakkında ne düşünüyor?What does Tom think of all this?
Tom tüm geçen kış bizimle kaldı.Tom stayed with us all last winter.
Tüm öğleden sonra burada mı kalacaksın?Are you going to stay here all afternoon?
Tom tüm geçen hafta yatakta hastaydı.Tom was sick in bed all last week.
Tüm dikkatinizi verin.Pay very close attention.
Tüm bilmek istediğin bu mu?Is that all you want to know?
Tüm yemek istediğiniz bu mu?Is that all you want to eat?
Tom'un sana tüm söylediği bu mu?Is that all Tom told you?
Sana tüm söyleyebileceğim bu.That's all I can tell you.
Bana tüm söylemen gereken bu.That's all you need to tell me.
Tom'un bana tüm söyleyeceği oydu.That was all Tom would tell me.
Tom'un onlara tüm söylemek zorunda olduğu hayırdı.All Tom had to tell them was no.
Şimdilik sana tüm söyleyebileceğim bu.That's all I can tell you for now.
Tom'a tüm kutuları etiketlemesini söyledim.I told Tom to label all the boxes.
Bana tüm ayrıntıları söyleyebilir misin?Could you tell me all the details?
Şu anda sana tüm söyleyebileceğim bu.That's all I can tell you right now.
Tom Mary'ye tüm gerçeği söylemedi.Tom didn't tell Mary the entire truth.
Tüm bunları neden bana daha önce söylemedin?Why didn't you tell me all this before?
Şu anda sana tüm söyleyeceğim bu.That's all I can tell you at this time.
Zaten tüm arkadaşlarına söylemedin mi?Have you already told all your friends?
Tüm bilmem gereken şeyi bana söylediğini düşünüyorum.I think you've told me all I need to know.
Tom'un tüm gerçeği söylemediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom isn't telling the whole truth.
Tom bana tüm diğer adamlardan farklı olduğunu söyledi.Tom told me he was different from all the other guys.
Umarım benim yaptığım tüm aptalca hataları yapmaktan kaçınabilirsin.I hope you can avoid making all the stupid mistakes that I made.
Tüm çocuklar yerde bir daire içinde oturuyorlardı.All the children were sitting in a circle on the floor.
Bu gizemli felaket tüm köyü perişan etti.This mysterious catastrophe dismayed the whole village.
Boston'dan gelen tüm yolu sürdüm.I drove all the way from Boston.
Tom ve Meryem arasındaki kavga tüm geceyi mahvetti.The whole night was ruined by the fight between Tom and Mary.
Bana bir kez daha tüm güvenlik özelliklerini açıklayabilir misin?Could you explain all the safety features to me once again?
Tüm kitaplar iki kategoriye ayrılabilir.All books can be divided into two categories.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tüm ile cümle - Sayfa 21 - tüm kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App