Tüketiciler yüz dolar vererek bazı cihazlar satın alıyorlar, mesela bu cihaz gibi: FitBit.Potrošniki lahko zdaj kupijo stodolarske naprave, kot je ta majhni FitBit.
Tüketiciler yüz dolar vererek bazı cihazlar satın alıyorlar, mesela bu cihaz gibi: FitBit.Verbraucher können sich heute grundsätzlich Geräte für 100 Dollar kaufen, wie dieser kleiner FitBit.
Tüketiciler yüz dolar vererek bazı cihazlar satın alıyorlar, mesela bu cihaz gibi: FitBit.Οι καταναλωτές τώρα μπορούν να αγοράσουν συσκευές εκατό δολαρίων, όπως αυτό μικρό FitBit.
Tüketiciler yüz dolar vererek bazı cihazlar satın alıyorlar, mesela bu cihaz gibi: FitBit.Потребителите днес могат да купят апарати за по сто долара, като този малък FitBit.
Tüketiciler yüz dolar vererek bazı cihazlar satın alıyorlar, mesela bu cihaz gibi: FitBit.Сегодня потребители могут приобрести стодолларовые приборы, как этот небольшой FitBit.
Tüketiciler yüz dolar vererek bazı cihazlar satın alıyorlar, mesela bu cihaz gibi:FitBit のようなものが買えます
Tüketiciler yüz dolar vererek bazı cihazlar satın alıyorlar, mesela bu cihaz gibi:צרכנים יכולים כיום לקנות מוצרים בעלויות זולות,
Tüketiciler yüz dolar vererek bazı cihazlar satın alıyorlar, mesela bu cihaz gibi:يمكن للمستهلكين اليوم شراء أجهزة تساوي مئات الدولارات.
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,A dokonca pri ešte radikálnejšom postoji k konzumnému spôsobu života spoločnosť umiestnila reklamu
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,En una postura aún más radical contra el consumismo,
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,In una presa di posizione ancora più radicale contro il consumismo,
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,심지어는 소비자 제일주의에 훨씬 더 급진적인 자세를 취하여 그 회사는 "이 외투를 사지마세요"라는 광고를
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,Prenant position bien plus radicalement contre le consumérisme
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,בצעד קיצוני אפילו יותר נגד התרבות הצרכנית, החברה הוסיפה פרסומת "אל תקנה את המעיל הזה"
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,في موقف أكثر تطرفاً ضد النزعة الاستهلاكية، وضعت الشركة اعلان " لا تشتري هذه السترة"
Tüketiciliğe karşı çok daha kökten bir duruş sergileyen şirket, alışveriş sezonunun doruk noktasında,クリスマスシーズンに 「このジャケットを買わないで」 という広告を打ちました
TÜKETİCİLİĞİNİ GELİŞTİRMİŞ VE İTAAT İLE BÜYÜMÜŞ BU MU?Como ser você. Quem é você? Você realmente sabe?
Tüketici markalarınaAls we consumentenmerken vertellen:
Tüketici markalarınaDacă spunem mărcilor de consum:
Tüketici markalarınaE se diciamo alle grandi marche del consumo,
Tüketici markalarınaJeśli mówimy markom konsumenckim:
Tüketici markalarınaKdyž říkám spotřebitelským značkám:
Tüketici markalarına대중은 소비자 브랜드에게 이렇게 말합니다.
Tüketici markalarınaSe dizemos às marcas de consume:
Tüketici markalarınaVà nếu chúng tôi nói với các thương hiệu của người tiêu dùng,
Tüketici markalarınaWenn wir den Marken sagen:
Tüketici markalarınaΚαι αν λέμε στις καταναλωτικές μάρκες
Tüketici markalarınaЕсли мы говорим коммерческим брендам:
Tüketici markalarınaואם אנו אומרים למותגי הצריכה,
Tüketici markalarınaو اذا قلنا للعلامات التجارية المستهلكة:
Tüketici markalarına「自社商品の良さを 宣伝しても良い」と伝えて
Tüketicinin güveni birden düşmüştü.Das Vertrauen der Verbraucher gestürzt.
Tüketicinin güveni birden düşmüştü.Purtroppo, durante la sessione transitoria del Congresso
Tüketicinin güveni birden düşmüştü.Tetapi, kita tidak dapat semena-mena memotong jalan demi kemakmuran.
