tümü ile cümle

tümü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak tümü birbirinden bağımsız hikâye.Нереальная история Все — за одну.
Bu isimlerim tümü günümüzde halen kullanılmaktadır.Все эти фамилии распространены и сегодня.
Ona göre bu tutum, Miletlilerin tümüyle ayaklanmaya katılmasını sağlamak içindi.Они полагали, что он тот, кому суждено объединить враждующие Гильдии.
1707'den sonra Birleşik Krallık'ın tümünün genel tarihi için bkz.Об истории Англии до 1707 года см. статью История Англии.
Kentin 7 km dışında bulunan ve Anundshög adı verilen tümülüs, İsveç'teki en büyük tümülüstür.В настоящее время исследовано 6 км этой пещеры, что делает её самой протяжённой в Швеции.
Adalet ile hukuk arasındaki bağı kesintiye uğratsa da o bağı tümüyle kopartmaz.Нарушать закон, находясь здесь, не совсем правильно.
Enfekte olan kişilerde bu belirtilerin tümü, bir kısmı görülebilir veya hiçbiri ortaya çıkmayabilir.У людей, страдающих запором, встречаются все эти признаки, однако некоторые из них могут и отсутствовать.
Yine de türün tümü tehlikede değildir.Все виды находятся под угрозой.
Gene de, bu etkinin tümüyle ortadan kalktığına inanmamak gerek."Но это ещё не значит, что самого явления не существует».
Üye öğrencilerin tümü Slytherin öğrencileridir.Мальчики становятся учениками Слизерина.
1945 yılında, Silezya'nın tümü Sovyet Kızıl Ordusu tarafından işgal edildi.В 1945 году Силезия была занята советской армией.
İkinci geceki sahnelenme ise bunun tümüyle aksi olarak çok tutulmuştur.И все-таки в день съемки основного эпизода все очень волновались.
T1 hattı tümüyle yer üstünden geçer.Канал № 1 проходит полностью в насыпи.
Bazı ülkeler de tümüyle sözde tecavüz kültürleri olarak nitelendirilmiştir.هناك مجتمعات بأكملها أطلق عليها ثقافات اغتصاب.
1870'lerden sonra kendisini tümüyle yazılarına verdi.وبعد عام 1870 وهب نفسه للكتابه تماما.
Bu yarışların tümü tek kişilik bisikletlerle yapılan yarışlardır.في مسابقات السيدات، يضم كل فريق دراجتين فقط.
Karar parçalar halinde kabul edilmiş, metnin tümü için oylamaya gidilmemiştir.واعتمد القرار في أجزاء؛ وعملية التصويت لم تجرِ بشأن القرار ككل.
Matt Groening, normalde gözlerle çizime başlamakta, ardından burnu ve Bart’ın kafasının tümünü çizmektedir.وقد بدأ مات غورنينغ الرسم بالعيون بشكل طبيعى وعقب ذلك الأنف ثم رسم كل رأس بارت بعد ذلك.
2014 Türkiye yerel seçimleri'ne göre ildeki ilçelerin tümü üç parti tarafından yönetilmektedir.وفقا للانتخابات التركيا المحلية 2014 يقوم ثلاثة أحزاب بحكم كافة المدن في المقاطعة.
Harekâtın devamında Kızıl Ordu, aşağı Don - Donets koridorunu tümüyle geri almıştı.الجيش الأحمر يترجعون قليلا عن نهر الدون.
Fez'deki Yahudi Mahallesi 1912 yılında Müslüman kalabalıklar tarafından neredeyse tümüyle yıkıldı.وكان الحي اليهودي في فاس قد دمر من قبل حشد من المُسلمين في عام 1912.
Küçük yerleşim birimlerinin birçoğu tümüyle yıkıldı.العديد من القرى التابعة لهذه الأقليات تم تدميرها بالكامل.
Tümü yeni bir zırhla daha kaplanmıştır.وهم مسلحون مع قوي أخري.
Yahudi Latincesi, Zarphatik, Şuadit, Katalanik ve Yahudi Aragoncası dillerinin tümü şu anda ölü dillerdir.اللغات اللاتينية اليهودية والزارفاتية والشوآديت واليهودية الأراغونية تعتبر الآن لغات منقرضة.
Diğer harflerin tümü ("Ñ", "G̃" ve digraflar dahil) sessizdir.باقي الحروف الأخرى (بما فيها «Ñ» و «G̃» والحروف المزدوجة) هي حروف ساكنة.
Bütün bunlara rağmen uçaklar radara tümüyle yakalanmaz değil.بينما ظلت باقي الأنواع بدون أي رادار.
Avrupa'nın tümünde süs bitkisi olarak geniş ölçüde yetiştirilmektedir.كان سعر الحبوب ، في جميع أنحاء أوروبا عالية .
İlçe merkezinde ihtiyaçların tümünü karşılayabilecek esnaf işletmeleri bulunmaktadır.وفّر الإسعاف الأولي لكل من يحتاجه.
Höyüğün tümünü kaplayan geniş bir yangın tabakası ortaya çıkarılmıştır.وعلى الفور، غطت طبقة كثيفة من الدخان السام المنطقة كلها.
