tüketmek ile cümle
tüketmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.Ami még rosszabb: azt tanítja, hogy a több fogyasztás a jó állampolgári viselkedés jutalma.
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.Erger nog, het leert dat meer consumptie de juiste beloning is voor een goede burger.
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.Même pire, Elle enseigne qu'un bon citoyen est récompensé par plus de consommation
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.Schlimmer noch man lernt, dass mehr Konsum einen guten Bürger ausmacht.
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.И даже хуже, учит что больше потреблять это значит быть хорошим гражданином.
Daha da kötüsü, iyi bir vatandaş olmanın daha çok tüketmek demek olduğunu aşılamaya çalışıyor.والأسوأ، أنه يعلم أن الاستهلاك الأكثر هو التعبير الأمثل للمواطن الصالح.
Devamlı çok alkol tüketmek de zararlı.Car boire beaucoup et quotidiennement est aussi mauvais.
Devamlı çok alkol tüketmek de zararlı.Porque beber continuamente mucho é também prejudicial.
Devamlı çok alkol tüketmek de zararlı.Защото постоянното пиене също не е полезно.
Elimizdeki bütün fosforu tüketmek için kaç gram klora ihtiyacımız olduğu soruluyor.A ptají se nás, kolik gramů chlóru je potřeba, abychom vypotřebovali všechen fosfor, co tu máme.
Elimizdeki bütün fosforu tüketmek için kaç gram klora ihtiyacımız olduğu soruluyor.Zapytano nas ile gram chloru potrzeba aby przereagował cały fosfor, który mamy?
Elimizdeki bütün fosforu tüketmek için kaç gram klora ihtiyacımız olduğu soruluyor.І нам треба знайти скільки грам хлору необхідно для цієї реакції?
Elimizdeki bütün fosforu tüketmek için kaç gram klora ihtiyacımız olduğu soruluyor.Пита се колко грама хлор се изискват, за да можем да използваме всичкия фосфор, с който разполагаме?
Elimizdeki bütün fosforu tüketmek için kaç gram klora ihtiyacımız olduğu soruluyor.השאלה היא כמה גרם של כלור דרושים, על מנת להשתמש בכל הזרחן שברשותנו?
Görünen o ki, et tüketmekten hiç bahsedilmiyor. Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Ei iau in serios acest sanctuar in timp.
Görünen o ki, et tüketmekten hiç bahsedilmiyor. Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Те вземат това светилище във времето много насериозно.
Görünen o ki, et tüketmekten hiç bahsedilmiyor.분명 고기는 거론하지 않았습니다.
Görünen o ki, et tüketmekten hiç bahsedilmiyor.látszólag a húst kihagyva.
Görünen o ki, et tüketmekten hiç bahsedilmiyor.la viande est ostensiblement absente.
Görünen o ki, et tüketmekten hiç bahsedilmiyor.לכאורה חסר בשר.
Görünen o ki, et tüketmekten hiç bahsedilmiyor.وفي الظاهر تفتقد اللحم .