Tüketicinin güveni birden düşmüştü.Và sự thất bại đó kèm theo cái giá phải trả, giống như một mớ hỗn độn tự nhiên của quá trình trong
Tüketicinin güveni birden düşmüştü.معالجة البنية التحتية، إصلاح نظام الهجرة، حماية كوكب الأرض من التأثيرات الضارة
Tüketicinin güveni birden düşmüştü.既存の税法は、富裕層が優遇されすぎ、仕事をしている中間層の犠牲の上になりたっておりましたが、
"Tüketicinin hedefi nedir?" diye sordu Mary Douglas yoksulluk üzerine bir makalesinde 35 yıl önce."소비자의 목표는 무엇인가?" 메리 더글라스가 35년 전에 빈곤에 대한 에세이에서 물었습니다.
"Tüketicinin hedefi nedir?" diye sordu Mary Douglas yoksulluk üzerine bir makalesinde 35 yıl önce."Čo je cieľom spotrebiteľa?" spýtala sa Mary Douglas v úvahe o chudobe pred 35 rokmi.
"Tüketicinin hedefi nedir?" diye sordu Mary Douglas yoksulluk üzerine bir makalesinde 35 yıl önce."Co jest celem konsumenta?" - pytała Mary Douglas w eseju na temat ubóstwa napisanym 35 lat temu.
"Tüketicinin hedefi nedir?" diye sordu Mary Douglas yoksulluk üzerine bir makalesinde 35 yıl önce."Qual è l'obiettivo del consumatore?" si chiedeva Mary Douglas in un saggio sulla povertà scritto 35 anni fa.
"Tüketicinin hedefi nedir?" diye sordu Mary Douglas yoksulluk üzerine bir makalesinde 35 yıl önce."Vad är konsumentens mål?" Mary Douglas ställde frågan i en uppsats om fattigdom skriven för 35 år sedan.
"Tüketicinin hedefi nedir?" diye sordu Mary Douglas yoksulluk üzerine bir makalesinde 35 yıl önce."Was ist der Zweck des Verbrauchers?" Hat Mary Douglas in einem Artikel über Armut vor 35 Jahren.
"Tüketicinin hedefi nedir?" diye sordu Mary Douglas yoksulluk üzerine bir makalesinde 35 yıl önce."Wat is het doel van de consument?", vroeg Mary Douglas in een essay over armoede zo'n 35 jaar geleden.
"Tüketicinin hedefi nedir?" diye sordu Mary Douglas yoksulluk üzerine bir makalesinde 35 yıl önce."Каква е целта на потребителя?" Мери Дъглас попита в есе за бедността, написано преди 35 години.
"Tüketicinin hedefi nedir?" diye sordu Mary Douglas yoksulluk üzerine bir makalesinde 35 yıl önce."Какие цели преследует потребитель?" Спрашивает Мэри Дуглас в своём ессе о бедности, написанном 35 лет назад.
"Tüketicinin hedefi nedir?" diye sordu Mary Douglas yoksulluk üzerine bir makalesinde 35 yıl önce."מהי מטרת הצרכן?" שאלה מרי דגלאס במאמר על עוני שנכתב לפני 35 שנה.
"Tüketicinin hedefi nedir?" diye sordu Mary Douglas yoksulluk üzerine bir makalesinde 35 yıl önce.メアリーダグラスは35年前に書かれた 貧困に関するエッセイで問いかけます 彼女の答えはこうです
TÜKETİCİNİN KORUNMASICONDIÇÕES DE TRABALHO JUSTAS E EQUITATIVAS
TÜKETİCİNİN KORUNMASIDe Europese Commissie beheert het Fonds.
TÜKETİCİNİN KORUNMASIDE RECHTEN VAN HET KIND
TÜKETİCİNİN KORUNMASIEIGENTUMSRECHT
TÜKETİCİNİN KORUNMASIFOGYASZTÓVÉDELEM
TÜKETİCİNİN KORUNMASIFORBRUGERBESKYTTELSE
TÜKETİCİNİN KORUNMASIKULUTTAJANSUOJA
TÜKETİCİNİN KORUNMASILIBERTÉ DE CIRCULATION ET DE SÉJOUR
TÜKETİCİNİN KORUNMASIOCHRANA SPOTREBITEĽA
TÜKETİCİNİN KORUNMASIOCHRANA SPOTŘEBITELE
TÜKETİCİNİN KORUNMASIOCHRONA KONSUMENTÓW
TÜKETİCİNİN KORUNMASIPROTECŢIA CONSUMATORILOR