tümü ile cümle

tümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak bu hareketlenme kısa süre içinde yavaşlayıp 5 Haziran 1967 tarihinde tümüyle durdu.Esta fase eruptiva foi curta, reduzindo-se paulatinamente até cessar a 5 de Junho de 1967.
Alfabe 22 harftan ibaret olup bunların tümü ünsüz harflerdir.O alfabeto tem 22 letras, todas consoantes.
General Hans-Valentin Hube komutasındaki 1. Panzer Ordusu, 28 Mart 1944 tarihinde tümüyle kuşatılmıştı.O Primeiro Exército Panzer, agora comandado por Hans Hube, foi totalmente cercado em 28 de março.
Bu oyunların tümü filmle aynı adı taşıyordu.Todos os jogos foram baseados no filme de mesmo nome.
Bazı ülkeler de tümüyle sözde tecavüz kültürleri olarak nitelendirilmiştir.Sociedades inteiras foram acusadas de possuir uma cultura de estupro.
Karar parçalar halinde kabul edilmiş, metnin tümü için oylamaya gidilmemiştir.Foi aprovada parágrafo por parágrafo, sem votação da resolução como um todo.
Bu onun hayatını tümüyle değiştirecek olan bir seçimdir.Assim, ele consegue uma oportunidade que muda a sua vida completamente.
Alman Merkez Ordular Grubu'na bağlı birliklerin tümü ya öldürüldü ya da teslim oldu.Todos os soldados do Grupo de Exércitos Centro alemão foram capturados ou mortos.
Gerçekte köy tümüyle boştu.O vilarejo estava totalmente deserto.
Olası biyolojik etkileşimlerin tümüne interaktom (interactome) adı verilir.O conjunto total e biologicamente possível destas interações é denominado interactoma.
Neredeyse tümü açkılıdır.É tudo aberto.
Tümünü Brezilya kazanıyor.Ocorre em todo o Brasil.
Viyana eyaleti Aşağı Avusturya eyâleti tarafından tümüyle çevrilmiştir.Viena é cercada pelo Estado da Baixa Áustria.
Grek – Pers Savaşları üzerine birinci el kaynakların hemen hemen tümü Grek kaynaklarıdır.Como resultado, quase tudo que se sabe a respeito das Guerras Sicilianas vem de fontes gregas.
Alman direnci neredeyse tümüyle çöktü.A contra-ofensiva alemã praticamente se rompe nesse momento.
15 Nisan'da Irak tümüyle koalisyon güçlerinin denetimine geçti.Em 5 de abril é certificada por observadores da ONU o procedimento de evacuação total das forças espanholas.
Bu isimlerim tümü günümüzde halen kullanılmaktadır.Todas estas denominações são utilizadas até hoje.
Ancak tümü birbirinden bağımsız hikâye.As histórias são independentes entre si.
Köy halkının tümü silahşördü.Todos na prefeitura estão armados.
Bu oranlar İtalya'nın tümü için Coocuklar için %18,06 ve emekliler için %19,94 ile karşılaştırılmalıdır.Isso se compara com a média italiana de 18,06% (menores de idade) e 19,94% (aposentados).
Tümülüs dikkatli, ölçülerek ve sıkça kontrol edilerek ve ustalıkla yapılmıştır.Tudo é devidamente absorvido, controlado e classificado.
Bu haliyle bulunduğu mekanın tümünü kaplamaktadır.E a partir dos quais toda a matéria é feita.
Omurgalı hayvanların neredeyse tümünün alyuvarları çekirdeksizdir.Frequentemente animais de outras espécies imitadas, são totalmente enganadas.
Kuzey İrlanda yılın tümünde İskoçya'dan daha sıcaktır.6 de setembro Dia mais quente do ano em Portugal continental.
Telekom hizmetlerinin tümü ilçe merkezinde bulunmaktadır.Todas as rádios da cidade têm sede no próprio município.
Bu mezrada yaşayanların tümü köy halkının hısım ve akrabasıdır.Mahallenin eski ismi pırtındır.Hoje, toda a área do sítio chama-se Bairro dos Casa, em homenagem a seus antepassados, pioneiros da região.
6000 kişiyi tutsak alan Crassus, Appia Yolu boyunca tümünü çarmıha gerdirdi.O seis mil escravos foram crucificados ao longo da Via Ápia por ordens de Crasso.
Bu savaş sonrasında Burgonyalılar'ın bağımsız devlet kurma hayalleri tümüyle ortadan kaldırılmıştır.Diante desses problemas, os planos de independência dos nacionalistas foram seriamente afetados.
Bu bölmede, Tümü, Dizinler ve kullanıcı tarafından oluşturulan her grup listelenir.Esse painel lista Todos, Diretórios, e cada grupo feito pelo usuário.
