Ve dört, tüketici davranışlarını kökten bir şekilde şoka uğratan global bir durgunluk.Και τέταρτον, μια παγκόσμια ύφεση που έχει συγκλονίσει θεμελιωδώς καταναλωτικές συμπεριφορές.
Ve dört, tüketici davranışlarını kökten bir şekilde şoka uğratan global bir durgunluk.И в-четвертых, глобальная рецессия, которая фундаментально потрясла поведение потребителей.
Ve dört, tüketici davranışlarını kökten bir şekilde şoka uğratan global bir durgunluk.И четвърто, глобална рецесия, която наистина шокира потребителите и промени поведението им.
Ve dört, tüketici davranışlarını kökten bir şekilde şoka uğratan global bir durgunluk.(שניים), שטף של רשתות חברתיות עמית-לעמית וטכנולוגיות זמן-אמת,
Ve dört, tüketici davranışlarını kökten bir şekilde şoka uğratan global bir durgunluk.ورابعاً ،الكساد العالمي الذي هز جذريا سلوكيات المستهلك.
Ve dört, tüketici davranışlarını kökten bir şekilde şoka uğratan global bir durgunluk.消費行動を根底から 揺さぶった世界的な景気後退です この4つの要因がお互いに
Ve kabul etmelisiniz ki, son bir buçuk sene içerisinde tüketiciler oldukça garip şeyler yaptılar.그리고 지난 1년 반동안 소비자들이 진짜 이상한 행동을 했었다는 것도 인정해야 합니다.
Ve kabul etmelisiniz ki, son bir buçuk sene içerisinde tüketiciler oldukça garip şeyler yaptılar.E dovete ammettere, che durante l'ultimo anno e mezzo, i consumatori hanno fatto cose abbastanza strane.
Ve kabul etmelisiniz ki, son bir buçuk sene içerisinde tüketiciler oldukça garip şeyler yaptılar.Si trebuie sa admiteti ca, in cursul ultimului an si jumatate, consumatorii au facut cateva lucruri ciudate.
Ve kabul etmelisiniz ki, son bir buçuk sene içerisinde tüketiciler oldukça garip şeyler yaptılar.Можно утверждать, что в течение последних полутора лет потребители вели себя несколько странно.
Ve kabul etmelisiniz ki, son bir buçuk sene içerisinde tüketiciler oldukça garip şeyler yaptılar.ועליכם להודות שבתוך השנה וחצי האחרונות, הצרכנים עשו כמה דברים מאד משונים.
Ve kabul etmelisiniz ki, son bir buçuk sene içerisinde tüketiciler oldukça garip şeyler yaptılar.و عليك ان تعترف، أن في خلال العام و نصف الماضيين، قام المستهلكون بأشياء غريبة جدا.
Ve kabul etmelisiniz ki, son bir buçuk sene içerisinde tüketiciler oldukça garip şeyler yaptılar.とても信じられない事をしたおかげで 我々は 危機を乗り越えられました
Ve, kriz sonrası tüketicilerde gördüğümüz dördüncü eğilim ise aile ocağına dönmek ile ilgili.Ainsi, la quatrième sorte de consumérisme post-crise que nous voyons c'est ce mouvement de retour au bercail.
Ve, kriz sonrası tüketicilerde gördüğümüz dördüncü eğilim ise aile ocağına dönmek ile ilgili.Asa ca, al patrulea fel de consum post criza identificat este intoarcerea catre comunitate, oameni.
Ve, kriz sonrası tüketicilerde gördüğümüz dördüncü eğilim ise aile ocağına dönmek ile ilgili.Czwartym rodzajem pokryzysowego konsumizmu, który obserwujemy, jest ruch powrotu do domu, do korzeni.
Ve, kriz sonrası tüketicilerde gördüğümüz dördüncü eğilim ise aile ocağına dönmek ile ilgili.De vierde soort post-crisis consumentisme die we zien is de beweging terug naar oude waarden.
