tümü ile cümle
tümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hadrianus aynı zamanada entelektüel ve sanatsal alanların tümünde bilgisini göstermeyi severdi.Του άρεσε να επιδεικνύει τις γνώσεις του σε όλα τα πνευματικά και καλλιτεχνικά πεδία.
Adada uzun yıllar yerleşim olmuş ancak 1959 yılına gelindiğinde ada sakinleri adayı tümüyle terk etmişlerdir.Η κάθοδος προς τα παράλια είναι εμφανής την επόμενη δεκαετία, αφού το 1928 μόνο 95 κατοικούσαν εκεί.
Dış kulakları körelmiş ya da tümüyle yok olmuştur.Οι οπίσθιες πτέρυγες είναι ατροφικές ή λείπουν τελείως.
Pozitif tanımlı bir simetrik matris, kendi değerlerini tümü pozitiftir.Ένα Ερμιτιανός πίνακας είναι θετικά ορισμένος αν όλες οι ιδιοτιμές είναι θετικές.
İnsan beyninin bilinçli süreçlerin tümünü içerir.Sindet omfatter alle hjernens bevidste processer.
Matt Groening, normalde gözlerle çizime başlamakta, ardından burnu ve Bart’ın kafasının tümünü çizmektedir.Matt Groening selv, starter normalt med øjnene, så næse, og resten af omridset af Bart hoved.
Üç Sovyet ordusu tümüyle imha edilmiştir.Tre sovjetiske arméer var nu omringet.
1625 yılına gelindiğinde Estonya'nın tümü İsveç egemenliği altına girmişti.I 1625 kom hele fastlands-Estland under svensk herredømme.
Bu tür şirketlerin hemen tümü Venoco tarafından üretilen yağları pazarlamaktadır.Disse butikker sælger udelukkende produkter produceret af LEGO.
29 Ocak 1996'de tiyatro binası bir kundakcılık sonucu yangın geçirip tümü ile harabeye döndü.Den 29. januar 1996 blev teatret igen ramt af en ildløs.
Tümü el yapımıdır.Alt er lavet i hånden.
Ama bu yöntemlerin tümü sadece yerel etki gösteriyordu.Disse kampe havde kun lokal betydning.
Tümü saf ırk olan 30.000 büyükbaş hayvan, bunun yanında 30.000 küçükbaş damızlık hayvan bulunmaktadır.På et stort individ af Almindelig Blærerod har man fundet 150.000 små krebsdyr foruden andre små vanddyr.
Pozitif tanımlı bir simetrik matris, kendi değerlerini tümü pozitiftir.Enhver reel symmetrisk matrix er Hermitisk, og derfor er alle dens egenværdier reelle.
Bu seri, özgün seriyle ilk terim dışında tümüyle aynıdır.I denne serie taler figurerne rigtigt i modsætning til originalen.
Bu arada Kumköy ve Yenişehir tümüyle yakılıp yıkılmıştır.Hele slottet, både nyt og gammelt, nedbrændte.
Stadyum, tümü koltuklu olmak üzere 20.532 seyirci kapasitesine sahiptir.Det er et all-seater-stadion med plads til 30.205 tilskuere.
Eserlerinin neredeyse tümü ibadetle ilgilidir.Stort set alle hans værker er fredet.
Tümünü Brezilya kazanıyor.Hun spiller også for Brasilien.
Ancak bu yatak tümüyle işletilmiş olup günümüzde sadece turistik amaçlarla kullanılmaktadır.Stationen findes dog endnu og bliver i dag udelukkende brugt til godstransport.
Tümülüsler Hitit krallarının mezarlarıdır.Borrefeltet var således ynglingekongernes gravplads.
Köyde yaşayan halkın tümü kürttür.Alle i byens øvrighed var i vildrede.
Rostov Oblastındaki tümü büyük istasyonlar için bir plan önerdi.Den kunne over Rufisque stationen sende meddelelse til alle Lande.
Fakat bu tedbirler tümüyle başarılı olmadı.Disse tiltag var imidlertid helt utilstrækkelige.
1870'lerden sonra kendisini tümüyle yazılarına verdi.Efter 1670 synes han kun at have malet meget lidt.
Böylece artık Arap Yarımadası'nın tümünde yaygın olan bir tür olduğu kabul edilir.Det er en traditionel form for arabisk arkitektur, som er udbredt i hele Mellemøsten.
Ama bulutlara doğru yükselen Efes'teki tapınağı gördüğümde, diğerlerinin tümü gölgede kalmıştı.Men da jeg så tempelet i Efesos stige opp i skyene, ble alle disse andre underverkene satt i skyggen.»
Sonunda senato pes etmek zorunda kaldı ve Claudius da suikastçıların neredeyse tümünü bağışladı.Senatet var etter hvert nødt til å gi etter, og til gjengjeld benådet Claudius nesten alle av konspiratørene.
1625 yılına gelindiğinde Estonya'nın tümü İsveç egemenliği altına girmişti.I 1625 kom hele Fastlands-Estland under svensk herredømme.
29 Ocak 1996'de tiyatro binası bir kundakcılık sonucu yangın geçirip tümü ile harabeye döndü.29. januar 1996 ble teateret på ny totalt ødelagt av brann.
Açıkçası şehrin tümü müstahkem mevkiye dönüştürülmüştü.Enkelt sagt ble hele byen gjort om til en stor byttering.
