Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."Und wenn Ihre Angestellten sie nicht auseinanderhalten können, können es Ihre Kunden auch nicht."
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."Và nếu người làm công của bạn không thể phân biệt. thì người tiêu dùng của bạn cũng vậy.
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."Y si sus empleados no pueden diferenciar, tampoco lo podrán hacer sus clientes".
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."Και εάν οι εργαζόμενοι σας δεν μπορούν να τα ξεχωρίσουν τότε δεν μπορούν ούτε και οι πελάτες σας."
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."Если ваши работники не могут их отличить, этого не смогут сделать и ваши покупатели."
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."И ако служителите ви не могат да ги различават, тогава и клиентите ви не могат."
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."Якщо ваші працівники їх не розрізняють, то ваші клієнти і поготів".
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."ואם העובדים שלכם לא יכולים להבחין בינהן, אז כך גם הצרכנים שלכם."
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."واذا كان موظفوكم غير قادرين على تفصيلها, لن يتمكن المستهلكين ايضا "
Eğer çalışanlarınız onları birbirinden ayıramıyorsa tüketicileriniz de zaten ayıramaz."消費者が区別できるはずがありません さて今日の午後このセッションを始める前に
Eğer tüketici fazlasını bilmek istiyorsanız, ki ben bunun neden böyle olduğunu anlamanızı istiyorum.A já opravdu chci, abyste pochopili, proč tomu tak je.
Eğer tüketici fazlasını bilmek istiyorsanız, ki ben bunun neden böyle olduğunu anlamanızı istiyorum.Zatem aby ustalić łączną nadwyżkę...
Ekonomiler tüketiciliğe dayanıyor ve insanların sömürülmesi, yalnızca bir kaç ülkenin lehine işliyor.現経済は、消費主義と人々の搾取に頼っています。 価値もない紙っぺら資本で、世界経済を揺さぶるなど、
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.2000년부터 2007년 사이의 경제 성장은 소비자들의 대규모 과잉 대출에 기반하고 있습니다.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.A nossa economia cresceu, entre 2000 e 2007, à custa de consumidores altamente endividados.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Creșterea economică între 2000 și 2007 s-a realizat prin supracreditarea masivă a consumatorilor.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Ekomi kita tumbuh dari tahun 2000 ke 2007 berdasarkan peminjaman berlebih konsumen.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Kinh tế từ năm 2000 tới 2007 tăng trưởng dựa trên sự vay mượn khổng lồ của người tiêu dùng.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.La nostra economia è cresciuta dal 2000 al 2007 a causa dei prestiti massicci richiesti dai consumatori.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Notre économie a augmenté de 2000 à 2007 sur le dos des consommateurs qui ont sur-emprunté massivement.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Nuestra economía creció de 2000 a 2007 a costas del sobreendeudamiento masivo del consumidor.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Onze economie groeide van 2000 tot 2007 dankzij consumenten die zich massaal in de schulden staken.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Unsere Wirtschaft ist von 2000 bis 2007 gewachsen, dank der massiven Schuldenaufnahme der Konsumenten.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.W latach 2000 - 2007 gospodarka rozwijała się w oparciu o konsumentów żyjących na kredyt.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Η οικονομία μας αναπτύχθηκε από το 2000 έως το 2007 σε βάρος των καταναλωτών που μαζικά υπερδανείζονταν.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.З 2000 по 2007 рік рівень нашої економіки зростав на фоні величезної споживацької заборгованості.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Икономиката ни растеше от 2000 г. до 2007 г. на гърба на потребителите масово взимащи кредити.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.Наша экономика росла с 2000-го по 2007-й годы за счёт потребителей, делавших большие займы.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.הכלכלה שלנו גדלה מ- 2000 עד 2007 על גב הלוואות היתר של הצרכנים.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.نما اقتصادنا من 2000 إلى 2007 على خلفية أن المستهلكين يتسلفون على نطاق واسع.
Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü.消費者がとてつもない過剰債務を 負うことで成しえました 今度はその債務を 返済しなければならないため
Ekonomistler bunu 'Tüketici fiyatları endeksi' olarak adlandırıyorlar. Kısaltması ise TÜFE. .A jako ekonom řeknu, popsal bych to tak, že tzv. index spotřebitelských cen, který zkrátíme na ISC (ang.
Ekonomistler bunu 'Tüketici fiyatları endeksi' olarak adlandırıyorlar.Sehingga, Anda sebagai ekonom
Elinizde bir satış gücü var ve doğrudan son tüketiciye satıyorsunuz.자체 판매 인력이 있고, 최종 소비자에게 직접 판매하는 방식이죠
Elinizde bir satış gücü var ve doğrudan son tüketiciye satıyorsunuz.Mamy zespół handlowców i sprzedajemy bezpośrednio nabywcom.
Elinizde bir satış gücü var ve doğrudan son tüketiciye satıyorsunuz.Ustedes tienen una fuerza de ventas y están vendiendo directamente al consumidor final.
Elinizde bir satış gücü var ve doğrudan son tüketiciye satıyorsunuz.Ви спроможні здійснювати продажі і Ви продаєте напряму кінцевому споживачу.
Elinizde bir satış gücü var ve doğrudan son tüketiciye satıyorsunuz.لديك قوة مبيعات وتبيع مباشرة للمستهلك النهائي.
Elinizde bir satış gücü var ve doğrudan son tüketiciye satıyorsunuz.商品の定価を100ドルと仮定しましょう
Etkin bir tüketicinin düşünce sisteminden, kendilerinin üretici olabilecekleri fikrine geçiş yapmaları.소비자로서 무엇이 효과적일지를 (무엇을 사면 좋을지) 생각하는 관점에서 옮겨서 그들도 (나 역시도) 생산자라는 믿음을 가지세요.
Etkin bir tüketicinin düşünce sisteminden, kendilerinin üretici olabilecekleri fikrine geçiş yapmaları.Přesunutí se od toho co je ve skutečnosti myšlení spotřebitele k víře v sami sebe jako výrobce.
Etkin bir tüketicinin düşünce sisteminden, kendilerinin üretici olabilecekleri fikrine geçiş yapmaları.Váltani az effektív vásárlói gondolkodás- módról és hinni magukban gyártóként.
Etkin bir tüketicinin düşünce sisteminden, kendilerinin üretici olabilecekleri fikrine geçiş yapmaları.Відійдіть від того, що вважається ефективним на думку споживача, щоб повірити в себе і бути генератором.
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Aber Sie verkaufen keine Solarkollektoren an die Verbraucher.
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Ale nie sprzedajecie paneli słonecznych klientom.
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Dar dacă nu vindeți panourile solare, ce faceți?
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.De nem árulsz napelemeket a fogyasztóknak.
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Je verkoopt geen zonnepanelen aan de consument.
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Mais vous ne vendez pas de panneau solaire au consommateur.
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Ma non vendete pannelli solari ai consumatori.
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Mas você não está a vender painéis solares aos clientes.
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Men du sælger ikke solpaneler til forbrugerne.
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Mutta ette myy aurinkopaneeleja kuluttajille.
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Nhưng anh không bán tấm năng lượng mặt trời
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Pero no estás vendiendo páneles solares a los clientes.
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Vy ale neprodáváte solární panely zákazníkům, že?
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Ναι αλλά δεν πουλάς ηλιακούς συλλέκτες σε πελάτες.
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Но вие не продавате слънчеви панели на потребителите.
Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.Но компания SolarCity не продаётсолнечные панели на рынке.
Faturanın neredeyse tamamını, kirletenler (yani çiftçiler) değil tüketiciler ödemektedir.Det är konsumenterna, snarare än förorenarna (dvs. jordbrukare), som betalar nästan hela räkningen.