tümü ile cümle

tümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1707'den sonra Birleşik Krallık'ın tümünün genel tarihi için bkz.For the period after 1707 see Military history of the United Kingdom.
Tümü el yapımıdır.And, it is all hand-made.
Düğmelerin tümü alüminyumdan siyah ve kabartılmış haldeydi.All of the buttons became black and embossed within aluminum.
1625 yılına gelindiğinde Estonya'nın tümü İsveç egemenliği altına girmişti.In 1625, mainland Estonia came entirely under Swedish rule.
Hayatının tümünü enstitünün çalışmalarına adadı.He left them all in his will to the Institution.
Sardes Tümülüs ^ "Manisa"."Maná en vivo - Maná".
Savaş sonrasında kentte kalan 200 bin sivilin tümü kentten tahliye edilmiştir.In the two months before the air raids, all but 2,000 civilians were evacuated from the town.
Oburluk, şehvet ve öfke resmin tümünde tespit edilebilir.Gluttony, lust and anger can all be identified in the picture.
Çıktılar: İşlemler sonucunda ortaya çıkan ürünlerin tümüdür.They were deemed to have enjoyed what they had paid for.
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.The campaign was intense and focused almost entirely on foreign affairs.
Çekim 18 saat sürmüştür ve tümü gotik tarzda giydirilmiş elli figüran kullanılmıştır.It took 18 tailors and 500 hours to make each dress.
M.S 61-65 yılları Seneca’nın kendini tümüyle felsefeye verdiği en verimli dönemi oldu.The 21 first-half points were the most allowed by Cincinnati all season.
Gerçekte köy tümüyle boştu.The audience is also practically empty.
Hatta, seri sınırın tümünde yakınsak olup mutlak yakınsak olmayabilir.Similarly, may actually be near-close , rather than close .
Tümü sakallı ve serpuşlu olarak gösterilmiştir.All of them were handcuffed and blindfolded.
Balıkçıllar, görüş ile yiyeceğini saptarlar ve genellikle tümünü yutarlar.Herons locate their food by sight and usually swallow it whole.
1992 yılından bu yana stadyumun tümü koltuklandırılmıştır.As of 1992, all have been divested from State ownership.
Ormanlı yamaçların düzlüklerine kurulmuş beş tümülüs (Yığma Tepe) bulunmaktadır.With certainty five sacral vertebrae are present.
Fakat bu tedbirler tümüyle başarılı olmadı.However, the security measures are not entirely successful.
Eurystheus ise hayvanların tümünü Hera'ya adak olarak kurban eder.Eurystheus also wanted to sacrifice the Cretan Bull to Hera.
Don, Peter'ın Lois için yaptıklarından büyülenir ve saldırıyı tümüyle durdurur.The Don, overwhelmed by Peter's kindness to Lois, calls off the hit entirely.
12:17 Ekinin dördüncü yılında tahıllar tümüyle Maaser Şeni dibi kutsal amaçla kullanılmalı Lev.12:17 The fourth year crops must be totally for holy purposes like Ma'aser Sheni — Lev.
Tümülüsler Hitit krallarının mezarlarıdır.They demolished the tombs of the kings.
Draco Malfoy, Harry Potter film serisinin tümünde Tom Felton tarafından canlandırılmaktadır.Tom Felton played Draco Malfoy in all of the Harry Potter films.
3 Mayıs 1389'da II. Richard devlet yetkilerinin tümünü kral olarak şahsen üzerine aldı.1389 3 May – King Richard retakes control of the government.
1870'lerden sonra kendisini tümüyle yazılarına verdi.After 1870, he devoted himself almost entirely to portraits.
Üye öğrencilerin tümü Slytherin öğrencileridir.As a result, many firefighters are Cornell students.
Bu andan itibaren ışınlar azalır gölge uzar ve neredeyse tümüyle göreceliği karanlığa geçer.As a result, the stream is now thinner, and during droughts, it's almost dry.
Filmin çekimleri tümüyle Paris'te yapılmıştır.The rest of the film is set in Paris.
Tümü Mezolitik kültürleri içeren 6 tabaka tespit edilmiştir.Of these, 20 are encoded by the universal genetic code.
Öd kesesi patlamış hayvan murdardır tümüyle kullanılmaz.An animal camouflaged by counter-illumination is not completely invisible.
