tümör ile cümle
tümör kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Genel bir kural olarak tümöral olgular sıklıkla yaşlı bireylerde gözlenir.緊急避難の一環として古今東西しばしば見られる。
1984'te beyin tümörü ameliyatı geçirdi ve iyileşti.1984年、シムノンは脳腫瘍の外科手術を受け、順調に回復した。
Tümörlerin muhtemelen çevresel bir faktör veya genetik bir eğilim sonucu oluşmuş oldukları düşünülmektedir.これらの腫瘍は環境要因か遺伝的傾向の可能性がある。
Örneğin Li-Fraumeni syndromu tümör baskılayıcısı p53'teki mutasyonlardan kaynaklanır.リ - フラウメニ症候群(Li-Fraumeni syndrome)は遺伝子TP53上の遺伝子変異よって引き起こされる。
Tümörlerden kaynaklanan bazı istisnalar hariç, çoğu birincil hücre kültürünün sınırlı yaşam süresi vardır.腫瘍から得られる例外をのぞいて、ほとんどの初代培養株の寿命は限られている。
Bağışıklık sisteminin başka bir önemli rolü de tümörleri tanıması ve yok etmesidir.免疫系统另一个重要功能是发现和消灭肿瘤。
Tümörlerin değişime uğramış hücreleri, normal hücrelerde bulunmayan tümör antijenlerini ifade ederler.肿瘤细胞会表达一些未在正常细胞中发现的抗原。
Temmuz 1952'de Kesselring'in boğazında bir kanserli tümörün büyüdüğü teşhisi kondu.1952年7月,凯塞林經診斷出喉癌。
Bunların arasında yangı (enflamasyon), bunama (demans) ve tümör büyümesi (neoplazma) vardır.寇至,夜舉火,晝鳴炮,並力堅守。
Çok büyük tümörler nefes darlığına sebep olabilirler.因為過大的乳房會造成呼吸困難。
En sık neden malign tümörlerdir.常被誤會為行李。
Kötü huylu (malign) tümörler ise kanser olarak adlandırılır.其恶性肿瘤阶段称之为囊腺癌。
1999'un Kasım ayında Schuldiner'ın ailesi tümörün yok olduğunu ve Chuck'ın iyileşmeye başladığını duyurur.1999年十月,查克的家人對外宣布腫瘤已經壞死,他正在慢慢復原。
Neredeyse sadece çocuklarda görülen bir tümör türüdür.外觀看起來還只是幼童的體型。
İki tümör Hamburg'da yapılan ameliyat ile çıkarıldı ancak yapılan ameliyattan sonra belden aşağısı felç kaldı.함부르크(Hamburg)에서 두 개의 종양 덩어리를 제거하는 수술을 받았지만 그는 허리 아래를 쓰지 못하는 몸이 되어버렸다.
Kendileri tümörijenik değildir.이들은 구형(球形)이 아니다.
Çok büyük tümörler nefes darlığına sebep olabilirler.심한 경우 호흡마비로 사망할 수도 있다.
Ancak ameliyat beyin sapı tümörlerinde çok risk taşır.그러나 이들은 뇌의 시상하부에서 신경전달물질로 작용하기도 한다.
Benign tümörler kanser değildirler.섬유이형성증은 암의 일종이 아니다.
Tümör, vücuttaki tüm doku ve organlarda meydana gelebilir.למעשה, מוקדי שחפת יכולים להופיע בכל איבר בגוף.
Ekim 1969’da bir beyin tümörü teşhisi kondu ve 29 Mayıs 1970 cuma günü öldü.באוקטובר 1969, היא אובחנה עם גידול במוח, ונפטרה ביום שישי, 29 במאי 1970, לאחר שלושה ניתוחים כושלים.
2002 yılında, Ruffalo'da bir çeşit beyin tümörü olan akustik nöroma hastalığına rastlandı ve ameliyata alındı.בשנת 2002 רופאלו עבר בדיקה רפואית שבה הועלה חשד כי הוא סובל מנוירומה אקוסטית (סוג של סרטן המוח) ועבר ניתוח.
Tümör görüntülenmesi ya da sağaltımında kullanılabilir.ניתן לשלוט על הסטיה האופקית על ידי הרמת או הורדת הכוונת).
Örneğin Li-Fraumeni syndromu tümör baskılayıcısı p53'teki mutasyonlardan kaynaklanır.Insensitivity to growth inhibitor signals: למשל, מוטציות ב-P53.
Benign tümörler kanser değildirler.Акулите не са податливи на ракови заболявания.
