tümü ile cümle

tümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mesela alttaki eşitliklerin tümüne "E" diyelim.至る所に「あ」がつく物だらけの「あ空間」。
Alman 9. Ordu'su bazı bölgesel karşı taarruzlara giriştiyse de tümünde geri atıldılar.ドイツ第9軍は多くの局地的な反撃を行ったが、これらは全て跳ね除けられた。
Tümüyle bir köy yerleşmesi söz konusudur.一村単独村政となる。
Eserlerinin tümü sinemaya aktarılmıştır.出典はAll Cinemaによる。
Camilerin yaklaşık olarak %5' i tümüyle özeldir ve birkaç büyük caminin geniş özel bağış geliri bulunmaktadır.スンナ派モスクの残り5%は完全に私設されたものであり、いくつかの大きなモスクは独自の基金を持っている。
Kanatsız böceklerin tümü küçük boydadır ve kanatsızdırlar.すべてのクモヒトデ類は、腸と肛門を欠いている。
2. Müşterek kusurlu çatma Çarpışan gemilerin tümünün kusurlu olması halinde söz konusu olur....2番目の船が非常に望ましいと考える人々が何人かいる。
Bunun tersine kadınların giymek zorunda olduğu siyah renkli abiye güneş ışığını tümüyle çeker.全身黒い服で固めた沙夜とは対照的に白い服をまとっている。
Ancak tümü birbirinden bağımsız hikâye.そして、そのそれぞれに独立したストーリーがある。
Kostüm, özellikle tiyatro ve sinema gibi sanat türlerinde kıyafetlerin tümüne verilen genel addır.演劇部のように変装衣装を多数所持。
Neredeyse tümü açkılıdır.ほぼ全部入り。
0 tümüyle heteroseksüel anlamına gelirken, 6 tümüyle eşcinsel anlamına gelmektedir.2作では男性型だが、6作では女性型で登場。
Galaksilerin tümü kütleçekim etkisiyle oluşmuş olan gelgit kuyruklarına ve köprülere sahiptirler.全ての銀河は、重力相互作用によって形成される潮汐尾やブリッジのような構造を持つ。
29 Ocak 1996'de tiyatro binası bir kundakcılık sonucu yangın geçirip tümü ile harabeye döndü.1996年1月29日、修復工事中のフェニーチェ劇場は再び火災で全焼する。
Esas olarak bir tümülüs olduğu düşünülerek kazıya girişilmiş olduğu anlaşılmaktadır.どうやら叩きつけられた事に特別な感情があるらしい。
Gök, hava ve uzay tümünü yansıtır.空や空間を表す。
Ormanlı yamaçların düzlüklerine kurulmuş beş tümülüs (Yığma Tepe) bulunmaktadır.ノシシが入っていた五右衛門風呂(ラーメンのスープに使っていた)の温度を急上昇させた。
Ön cephe, Cumhuriyet Meydanı'na tümüyle hakimdir.郡全体が共和党の強い地盤である。
Kuzey İrlanda yılın tümünde İskoçya'dan daha sıcaktır.最暖月に北島北部で極めて高い。
Bu trenlerin TÜVASAŞ tarafından üretilen tümü mavi boyalı özel vagonları vardı.青の交響曲は全車特別車両。
Bu sırada grup üyelerinin tümü dans etmektedir.これによりメンバー全員大ブーイング。
Bunların içinde özellikle evcara takımı oluşturan eserler tümüyle şaheser denilmeye layıktır.特に測度が定義される集合全体を集めた集合族は完全加法族になる。
Savaşların tümünde savaşarak zapt etmek en üstün başarı değildir.戦時に略奪を行うのは勝者だけではない。
Matt Groening, normalde gözlerle çizime başlamakta, ardından burnu ve Bart’ın kafasının tümünü çizmektedir.马特·格勒宁通常先画眼睛,然后画鼻子,再画巴特头部的轮廓。
Bu durumda bilinen hiçbir kuvvet, dengeyi sağlamaya yetmez ve söz konusu cisim tümüyle içe çöker.則天下不知其所從,而上亦將眊亂而喪其所守。
Tümülüste henüz bilimsel bir çalışma yapılmamıştır.其科學研究一直沒有停止。
Onların da hemen hemen tümü gulamlardan oluşmaktadır.不論怎樣,牠們都因此而得以保存。
Bu bölümlerin tümü iç kısımlarda yer alır.所有这些部分总是体内的。
Kral Odası tümüyle granitten yontulmuştur.国王墓室整体由花岗岩制成。