Ve, kriz sonrası tüketicilerde gördüğümüz dördüncü eğilim ise aile ocağına dönmek ile ilgili.Die vierte Form des Nach-Krisen-Konsumenten, die wir beobachten, ist die Rückkehr in den Schoß der Familie.
Ve, kriz sonrası tüketicilerde gördüğümüz dördüncü eğilim ise aile ocağına dönmek ile ilgili.자, 우리가 볼 위기이후의 소비주의 네번째는 보금자리로 돌아가는 움직임입니다.
Ve, kriz sonrası tüketicilerde gördüğümüz dördüncü eğilim ise aile ocağına dönmek ile ilgili.Quindi, il quarto consumismo post-crisi che vediamo è la tendenza verso un ritorno all'ovile.
Ve, kriz sonrası tüketicilerde gördüğümüz dördüncü eğilim ise aile ocağına dönmek ile ilgili.Επομένως, το τέταρτο είδος καταναλωτισμού που παρατηρείται μετά την κρίση είναι η επιστροφή στο ποίμνιο.
Ve, kriz sonrası tüketicilerde gördüğümüz dördüncü eğilim ise aile ocağına dönmek ile ilgili.Четвертая ценность пост-кризисного потребления заключается в в тенденции возврата к общественному.
Ve, kriz sonrası tüketicilerde gördüğümüz dördüncü eğilim ise aile ocağına dönmek ile ilgili.Четвъртият тип посткризисен консумеризъм, който виждаме, е това движение за връщане към гънката.
Ve, kriz sonrası tüketicilerde gördüğümüz dördüncü eğilim ise aile ocağına dönmek ile ilgili.הסוג הרביעי של צרכנות פוסט-משברית שאנו רואים היא התנועה של החזרה לקהילה.
Ve, kriz sonrası tüketicilerde gördüğümüz dördüncü eğilim ise aile ocağına dönmek ile ilgili.النوع الرابع لإستهلاك ما بعد الأزمة هو اننا نشهد هذه الحركة للرجوع إلى الحظيرة
Ve, kriz sonrası tüketicilerde gördüğümüz dördüncü eğilim ise aile ocağına dönmek ile ilgili.価値観の変化である 再集団化への歩みです
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.A helyzet az, hogy az olaj, számunkra, amerikai fogyasztók számára valójában egy nagyon elvont fogalom.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.Chodzi o to, że ropa jest czystą abstrakcją dla amerykańskich konsumentów.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.E il punto è che il petrolio è realmente un'astrazione per noi come consumatori americani.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.Et le fait est, est que le pétrole est vraiment une abstraction pour nous les consommateurs Américains.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.Het probleem is dat olie meer een abstractie is voor ons als Amerikaanse consument.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.그리고 중요한 점은 기름은, 미국인 소비자인 우리에게 가장 중요한 요소라는 점입니다.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.Og dét, der er, er, at olie faktisk er en abstraktion for os amerikanske forbrugere.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.Şi ceea ce este important e că petrolul este chiar un lucru abstract pentru consumatorul american.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.Und die Sache ist, dass das Öl für uns wirklich eine Ablenkung als der amerikanische Konsument ist.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.Và vấn đề là dầu thì thực sự rất trừu tượng đối với chúng ta--những người tiêu dùng Mỹ.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.Y la cosa es que el petróleo es abstracto para nosotros los consumidores de EE.UU.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.Είναι γεγονός πως το πετρέλαιο είναι κάτι αόριστο για εμάς ως Αμερικάνους καταναλωτές.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.И дело в том, что нефть для нас как для американских потребителей -- полная абстракция.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.Проблемът е, че нефтът е нещо напълно абстракнто за американския потребител.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.הדבר החשוב הוא, שנפט בשביל הצרכן האמריקני הוא דבר מופשט.
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.و الشيء المهم, هو أن النفط فعلاً غامض بالنسبة لنا كمستهلكين أميركيين
Ve olay şu ki, biz, Amerikalı tüketiciler için petrol çok soyut bir kavram.我々 米国の消費者にとっての象徴です 我々は世界の人口の4%に過ぎませんが
Ve tabi ki, bundan kaynaklanan statü yarışıyla ilgili duygular, toplumumuzdaki tüketiciliği ateşliyor.E, claro, esse sentimento de competição pelo estatuto que se gera, guia o consumismo na nossa sociedade.