Yürürlükte olan hukuk kurallarının tümüne mevzuat denir.Tão sérias quanto foram as consequências da Lei dos Círculos.
Nazilerin tümü neredeyse güç kullanarak Silezya'dan atıldı.O restante reino da Sicília foi conquistado quase sem resistência.
Aşağıdaki kişilerin tümü Madalyayı almışlardı.Em todas, a jovem obteve medalhas.
Henry takımının 6-0 kazandığı karşılaşmada gollerin tümünü kendi attı.No jogo assistido, Henry marcou todos os seis gols da vitória de seu time por 6-0.
Bu güreş türlerinin tümünde müzik, güreşin vazgeçilmez bir parçası olarak rol almaktadır.Para os adeptos dessa abordagem, a música só existe como manifestação humana.
Sessizlik işitilebilir sesin kısmen ya da tümüyle yokluğudur.Ela pode variar em tamanho, ou estar completamente ausente.
Aşağıdaki şahısların tümü bu onur unvanını almışlardı.Neste período, toda a receita de uma honraria pertencia a seu titular.
2003'te yapılan açıklamayla ise örgütün tümünün şiddet olaylarına son verdiğini duyuruldu.Embora a violência eclodiu em 1996, a maioria dos protestos organizados pelo movimento terminou em paz.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Veel leden zeiden overigens weinig aanmeldingen van vrouwen te verwachten.
Lie gruplarının ilk örneklerinin tümü klasik grupların sınıfı içine düşüyor.All van deze voorgaande voorbeelden van lie-groepen vallen in de klasse van de klassieke groepen.
Bu harekattan sonra Belçika Galyası tümüyle Romalılar kontrolü altına geçmiştir.Aan het einde van deze operaties was volledig Belgisch Gallië onder Romeinse controle.
Bu yaklaşımların tümünde, yöntem seçimi ile birlikte, bir temel küme seçilmesi gereklidir.In al deze methoden is, naast de berekeningswijze, ook de keuze van de basis set belangrijk.
İkinci olarak Alman birliklerinin güvenerek planladığı Alman savunma çemberleri, neredeyse tümüyle aşıldı.De Duitse linies, waarop de Duitse troepen vertrouwden, werden vrijwel geheel onder de voet gelopen.
Ancak şimdiye kadar ödülü kazananların tümü Britanya vatandaşıdır.Winnaars zijn in de eerste jaren altijd van Britse herkomst.
Alman direnci neredeyse tümüyle çöktü.De Duitse verdediging was volledig ingestort.
Binanın tümü bir ev gibidir.Dat is zo vast als een huis.
Piyade Alayı tümüyle imha olmuş, 416.Het 416ste infanterieregiment sloeg elke aanval af.
Budapeşte'de binaların yüzde seksenden fazlası tümüyle yıkıldı ya da hasar gördü.In de hoofdstad Tegucigalpa werd een derde van alle gebouwen verwoest of beschadigd.
Kralların tümü bilinmemektedir.Veel van de koning is niet bekend.
Tümülüslerin içindeki oda mezar, ana zemin üzerine inşa edilmiştir.Dali is gebouwd in rechte straten; alles staat haaks op elkaar.
Derslerin tümü Acıbadem yerleşkesinde verilmektedir.We kunnen er iets van leren als we bestraft worden met lijden.
Macar 1. Kolordusu tümüyle imha oldu.Het 13de korps was volledig vernietigd.
Neredeyse tümü açkılıdır.Alles is vrijwel geïllustreerd.
Tribünlerin tümü koltukludur.Alle driehoeken zijn congruent.
Serviks kanseri olgularının neredeyse tümünde HPV enfeksiyonu olduğu gösterilmiştir.Hij wijst op het feit dat bijna alle serechs van Sneferka gemaakt zijn op beschadigingen.
Bu uçakların tümü operasyona katılmıştır.Team: het hele team doet mee aan deze missie.
Van Allen alanı iki kuşağa bölünmüştür ve dünyayı tümüyle çevrelemez.De tribunes zijn verdeeld in twee ringen die het veld volledig omsluiten.
Eserlerinin neredeyse tümü ibadetle ilgilidir.Vrijwel al zijn werk is religieus geïnspireerd.
Ormanlı yamaçların düzlüklerine kurulmuş beş tümülüs (Yığma Tepe) bulunmaktadır.Van de Bergetiger(P) zijn er dus vijf gebouwd.
Bu garip acayip eserlerin tümü mermer taşından yapılmıştır.Veel beroemde beeldhouwwerken zijn uit dit marmer vervaardigd.
Lise mezunu olduktan sonra ise kendisini tümüyle müziğe verdi.Direct na zijn afstuderen richtte hij zich volledig op de muziek.
İlgili Sayfalar