tümü ile cümle
tümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fransızlar böylece Yeni Fransa'nın hemen tümünü Britanyalılara bıraktı.Prancis juga menyerahkan Prancis Baru kepada Britania.
7 Temmuz 1969'da Kanada federal devletinin tümünde Fransızca ve İngilizce eşit kabul edildi.Pada 7 Juli 1969, bahasa Prancis disamakan dengan bahasa Inggris melalui pemerintah federal.
Sonra şehir tümüyle yakıldı.Selain itu, seluruh kota dibakar.
Bölüm, neredeyse tümüyle hapishane dışında olan olaylara odaklanmaktadır.Makhluk hidup tersusun hampir semuanya dari nonlogam.
Ancak müştemilatın üzerindeki saray tümüyle farazi olarak tasarlanmıştır.Terdapat pintu surga yang hanya dapat dimasuki oleh orang yang bersedekah.
Libyalı süvarinin tümü de savaş arabaları üzerinde savaşır.Siasat kavaleri juga bisa mempergunakan kereta perang.
Bu takviye kuvvet, Sicilya'daki dengeleri tümüyle değiştirmeye yetmiştir.Dampak pemberontakan ini sangat mengubah pandangan Bixio mengenai Sisilia.
Eurystheus ise hayvanların tümünü Hera'ya adak olarak kurban eder.Euristheus lalu mempersembahkan ternak tersebut untuk Hera.
Oranı o tarihte yüzde 6 olan Yahudi nüfusunun neredeyse tümü savaş sırasında yok edildi.Jumlah ini berkisar 36% dari seluruh hakim di Turki pada saat itu.
Maksimum lezzet için tümünün optimum bir konsantrasyonda olması gereklidir.Semuanya harus berada dalam kadar yang optimum untuk menghasilkan kelezatan maksimum.
Cinsel olgunluğa, üreme organlarının tümüyle gelişmesi ve gamet üretiminin başlamasıyla ulaşılır.Kematangan seksual dicapai dengan matangnya organ reproduksi dan produksi sel gamet.
Günümüzde bu kalıntıların tümü Homo erectus olarak sınıflandırılır.Bagian atas tengkorak tersebut kini diidentifikasi sebagai milik spesies Homo erectus.
Dolayısıyla oyun alanı üzerinde hiçbir baskıları yoktur ve (at dışında) tümüyle hareketsizdirler.Juga di tempat itu sesuai dengan apa yang mereka pernah alami juga tidak cocok bagi mereka.
Sirius-A’nın oluşumundan milyar yıl sonra hidrojen rezervlerini tümüyle tüketmiş olacağı öngörülmektedir.Sirius A diperkirakan akan kehabisan bahan bakar hidrogen di intinya dalam satu miliar tahun lagi.
Bir bilgisayar, bu bileşenlerin üçünün bir veya tümü gibi aynı anda hareket edebilir.Salah satu atau kombinasi dari kondisi-kondisi tersebut dapat terjadi secara bersamaan.
Tümü de boşlukta tüm ağırlıklarıyla yer alıyorlardı.Hal ini dicapai dengan adanya distribusi berat di tiap-tiap gandarnya.
İkinci geceki sahnelenme ise bunun tümüyle aksi olarak çok tutulmuştur.Pada malam Final Jam, sambil berpikir tentang betapa tidak adilnya semua ini.
Birliğin SNK kararnamelerinin tümü her cumhuriyette geçerlidir (13).Tất cả các nghị định của SNK của Liên minh đều có hiệu lực ở mọi nước cộng hòa (13).
(Kimilerine göre ise bu yapı bir tümülüstür.)Nhiều người cho rằng đó là điềm gở).
İstatistiksel olarak, VOC Asya'daki ticari rakiplerinin tümünü geride bıraktı.Theo thống kê, VOC làm lu mờ tất cả các đối thủ thương mại khác tại châu Á.
İnsan beyninin bilinçli süreçlerin tümünü içerir.Nó bao gồm tất cả các quá trình có ý thức của bộ não.
Güney Avustralya, yerleşimcilerinin tümüyle özgür insanlardan oluştuğu tek Avustralya eyaletidir.Nam Úc là bang duy nhất tại Úc mà người định cư hoàn toàn có thân phận tự do.
Cohors tumultuaria ( "kaos" analamına gelen tumultus kelimesinden,): düzensiz auxilia birliği.Cohors tumultuaria (biến thể của từ tumultus, nghĩa là "hỗn độn"): Đơn vị trợ chiến không chính thức.
7 Nisan 1962’de tümü suçlu bulunup 30 yıla mahkûm edilir.Ngày 7 tháng 4 năm 1962, tất cả đều bị tuyên bố phạm tội và kết án 30 năm tù.
Bazı ülkeler de tümüyle sözde tecavüz kültürleri olarak nitelendirilmiştir.Một số xã hội đã được cho là có văn hóa hiếp dâm.
Günümüzde bu kalıntıların tümü Homo erectus olarak sınıflandırılır.Ngày nay, chúng được phân loại là Homo erectus ("người đứng thẳng").
Filmin çekimleri tümüyle Paris'te yapılmıştır.Tác phẩm được sáng tác toàn bộ tại Paris.
Bu savaş sonrasında Burgonyalılar'ın bağımsız devlet kurma hayalleri tümüyle ortadan kaldırılmıştır.Sau trận này, Kế hoạch Barbarossa của nước Đức Quốc xã hoàn toàn phá sản.