Görünen o ki, et tüketmekten hiç bahsedilmiyor.彼らはこの神聖な時間を厳格に守ります
Hayatlarımız kredi çekerek ya da borç alarak aslında ihtiyacımız olmayan şeyleri tüketmekle geçiyor gibi.Rolul nostru in viata pare a fi numai acela de a imprumuta bani sa cumparam lucruri de care nu avem nevoie
İdeali, hiç bir zaman çok fazla içmemeniz. Devamlı çok alkol tüketmek de zararlı.Idealmente no deberías beber mucho, hagas lo que hagas, porque beber continuamente mucho es también dañino.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.A PAC foi apresentada em 1962 e gasta 40% de todo o orçamento da UE.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.Den fælles landbrugspolitik blev indført i 1962 og forbruger 40% af det samlede EU-budget.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.Den gemensamma jordbrukspolitiken infördes 1962 och står nu för 40 procent av hela EU-budgeten.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.Die GAP wurde 1962 eingeführt und beansprucht 40 % des EU-Gesamthaushalts.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.Introduite en 1962, la PAC consomme 40% de l'ensemble du budget de l'UE.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.La PAC se estableció en 1962 y consume el 40 % del presupuesto total de la UE.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.PAC-ul a fost introdus în 1962 şi consumă 40% din întregul buget al UE.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.SKP je bila uvedena leta 1962. Porabi 40 % celotnega proračuna EU.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.SPP bola zavedená v roku 1962 a pohlcuje 40 % z celkového rozpočtu EÚ.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.SZP byla zavedena v roce 1962 a spotřebovává 40 % celého rozpočtu EU.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.WPR wprowadzono w 1962 r. Pochłania ona 40 % całego budżetu UE.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.YMP perustettiin vuonna 1962, ja siihen käytetään 40 prosenttia koko EU:n talousarviosta.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.Η ΚΓΠ θεσπίστηκε στα 1962 και απορροφά το 40% του συνολικού προϋπολογισμού της ΕΕ.
OTP 1962 yılında uygulamaya konmuş olup, tüm AB bütçesinin %40’ını tüketmektedir.ОСП бе създадена през 1962 г. и използва 40% от целия бюджет на ЕС.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Dat zo snel opgebruiken is niet ons geboorterecht, denk ik.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Et selon moi, nous n'avons pas un droit inné à l'utiliser à la vitesse à laquelle nous le faisons.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Io credo che non abbiamo il diritto di consumarlo così rapidamente come stiamo facendo.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.I według mnie nie mamy prawa naturalnego, żeby tak po prostu zużywać ją tak szybko jak to robimy.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.제 생각에는 그것을 가능한 빨리 다 써버릴 수 있는 권리를 갖고 태어난 것은 아닙니다.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Não temos o direito de a usar da forma rápida como estamos a usar.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Nem hiszem hogy velünk született jogunk lenne mindezt olyan gyorsan felhasználni, ahogy csak tudjuk.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Şi cred că nu avem un drept nativ să folosim totul aşa de repede pe cât facem noi.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Und wir haben kein Geburtsrecht, diese Energie so schnell zu verbrauchen, wie wir es im Moment tun.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.Y no tenemos el derecho inalienable para gastarla tan rápido como podamos, creo yo.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.А ние нямаме рождено право просто да го прахосваме толкова бързо, както правим, според мен.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.И у нас нет права по рождению вот так просто и быстро использовать ее, я думаю.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.ולדעתי אין לנו זכות-מלידה סתם לנצלו הכי מהר שאפשר.
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.ونحن لا نملك الحق على استهلاكها بهذه السرعة، على ما أظن
Sanırım bu enerjiyi bu kadar hızlı tüketmek hakkımız değil.できるだけ早く使い果たす生得権を 私達は持ち合わせていないと思います 使用したエネルギーと 同じ速さでエネルギーを創り出す
Sonuç olarak da tüketmekte çok başarılı olduk.Akibatnya, makin lama kita makin jago beraktifitas
Sonuç olarak da tüketmekte çok başarılı olduk.A kvůli tomu jsme se stali velice dobří v konzumování.
Sonuç olarak da tüketmekte çok başarılı olduk.A stali sme sa, ako výsledok toho, veľmi dobrý v spotrebovávaní.
Sonuç olarak da tüketmekte çok başarılı olduk.E come risultato, siamo diventati bravissimi a consumare.
Sonuç olarak da tüketmekte çok başarılı olduk.E nós tornámo-nos, como resultado, muito bons a consumir.
Sonuç olarak da tüketmekte çok başarılı olduk.Het gevolg was dat we erg goed werden in consumeren.
Sonuç olarak da tüketmekte çok başarılı olduk.그리고 우리는 결과적으로 소비에 무척 능해졌습니다.