tümü ile cümle
tümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüksekliklerin tümü Günüş Dağı'nda bulunmaktadır."그 조각들은 모두 다 올리브 산에 있던 유물들이다.
0 tümüyle heteroseksüel anlamına gelirken, 6 tümüyle eşcinsel anlamına gelmektedir.이 척도에는 완전한 이성애자를 뜻하는 0부터 완전한 동성애자를 뜻하는 6까지가 있다.
Kuzey İrlanda yılın tümünde İskoçya'dan daha sıcaktır.צפון אירלנד חמימה יותר מסקוטלנד במשך השנה.
Açıldığında, beş büyük plak şirketinin tümünden şarkıları sunabilecek tek yasal dijital müzik kataloğu oldu.כשנפתחה, היא הייתה לקטלוג המוזיקה הדיגיטלי החוקי היחיד שהציע שירים מכל חמשת חברות התקליטים הגדולות.
Bu yeni güçler, eski ordudan kalanların tümüyle birlikte iki konsül arasında paylaştırıldı. .כוחות חדשים אלו, יחד עם שרידי הצבא לשעבר, חולקו בין שני הקונסולים.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.הותיר אחריו ילדים רבים מנשים שונות.
Üçüncü sezonun yayımlandığı sırada Fox, programın tümüyle yayından kaldırılacağını duyurdu.בסוף העונה השנייה הודיעה פוקס באופן רשמי כי התוכנית תבוטל.
Gök, hava ve uzay tümünü yansıtır.ואטה - מייצגת את האוויר ואת החלל.
Alman direnci neredeyse tümüyle çöktü.גרמניה נחרבה כמעט לחלוטין.
Hatta bir sonraki yıl dersin yarısını değil tümünü üstlenmesi istenmişti.אמרו לה: כל מה שעושה אינו חצי חציה של המצווה.
Yine de türün tümü tehlikede değildir.עם זאת לא נראה שהמין בסכנה.
Tümü sözcüğü ayrı olarak tanımlanmıştır.כל סיפור הוצג בנפרד.
Tümüyle özgür yazılımdır.הוא יהיה חופשי לחלוטין.
Alman ve Macar birlikleri neredeyse tümüyle imha oldular.כוחן של היחידות הגרמניות התוקפות הותש כמעט לחלוטין.
Höyük günümüzde tümüyle yok olmuş durumdadır.שער זה כיום הרוס לחלוטין.
Hayatının tümünde Charles’ın konuşması gayet yavaş ayrık kelimelerle oluşurdu ve hatta kekeme idi.הלשון של קרלוס הייתה כה גדולה שדיבורו היה בקושי מובן, וכמו כן הוא גם הזיל ריר לעיתים תכופות.
Gömütlerin tümü 1. tabakada bulunmuştur.הקברים היו של קבורה ראשונית.
Aslında durum tümüyle umutsuzdu.בפועל המצב היה רחוק מהציפיות.
Bu grupta bulunan herkes gerçekleri tümüyle bilmedikleri için doğru dürüst cevap veremezler.בזמן שכולם רואים את המציאות, לא לכולם קל כל כך להיזכר בזה.
Maçların tümünü AJ kazandı.ניצח בתחרות הסירחון את כולם.
Beş kırmızı sepetteki elmaların tümünü, boş yeşil sepete koyalım.המיצב כלל 150 צלחות חרסינה לבנות שהוכתמו בכתמי צבע אדומים.
Eyaletin tümünde gözlemlenen en yüksek ısı 13 Temmuz 1936'da Wisconsin Dells gözlem mevkiinde 46 °C olmuştur.הטמפרטורה הגבוהה ביותר בוויסקונסין נרשמה ב-13 ביולי 1936, אז נמדדו בה 46° צלזיוס (114° פרנהייט).
1980'lere değin bunların yalnızca ikisi tümüyle kazılıp onarılmıştır.שני הספרים נערכו ויצאו לאור מחדש בשנות השמונים.
Muharebenin sonucunda Sovyet kolorduları hemen hemen tümüyle imha edildiler.לפי פוליביוס הושמד הצבא הרומאי כמעט לחלוטין.
7 Temmuz 1969'da Kanada federal devletinin tümünde Fransızca ve İngilizce eşit kabul edildi.ב-7 ביולי 1969 הוכרזה הצרפתית כשפה רשמית שווה לאנגלית.
Palm m500 modellerinin tümü Palm V form faktörüne dayanıyordu.מנועי כל הגרסאות הקודמות של ה-F-15 היו מתוצרת פראט אנד ויטני מדגם F-100.
Köy halkının tümü silahşördü.כל לוחם היה חמוש באקדח.
Rusça anlamı "tümülüs Mamai'dir.ביוונית: "Αμαρυλλίς".