1625 yılına gelindiğinde Estonya'nın tümü İsveç egemenliği altına girmişti.Cuối cùng vào năm 1625, toàn bộ lãnh thổ Estonia đã về tay Đế chế Thụy Điển hùng mạnh.
Çoğu durumda, bulguların tümüne bir arada rastlanmaz.Hơn thế nữa:Bố mẹ tôi thường không chắc chắn trong mọi chuyện.
Alman kuvvetleri Kuzey Ukrayna'dan tümüyle atılmışlardı.Lúc này phát xít Đức đã hoàn toàn bị quét sạch khỏi Bắc Ukraina.
Düğmelerin tümü alüminyumdan siyah ve kabartılmış haldeydi.Tất cả các nút đều có màu đen và được làm nổi cùng nhôm.
Sevdiklerimin tümünün bu nazik hastalıktan can vermesini dilerim" diyordu.Tôi sẽ sung sướng hy sinh tính mạng để gìn giữ con cái đáng thương của tôi khỏi tai họa khủng khiếp này."
Bu trenlerin TÜVASAŞ tarafından üretilen tümü mavi boyalı özel vagonları vardı.Điểm đặc biệt của chiếc này là được sơn nguỵ trang toàn bộ bằng màu xanh đậm.
Önceleri bu binanın bir kısmı kullanılırken daha sonra onarılmış ve tümü kullanılmaya başlanmıştır.Khoảng thời gian sau đó, tất cả những phần xây dựng cũ đều bị phá hủy và công việc tiến hành nhanh chóng.
Avrupa'nın tümünde süs bitkisi olarak geniş ölçüde yetiştirilmektedir.Nó được trồng rộng khắp trên thế giới như là một loại cây trồng bán khô hạn.
Bu grupta bulunan herkes gerçekleri tümüyle bilmedikleri için doğru dürüst cevap veremezler.Thứ nhất là vì không ai có thế có toàn bộ thông tin chính xác.
Yedi opsin alt grubunun tümü, hayvanların son ortak atasında zaten bulunuyordu.全部で七つのオプシンのサブファミリーは動物の最終共通祖先の中ですでに存在していた。
Ancak Markham tartışmalardan tümüyle uzak durmadı.しかし、マーカムは議論を全く避けたわけではなかった。
2009 yılından bu yana, organizasyon tümüyle üye devletler tarafından finanse edilmektedir.2009年以降は、すべて加盟国による出資で運営されている。
Nihayet 2 Mayıs'ta Kızıl Ordu binanın tümünde kontrolü sağladı.最終的には5月2日に赤軍は議事堂を完全制圧した。
Tamamlandığında tümü 15 cilttir.完走したのは15台。
Tümüyle birlikte, buz çağı teorisinin kabul görmesi için birkaç on yıl geçti.全てまとめて、氷河時代説が科学者らに完全に受け入れられるようになるまでには数十年を要した。
Hatta bir sonraki yıl dersin yarısını değil tümünü üstlenmesi istenmişti.半分だけではなく、全体が裁断される予定だった。
Tümü Sadri Alışık tarafından canlandırılmıştı.上総介広常によって斬首された。
Bu durumda bilinen hiçbir kuvvet, dengeyi sağlamaya yetmez ve söz konusu cisim tümüyle içe çöker.この事は部外者には判らぬものである これらはすべて厳重に守らなくてはならない。
52 alt anahtarın tümü yaratılıncaya kadar bu işleme devam edilir.50音全てのカルタが制作されるまで継続される。
Omurgalı hayvanların neredeyse tümünün alyuvarları çekirdeksizdir.後生動物全体の単系統性はある程度信じられている。
1943de müttefik hava bombardımanında yeniden tümüyle yıkılmış ve restore edilmiştir.1943年の空爆で再度被災し、再建された。
Maçların tümü Lomé'da oynanmıştır.試合は全てベルリンで行われた。
Macar 1. Kolordusu tümüyle imha oldu.第一大隊はほぼ壊滅した。
Yedi kitaplık seri, günümüz itibarıyla tümüyle tamamlanıp satışa sunulmuştur.明治時代に以下の七神蹟地を確定し、親塚が建てられた。
Pilot bölüm, tümüyle 16 mm film kullanılarak çekilde ve CGI kullanılarak montajlandı.撮影では全てに16mmフィルムを使用し、CGIによる編集が行われた。
Bu noktaların tümünden geçen doğru Euler doğrusu olarak bilinir.本当にあなたは凡ての奥義を熟知なされています。
Bu yüksekliklerin tümü Günüş Dağı'nda bulunmaktadır.この他の山脈はすべてニューメキシコにある。
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.また、様々な女性に対する愛の詩を多く残した。
Gerçekte köy tümüyle boştu.元々は一つの空の世界だった。
Üç Sovyet ordusu tümüyle imha edilmiştir.宇宙の三大勢力はほぼ壊滅。
Yahudi Latincesi, Zarphatik, Şuadit, Katalanik ve Yahudi Aragoncası dillerinin tümü şu anda ölü dillerdir.ユダヤ・ラテン語、ツァルファティート(ユダヤ・フランス語)、シュアディート(ユダヤ・プロヴァンス語)、カタラニート、ユダヤ・アラゴン語は現在は全て死語。
Sürgün edilen Ermenilere ait malların tümüne 1930'ların başında el konuldu.1930年代の閉鎖時に自殺したオーナーの幽霊が出るといわれている。
İlgili Sayfalar