Bu yeni güçler, eski ordudan kalanların tümüyle birlikte iki konsül arasında paylaştırıldı. .Disse nye styrkene, sammen med restene av den tidligere arméen, ble delt mellom konsulene.
Kendi dalında 6 şehirdeki yarışların tümünü kazanan atletler 1 milyon dolarlık ödülü (jackpot) paylaşmaktaydı.Utøvere (i utvalgte øvelser) som vant sin øvelse i alle seks stevnene deler på en jackpot på 1 million dollar.
Bundan dolayı kitaplarının tümü aslında İsveççe yazılmıştır.Alle bøkene er skrevet på svensk.
Ancak bu hareketlenme kısa süre içinde yavaşlayıp 5 Haziran 1967 tarihinde tümüyle durdu.Utbruddsfrekvensen avtok jevnt, og opphørte fullstendig 5. juni 1967.
Şarkıların tümü Walter Becker ve Donald Fagen tarafından yazıldı.Alle låtene er skrevet av Walter Becker og Donald Fagen.
PopMatters, şarkıyı "tümüyle güzel" ve "bir modern rap klasiği" olarak nitelendirdi.Massey kaller sangen for "simpelthen nydelig" og "en klassiker innen moderne rap".
Bu durumda bilinen hiçbir kuvvet, dengeyi sağlamaya yetmez ve söz konusu cisim tümüyle içe çöker.Enhver som ikke bevarer denne hel og uforfalsket, vil uten tvil gå evig fortapt.
Alman direnci neredeyse tümüyle çöktü.Dette resulterte i at det tyske forsvaret nesten totalt kollapset.
Alman 9. Ordu'su bazı bölgesel karşı taarruzlara giriştiyse de tümünde geri atıldılar.Den 9. tyske armé hadde blitt slått tilbake, tvunget over på retrett, og de var ikke alene.
Grek – Pers Savaşları üzerine birinci el kaynakların hemen hemen tümü Grek kaynaklarıdır.Det som i dag er kjent om krigen kommer stort sett fra greske kilder.
Bu uçakların tümü operasyona katılmıştır.Alle tjenestene deltok i dette arbeidet.
(İlk kitap hariç, diğer kitapların tümü Almanca veya Latincedir.)(De fleste, men ikke alle filosofiske språk, er a priori.)
Bu onun hayatını tümüyle değiştirecek olan bir seçimdir.Svarbrevet skulle komme til å forandre hans liv totalt.
İstatistiksel olarak, VOC Asya'daki ticari rakiplerinin tümünü geride bıraktı.Statistisk overgikk selskapet alle sine rivaler i Asiahandelen.
Kralların tümü bilinmemektedir.Ingen av kongene som nevnes er kjente.
Uranometria, 1603 - Tümünün dijital kopyası, Linda Hall Kütüphanesi.De Mundi et Sphere, 1512, i den digitale samlingen til Linda Hall Library.
Ücretsiz yayınlananların ise - Savannah kostümleri dışında - tümü tek bir kostüm içermekteydi.Swindons første bortedrakter (som var helt forskjellig fra hjemmedrakten) bestod av en helblå drakt.
Bağımsız bir yargı sistemi de bunların tümünü kapsar.En uavhengig granskningskommisjon frikjente ham fullstendig.
Mesela alttaki eşitliklerin tümüne "E" diyelim.Merk at «D» i ligningene nedenfor står for den totalderiverte.
Bu kulüpleri kuranların tümü Vefa İdadisi öğrencisiydiler.Menn fra alle samfunnsgrupper møttes som jevnbyrdige studenter.
İncirpınar tümülüsleri bu köyde bulunur.Sykkelparkeringer i hele regionen.
Yazılan bilgilerin tümü İngilizce Vikipedi'deki maddesi'nden alınmıştır (İron Dome)Hele Reichsdeputationshauptschluss kan leses i fulltekst (på tysk) på naboprosjektet wikisource.
Sekiz adet olan gözlerin tümü bir arada kümelenmiş, ön ortadakiler diğer hepsinden daha küçük.De har bare har seks øyne, med unntak av noen få som har åtte, fire, to eller ingen øyne.
James Earl Jones, üç kısımın tümünde konuk oyuncu olarak göründü.James Earl Jones menjadi bintang tamu di ketiga cerita ini.
İstatistiksel olarak, VOC Asya'daki ticari rakiplerinin tümünü geride bıraktı.Secara statistik, perkembangan usaha VOC melampaui semua pesaingnya di kawasan Asia.
Ormanlı yamaçların düzlüklerine kurulmuş beş tümülüs (Yığma Tepe) bulunmaktadır.Di kelima sudut dibangun kubu (benteng) dari tanah yang dikeraskan.
Stadyum, tümü koltuklu olmak üzere 20.532 seyirci kapasitesine sahiptir.Stadion ini berkapasitas 20.532 penonton dan seluruhnya berupa tempat duduk.
Birkaçı otsu parazit olup tümü aromatiktir.Sebagian lipid adalah aromatik sebagian lain bukan.
Güncel haber akışlarının tümü ücretsizdir ve yalnızca uygulama içinden abone olabilir.Semua umpan berita topikal bebas dan dapat berlangganan hanya dari dalam aplikasi.
İlgili Sayfalar