Tümümünü kılıçtan geçirdiler.They were beheaded by the sword.
Fakat bircok restorasyon dolayısıyla günümüzde orijinalinden tümüyle değişiktir.It collapsed, though, but is now fully repaired according to its original appearance.
Üçüncü sezonun yayımlandığı sırada Fox, programın tümüyle yayından kaldırılacağını duyurdu.During the third season, Fox announced that the show was canceled for good.
Yedi opsin alt grubunun tümü, hayvanların son ortak atasında zaten bulunuyordu.Five different hypotheses for the animals' last common ancestor have been put forward.
Viyana eyaleti Aşağı Avusturya eyâleti tarafından tümüyle çevrilmiştir.Almost all of Lower Austria is drained by the Danube.
Fakat katedral binası 1639'da tümüyle yeniden yapılmıştır.The cathedral was rebuilt in 1613.
Şehir sınırları Nueces Körfezi ve Corpus Christi Körfezi ve kıyılarının tümünü içine almaktadır.Its political boundaries encompass Nueces Bay and Corpus Christi Bay.
52 alt anahtarın tümü yaratılıncaya kadar bu işleme devam edilir.The effects of this would not be fully realized until the series 52.
Dolayısıyla kurt adam efsaneleri tümüyle cehalet ve kuruntu üzerine kurulmuş olabilir.Because of this, the comic can be read entirely out of order.
Omurgalı hayvanların neredeyse tümünün alyuvarları çekirdeksizdir.Almost all parts of captured animals had a use.
Hayvan Herpes Virüslerinin tümünde bazı ortak özellikler paylaşılır.Play media Animal herpes viruses all share some common properties.
Baskın sonunda karakol tümüyle imha edildi, cephane ve erzaklar ele geçirildi.The city was eventually overrun, after supplies and ammunition ran out.
Tümülüs dikkatli, ölçülerek ve sıkça kontrol edilerek ve ustalıkla yapılmıştır.These need to be independent, verifiable and reported frequently.
Ancak müştemilatın üzerindeki saray tümüyle farazi olarak tasarlanmıştır.That is, except for the town of Butre, where they built a fort (Fort Batenstein).
Evlerin tümü bahçe içinde yer alırdı.Everyone disappears into the garden.
Gençlerin tümü okur-yazardır ve eğitim düzeyi yüksektir.All courses are college-preparatory and are at the advanced level.
Her bir kervanda neredeyse tümüyle kadın giysileri giymiş oğlanlar ve gençler vardır.In other states, all boys and girls bathed in clothes.
Bu oyunların tümü filmle aynı adı taşıyordu.Each film also used the same crew.
Korece Vikipedi'nin neredeyse tümüyle hangıl ile yazılıyor.The Korean Wikipedia is written almost entirely in hangul.
İlk önce mahallenin kanalizasyonları yapılıp sonra evlerin tümüne su alınmıştır.They first reared the walls and then filled the enclosure with houses.
Profesyonel yarışçılar bu yarışların tümüne katılırlar.Every Department participates in these competitions.
Geçirdiği değişiklikler sonucunda özgün mimari özelliklerinin tümünü kaybetmiştir.That all changes when he demonstrates his vast psychic powers.
48. Panzer Ordusu 24 Aralık'ta tümüyle geri çekilerek taarruz çıkış hatlarına dönmüştür.By 24 December, the Fourth Panzer Army was in full retreat, returning to its starting position.
Bu yapı dizilerinin tümü limbik lob olarak bilinir.These structures were known together as the limbic lobe.
Bu arada Kumköy ve Yenişehir tümüyle yakılıp yıkılmıştır.The Holzlege and the barn burned down completely.
Bu komut; kurma, silme ve yükseltme işlemlerinin tümünü gerçekleştirebilir.They have enhanced hearing, sight, agility, stamina, and reflexes.
Tümülüslerin içindeki oda mezar, ana zemin üzerine inşa edilmiştir.IN MAIN: All threads are created.
Bu hikâyeyi tümünü öğrendiği zaman da Osman kendini öldürür.Upon hearing this, Tate kills himself.
1971'de baraj gölünün oluşması sonucu, köyün tümü, topraklarınında %90'ı sular altında kaldı.By the time of completion in 1964, the lake covered 90 percent of the original town.
İlgili Sayfalar