Ve tabi ki, bundan kaynaklanan statü yarışıyla ilgili duygular, toplumumuzdaki tüketiciliği ateşliyor.그리고 물론, 그것에서 나온 지위 경쟁의 감정들이 우리사회의 소비주의를 이끕니다
Ve tabi ki, bundan kaynaklanan statü yarışıyla ilgili duygular, toplumumuzdaki tüketiciliği ateşliyor.Och så klart, känslan av tävlan efter status som kommer ur det, som driver konsumtionen i vårt samhälle.
Ve tabi ki, bundan kaynaklanan statü yarışıyla ilgili duygular, toplumumuzdaki tüketiciliği ateşliyor.Було проаналізовано 208 досліджень, де у психологічну лабораторію запрошували волонтерів.
Ve tabi ki, bundan kaynaklanan statü yarışıyla ilgili duygular, toplumumuzdaki tüketiciliği ateşliyor.וכמובן, הרגשות הללו של תחרות על סטטוס, שהן הפועל היוצא, מניעים את הצרכנות בחברה שלנו.
Ve tabi ki, bundan kaynaklanan statü yarışıyla ilgili duygular, toplumumuzdaki tüketiciliği ateşliyor.وحتماً تلك المشاعر ناتجة عن صراع الطبقات الإجتماعية لعدم المساواة التى تقود الثقافة الإستهلاكية فى مجتمعنا .
Ve tabi ki, bundan kaynaklanan statü yarışıyla ilgili duygular, toplumumuzdaki tüketiciliği ateşliyor.地位争いから生まれる感情が 世の中の消費者主義を駆り立てるのです さらに地位的な不安にもつながります
Ve yeni bir trend olan, eskiden 'paylaşım' denen tüketici kooperatifleri.A co z nowym trendem "Collaborative Consumption", który kiedyś nazywano "dzieleniem się"?
Ve yeni bir trend olan, eskiden 'paylaşım' denen tüketici kooperatifleri.Além da nova moda do Consumo Colaborativo, antes chamado de Compartilhamento (Sharing).
Ve yeni bir trend olan, eskiden 'paylaşım' denen tüketici kooperatifleri.És mi a helyzet az új trenddel, a közös fogyasztással, az ún. megosztáson alapú gazdasági formákkal?
Ve yeni bir trend olan, eskiden 'paylaşım' denen tüketici kooperatifleri.Et qu'en est-il de la nouvelle tendance de consommation collaborative, que l'on appelait avant "partager"?
Ve yeni bir trend olan, eskiden 'paylaşım' denen tüketici kooperatifleri.Și ce spuneți despre noua tendință de consum collaborativ? denumit pe vremuri schimb?
Ve yeni bir trend olan, eskiden 'paylaşım' denen tüketici kooperatifleri.Was meinen Sie zum neuen Trend "kollaborativer Konsum" früher bekannt unter "Teilen"?
Ve yeni bir trend olan, eskiden 'paylaşım' denen tüketici kooperatifleri.Και πως θα σας φαινόταν η νέα τάση της "Συνεργατικής Κατανάλωσης" κοινώς γνωστή ως διαμοιρασμός.
Ve yeni bir trend olan, eskiden 'paylaşım' denen tüketici kooperatifleri.А что насчет нового тренда совместного потребления, ранее известного как "дележка".
Ve yeni bir trend olan, eskiden 'paylaşım' denen tüketici kooperatifleri.وماذا عن الاتجاه الجديد للإستهلاك المشترك والذي يعرف بإسم التشارك
Wal-Mart gibi yapın, kendisi için tedarikçileri için ve tüketicileri için yeşile dönün.Doe het als Wal-Mart, laat het groen worden voor zijn klanten, zijn leveranciers en voor zichzelf.