Eserlerinin tümü sinemaya aktarılmıştır.كل هؤلاء اجتمعوا في حركة السينما الجديدة.
İki batarya da gün sonunda tümüyle imha olmuştur.ويبدو أن كلا الجهازين قد تم تفجيرهما عن بعد.
Bütün bünlar tümüyle Atina ordusu'ndaki üstün liderliğe dayanan sonuçlardır.قبل الجينوفي أخيرا جميع شروط الأدميرال الإسباني.
Alfabe 22 harftan ibaret olup bunların tümü ünsüz harflerdir.تتكون الأبجدية الفينيقية من 22 حرفا، كل الحروف ساكنة.
Şekil olarak bir tümülüse benziyor.أن كان شكلاً آو نوعاً..
Bu oranlar İtalya'nın tümü için Coocuklar için %18,06 ve emekliler için %19,94 ile karşılaştırılmalıdır.يقارن هذا مع المتوسط الإيطالي عند 18.06% (قصر) و19.94% (متقاعدين).
Oburluk, şehvet ve öfke resmin tümünde tespit edilebilir.يمكن أن يحفز الجوع والغضب والخوف على اتخاذ قرار سريع.
Dolayısıyla oyun alanı üzerinde hiçbir baskıları yoktur ve (at dışında) tümüyle hareketsizdirler.وعذاب الكفار في النار لا يفتر عنهم ولا ينقطع ولا يخفف، بل هو متواصل أبدًا.
Parsellerin tümü yoludik çizgilerle bölümlemiştir.تم ربط كل مستوى إلى الآخر عن طريق الدرج.
19 Mart 1946'da ise Tercüme Dergisi'nin Şiir Özel Sayısı'nda Hai-Kai'ler başlığı altında tümü yayımlandı.وفي 19 مارس عام 1946 نُشرت جميعها أيضاً تحت عنوان "هاي كاي" في العدد الخاص بالأشعار في مجلة "الترجمه".
Günümüzde, Arap ülkelerinin tümünde kalan Yahudilerin toplam sayısı sadece 8.000'dir.اليوم ، لا تزال حوالي 8,000 يهودي يعيشون في الوطن العربي.
Devlete ait Çin Endüstri ve Ticaret Bankası 20 bin bireysel şubesinin tümüne Linux kurmaktadır.يملك القرض الصناعي والتجاري الفرنسي 20% من رأس ماله.
Bu nüfusu 30-44 yaşlar grubu tümün %22'sini kapsamaktadır.وهذا يشكل أكثر من ثلث رجال الدولة الذين تتراوح أعمارهم بين 20-40.
Hintteki sözkonusu bu kutsal metinlerin tümünün incelenmesi gerekmektedir.والعلم الحديث شكك في سير القديسين هذا.
Tümü sakallı ve serpuşlu olarak gösterilmiştir.يكتشف الجميع حقيقة زغلول وحسونة.
Tümü koltuklu olan tribünlerde engelliler için ayrılan bir kısım bulunmaktadır.وينتهي على كل جانب في حلقة غير كاملة تحيط بالقصبات.
Tümümünü kılıçtan geçirdiler.لكن تم إنقاذهم من الغرق عن طريق سيف.
On sanığın tümü suçsuz olduklarını öne sürmüş, ancak hiçbirinin itirazı kabul edilmemiştir.كان هناك ستة أشخاص في قفص الاتهام ، ولم يعترف أي منهم بالذنب.
Almanya'nın tümü Müttefiklerce işgal edilmişti.كان كل الباقين في ألمانيا من كبار السن .
Tümü hayatını kaybetti.كلّ حزن بحياتي.
Savaşların tümünde savaşarak zapt etmek en üstün başarı değildir.وقد تكون أعظم مسرحية مناهضة للحرب على الإطلاق .
Ancak Markham tartışmalardan tümüyle uzak durmadı.أو على الأقل حاكم ماكتان بلا منازع.
Tümü çiniden yapılmış mihrabı çok ilgi çe­kicidir.لأي فنان الجرأه-عين النمر- مهمة جدا.
1945 yılında, Silezya'nın tümü Sovyet Kızıl ordusu tarafından işgal edildi.Em 1945, toda a Silésia foi ocupada pelo Exército Vermelho soviético.
Kral Odası tümüyle granitten yontulmuştur.A Câmara do Rei é inteiramente revestida com granito.
Bu yaklaşımların tümünde, yöntem seçimi ile birlikte, bir temel küme seçilmesi gereklidir.Além da escolha do método, em todas estas aproximações é necessário escolher um conjunto de funções-base.
Bu arazilerde avcılık tümüyle yasaktır.Nesta zona é proibida a caça.
Bu araç tümüyle amfibik olabilmektedir.O veículo é totalmente anfíbio.
Bazı matematikçiler tümünü, hiperişlemlerin örnekleri olarak kabul ediyor.Alguns matemáticos referem-se a todas as variantes, como exemplos de hiperoperações.
Tümü hayatını kaybetti.Todos perderam a vida.
News Corporation daha sonra bu şirketin diğer hissedarlarıyla da anlaşarak şirketin tümünü satın aldı.Então a News Corporation adquiriu toda a empresa de acordo com os demais acionistas da empresa.
İlgili Sayfalar