Beyaz Deniz'in tümü Rusya'nın yönetimindedir ve Rusya'nın dahilî denizidir.הים כולו הוא תחת ריבונות רוסית ונחשב לים פנימי של רוסיה.
Ancak bu hareketlenme kısa süre içinde yavaşlayıp 5 Haziran 1967 tarihinde tümüyle durdu.קצב ההתפרצויות פחת בהדרגה וב-5 ביוני 1967 פסק כליל.
Mesela alttaki eşitliklerin tümüne "E" diyelim.לדוגמה: "מיקום על ציר Y".
Obsidiyenin tümü Doğu Anadolu Bölgesi'nden gelen malzemedir.באקוודור, היא מצויה בכל אזור האמזונאס.
Ulaşım yolları tümüyle bozuk bir haldeydi.מערכת הרכבות הסינית הייתה בתוהו ובוהו מוחלט.
1625 yılına gelindiğinde Estonya'nın tümü İsveç egemenliği altına girmişti.ב־1561 נמסרה אסטוניה הצפונית לשלטון שוודיה, וב-1625 הייתה כל אסטוניה היבשתית תחת שליטת שוודיה.
Üç Sovyet ordusu tümüyle imha edilmiştir.שלושה בניינים נהרסו לחלוטין.
Tümünü Brezilya kazanıyor.Спечелен е от Бразилия.
"Coda" terimi, müziğin ana yapısından tümüyle farklı olan müzikâl bir bölümün sona ermesi anlamına gelir.Самата дума Coda означава финална част от музикално произведение.
Tümüyle birlikte, buz çağı teorisinin kabul görmesi için birkaç on yıl geçti.Нужни са няколко десетилетия, докато теорията на ледниковите периоди се приеме от научните среди.
1992 yılından bu yana stadyumun tümü koltuklandırılmıştır.От 1992 стадионът е изцяло със седалки.
Nihayet 2 Mayıs'ta Kızıl Ordu binanın tümünde kontrolü sağladı.Към 2 май 1945 г. Червената армия вече контролира изцяло сградата.
Bazı ülkeler de tümüyle sözde tecavüz kültürleri olarak nitelendirilmiştir.За цели общества се твърди, че са изнасилвачески култури.
6000 kişiyi tutsak alan Crassus, Appia Yolu boyunca tümünü çarmıha gerdirdi.Крас разпъва на кръст 6000 пленени въстаници по протежението на Апиевия път.
Mesela alttaki eşitliklerin tümüne "E" diyelim.Например e може да се произнася в целия диапазон от до .
Big Bang’ı tümüyle reddetmiştir.Бонд категорично отказва.
Rüyaların biyolojik içeriği, işleyişi ve maksatları tümüyle anlaşılmış değildir.Биологичната функция на съня, а също и значенията му все още не са много добре разбрани.
Tümü el yapımıdır.Всичко се извършва ръчно.
Bulguların tümünün aynı anda ortaya çıkması şart değildir.Не всички се размножават по едно и също време.
Gök, hava ve uzay tümünü yansıtır.Символ на въздуха и небето.
Parekklesion'un tümü freskolarla süslüdür.Цялата вътрешност е изписана с фрески.
Bu kurala uymayanların soyu kurutulur ve tümü imha edilirdi.Всеки, който има нещо общо с плана, безмилостно е унищожен.
Ekranın tümü dokunmatiktir.При тях екраните са touch-screen .
Uranometria, 1603 - Tümünün dijital kopyası, Linda Hall Kütüphanesi.Uranometria – пълно цифрово факсимиле, Linda Hall Library
Tümü yeni bir zırhla daha kaplanmıştır.ДШКМ е подобрена с допълнителна броня.
15 Nisan'da Irak tümüyle koalisyon güçlerinin denetimine geçti.На 15 април коалиционните сили обявяват, че вече контролират цялата страна.
35,000 biletin tümü geri ödendi.Разпродадени са билети за 53 000 души.
Tümü sözcüğü ayrı olarak tanımlanmıştır.Всяка гласна се изговаря отделно.
Beyaz Deniz'in tümü Rusya'nın yönetimindedir ve Rusya'nın dahilî denizidir.Всичките брегове на морето са владение на Русия.
Bu sırada grup üyelerinin tümü dans etmektedir.Всеки танц се изпълнява едновременно от всички членове на отбора.
FreeBSD, NetBSD ve OpenBSD'lerin tümü POWERPC işlemcileri ile bazı sistemler üzerinde çalışabilirler.FreeBSD и NetBSD са генералните операционни системи.
Temmuz 2011'de inşaat tümüyle durduruldu.През юли 2013 г. стадионът временно е затворен за реконструкция.
İlgili Sayfalar