Tümör vajen alt 1/3'ünü tutmuştur.Мазнините заемат около 1/3.
2010'da Franklin bir tümörü aldırmak adına konserlerini iptal etti.През 2007 година се налага да отменя концерти поради твърде малко публика.
Tümörlerin temel 3 özelliği vardır.Интелигентните системи имат три основни свойства.
Ocak 2015 yılında, bu tümörlerin karaciğerine ve beynine yayıldığı tespit edilmiştir.През лятото на 2015 г. бившият президент съобщава, че му е открит тумор в мозъка.
Bazen de her iki tipte tümöral oluşumlar aynı kesede şekillenebilir.Obje božice ponekad postaju isti lik.
Semptomlar, primer tümörlerin lokalizasyonuna göre değişebilir.Kirurgija može biti otežana zbog lokacije ovih tumora.
Genellikle iyi huylu bir tümör olarak bilinir.Zvykne byť zdobený primeranou výšivkou.
Bağışıklık sisteminin başka bir önemli rolü de tümörleri tanıması ve yok etmesidir.Druga pomembna vloga imunskega sistema je prepoznavanje in odpravljanje tumorjev.
Kötü huylu (malign) tümörler ise kanser olarak adlandırılır.Le maligni tumor pravilno imenujemo tudi rak.
Bu, öldürücü T hücrelerinin tümör hücrelerini "anormal" olarak tanımasına izin verir.To omogoča T-celično prepoznavo tumorskih celic kot nenormalnih.
Tümör vajen alt 1/3'ünü tutmuştur.Višina stolpov meri tretjino višine notranjega ščita.
Evre II: Tümör serviksi aşmış, fakat pelvis duvarına ulaşmamıştır.Kraj Edvard II. to tudi stori, vendar s figo v žepu.
İki tümör Hamburg'da yapılan ameliyat ile çıkarıldı ancak yapılan ameliyattan sonra belden aşağısı felç kaldı.Po operacijos Hamburge, pašalinus du auglius, jis liko paralyžuotas nuo juosmens žemyn.
p53 ya da diğer adıyla tümör protein 53 (TP53), hücre döngüsünü düzenleyen bir transkripsiyon faktörüdür.p53 (Baltymas p53) – tai transkripcijos faktorius, reguliuojantis ląstelės ciklą.
Tümörü çıkarıldı ve kemoterapiye başlandı.Sėklidės buvo pašalintos ir jam sėkmingai atlikta chemoterapija.
Tümör, vücuttaki tüm doku ve organlarda meydana gelebilir.Gali atrodyti, kad viskas vyksta galvoje ar organizmo viduje.
Hormon salgılayan tümörler.Žole apsinuodija arkliai.
Sigmoido vezikal fistülün en sık rastlanılan ikinci nedeni sigmoit tümördür.Kõige sagedasem sekundaarse amenorröa põhjus on rasedus.
Tümörlerin temel 3 özelliği vardır.Mikroprotsessorit iseloomustavad kolm põhilist omadust.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Ale dla innych nowotworów poprawa jest raczej skromna.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.A pri drugih vrstah raka je prišlo le do skromnega izboljšanja.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Avšak u jiných druhů nádorů a rakoviny se dosáhlo pouze mírného zlepšení.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Dar pentru alte tipuri de tumori şi cancere, îmbunătăţirile au fost numai modeste.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.De más daganatoknál és rágtipusoknál, a javulás csak mérsékelt volt.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Doch bei anderen Tumore und Krebsarten, hat sich kaum etwas verbessert.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.그러나 다른 종류의 종양과 암에서의 개선은 매우 미비한 수준입니다.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Maar voor andere tumoren en kankertypes waren de verbeteringen eerder bescheiden.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Mais pour les autres tumeurs et types de cancers, les améliorations sont restées modestes.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Ma per altri tipi di tumore e cancro, i miglioramenti sono stati solo modesti.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Mas noutro tipo de cancros e tumores, os resultados foram mais modestos.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Mutta muille kasvaimille ja syöpätyypeille parannukset ovat olleet vaatimattomia.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Nhưng cho những loại khối u hay ung thư khác, những cải thiện chỉ ở mức vừa phải.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Pero para otros tumores y tipos de cáncer, las mejoras han sido sólo modestas.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Tapi untuk tumor dan kanker jenis lain, peningkatannya hanya sedikit.
Ama diğer tümörlerde ve kanser çeşitlerinde, sadece mütevazi gelişmeler oldu.Όμως για άλλα είδη καρκίνου, τα αποτελέσματα ήταν μέτρια.