Yahudi Latincesi, Zarphatik, Şuadit, Katalanik ve Yahudi Aragoncası dillerinin tümü şu anda ölü dillerdir.犹太-拉丁语、查法蒂語、蘇阿迪特語,以及犹太-阿拉贡语如今已是死语言。
Bu uçakların tümü operasyona katılmıştır.所有这些航空公司依然在运行。
T1 hattı tümüyle yer üstünden geçer.※2號線是上行通過線。
Eserlerinin neredeyse tümü ibadetle ilgilidir.教會工作幾乎都靠自己完成。
Şirket, Sony BMG'nin bir şubesi olarak Sony BMG tarafından tümüyle satın alınmıştır.影集由Sony BMG公司發行。
Tümüyle otobur bir türdür; meyve, yaprak gibi bitkilerle beslenirler.猴尾蜥是完全草食性的,主要吃果實及植物。
Tümüyle sebzeden yapılan momolar Hindistan ve Nepal'de popülerlik kazanmaktadır.骑象猎虎仅盛行在印度和尼泊尔。
Her bir soruya verilen yanıtın sayısal değerlerinin tümü birer anakütle olur.在量子力學裏,每一個可觀察量所對應的算符都是厄米算符。
Bu oranlar İtalya'nın tümü için Coocuklar için %18,06 ve emekliler için %19,94 ile karşılaştırılmalıdır.與此相比,義大利平均百分之18.06(未成年人)和19.94(退休)。
General Hans-Valentin Hube komutasındaki 1. Panzer Ordusu, 28 Mart 1944 tarihinde tümüyle kuşatılmıştı.第1裝甲軍團現在由漢斯-瓦倫丁·胡貝指揮,在3月28日被包圍。
Fransızlar böylece Yeni Fransa'nın hemen tümünü Britanyalılara bıraktı.至此,所有的法国领土全都重归法国。
35,000 biletin tümü geri ödendi.全台票房預估約有$3500萬。
Öykülerin tümünün anlatıcısı birinci tekil kişidir.這四個私生子,只有第一個被所有的歷史學家確信。
Lumia 822, Verizon'un CDMA ve LTE bantlarının tümünü destekliyor.Lumia 822支持全部Verizon的CDMA、LTE频段,同样支持多种世界各国采用的GSM频段。
29 Ocak 1996'de tiyatro binası bir kundakcılık sonucu yangın geçirip tümü ile harabeye döndü.1996年1月29日劇院再遇大火,事後發現是人為事件。
Mesela alttaki eşitliklerin tümüne "E" diyelim.ŋ - 類如 "ing" 中的 "ng"。
Modüllerin gereksinimlerinize uygun bir biçimde artırılması ve genişletilmesi kararı tümüyle size aittir.並得因區域整體發展或增加公共設施之需要,適度擴大其範圍。
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.事端多者,健請出外詳閱。
Gerçekte köy tümüyle boştu.又真即是空。
VI. yüzyıldan başlayarak, Manicilik Batı'da neredeyse tümüyle yok oldu.在5世紀前,火葬幾乎在歐洲消失。
Mesaj doğru olsa da yönlü olabilir ve olayın tümünü dengeli bir şekilde sunmayabilir.消息可能是好的,也可能是坏的,但我们将告诉您真实的情况。
Bu arazilerde avcılık tümüyle yasaktır.이곳에서는 사냥이 일체 금지되어 있다.
7 Temmuz 1969'da Kanada federal devletinin tümünde Fransızca ve İngilizce eşit kabul edildi.이 운동은 1969년 7월 7일 연방 하원을 이끌어서 캐나다 연방 정부 모든 곳에서 프랑스어를 영어와 동등하게 했다.
Neredeyse tümü açkılıdır.모두 닫힌구간이다.
Filmin çekimleri tümüyle Paris'te yapılmıştır.영화는 모두 파리에서 촬영되었다.
Bu topluluğun torunları kendi dil ve dinlerini tümüyle yitirmişlerdir.프랑스계 캐나다인은 그들의 종교와 언어를 완전히 버리지는 않아도 되었다.
Maçların tümünü AJ kazandı.그란 도구를 모두 우승했다.
Mesela alttaki eşitliklerin tümüne "E" diyelim.종성 'ㄹ'을 제외한 모든 자음이 중설음이다.
Macar 1. Kolordusu tümüyle imha oldu.대전 도시철도 1호선이 완전 개통되었다.
Bugün sekmesi, tümü sekmesi ve kaçırılan sekmesi.접촉에는 질내 성교, 구강 성교, 항문 성교가 모두 포함된다.
Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kalmıştı.그러나 내가 구름 위에 치솟은 아르테미스의 집을 보았을 때, 그들 다른 불가사의들은 그 빛을 잃었다.
İlgili Sayfalar