Bu zor birşey: bu çok bölünmüş bir pazar ve hiçbir geliri olmayan bir tüketici popülasyonu var.כך שלא ניתן להשתמש באותם מודלים כמו בארצות הברית כדי להניע דברים קדימה.
Bu zor birşey: bu çok bölünmüş bir pazar ve hiçbir geliri olmayan bir tüketici popülasyonu var.انه شيء صعب: انه سوق تجاري مقسم جداً ومستهلكين لا دخل لديهم.
Bu zor birşey: bu çok bölünmüş bir pazar ve hiçbir geliri olmayan bir tüketici popülasyonu var.求めている人々は収入もなく分断化された人々です。 ですので物事を進めるためにアメリカ方式では
CA: Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.크리스 앤더슨 : 그렇지만 당신이 태양광 패널을 소비자에게 팔고 있는건 아니죠.
CA: Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.כ"א: אבל אתה לא מוכר לצרכנים קולטים סולאריים.
CA: Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.ك أ: ولكنك لا تبيع الألواح الشمسية للزبائن
CA: Fakat sen güneş panellerini tüketiciye satmıyorsun.何をやっているんですか?
CA: Tüketici için bir kazanç gibi görünüyor.크리스 앤더슨 : 그렇다면 이건 소비자에게도 도움이 될 것 같습니다.
CA: Tüketici için bir kazanç gibi görünüyor.כ"א: זה נראה כיתרון לצרכן
CA: Tüketici için bir kazanç gibi görünüyor.ك أ: إذاً يبدو ذلك انتصاراً للزبائن.
CA: Tüketici için bir kazanç gibi görünüyor.リスクなし 支払いは今よりも下がる
CA: Tüketicilere şimdiki önermen önden çok fazla ödemeyin.A więc waszą propozycją dla konsumenta jest tanie wdrożenie.
CA: Tüketicilere şimdiki önermen önden çok fazla ödemeyin.Để xuất hiện tại của anh với khách hàng là ban đầu họ trả phí thấp.
CA: Tüketicilere şimdiki önermen önden çok fazla ödemeyin.Donc ce que vous vendez maintenant, c'est ne payez pas autant au début.
CA: Tüketicilere şimdiki önermen önden çok fazla ödemeyin.Então a sua proposta atual para os consumidores é que não paguem tanto de entrada.
CA: Tüketicilere şimdiki önermen önden çok fazla ödemeyin.Je huidige aanbod aan de consument is: betaal niet te veel vooraf.
CA: Tüketicilere şimdiki önermen önden çok fazla ödemeyin.크리스 앤더슨 : 그렇다면 당신의 소비자에 대한 제안은
CA: Tüketicilere şimdiki önermen önden çok fazla ödemeyin.Quindi la sua attuale proposta al consumatore è non pagare troppo all'inizio.
CA: Tüketicilere şimdiki önermen önden çok fazla ödemeyin.Takže vaše současná nabídka zákazníkům je neplatit tolik předem.
CA: Tüketicilere şimdiki önermen önden çok fazla ödemeyin.Η πρόταση σου λοιπόν στους καταναλωτές είναι, μην πληρώνετε τόσο για προκαταβολή.
CA: Tüketicilere şimdiki önermen önden çok fazla ödemeyin.כ"א: אז כרגע, ההצעה שלך לצרכנים היא
CA: Tüketicilere şimdiki önermen önden çok fazla ödemeyin.ك أ: إذاً فإن اقتراح الحالي للزبائن هو
CA: Tüketicilere şimdiki önermen önden çok fazla ödemeyin.初期費用が そんなにかからず—
CA: Yani tüketiciye önerin şu tam dolum bir saat alabilir.10分ではできないことを 分かってもらう必要があるけど
CA: Yani tüketiciye önerin şu tam dolum bir saat alabilir.크리스 앤더슨 : 당신의 예상대로라면 완전한 충전은 1시간 정도가 걸릴 것 같네요.
CA: Yani tüketiciye önerin şu tam dolum bir saat alabilir.Więc twoja propozycja dla klientów to godzina do pełnego naładowania.
CA: Yani tüketiciye önerin şu tam dolum bir saat alabilir.כ"א: אז ההצעה שלך לצרכן היא, שטעינה מלאה עשויה להימשך שעה.
CA: Yani tüketiciye önerin şu tam dolum bir saat alabilir.ك أ: إذن اقتراحك للزبائن هو أن الحصول على شحن كامل يتطلب ساعة من الزمن.
"Çinde, tüketici fiyatları Kasım ayında geçen senekine rağmen yüzde 5.1 daha yüksekti." yazıyor."En China, los precios al consumidor eran 5.1% más altos en Noviembre que un año antes"
"Çinde, tüketici fiyatları Kasım ayında geçen senekine rağmen yüzde 5.1 daha yüksekti." yazıyor."En Chine, les prix à la consommation étaient supérieurs de 5,1 % en novembre, comparé à l'année dernière."
Çocuklar dünyaya geldikten itibaren birileri onları tüketici yapmaya çalışıyor.Da quando i bambini vengono al mondo ognuno cerca di farli diventare consumatori
Çocuklar dünyaya geldikten itibaren birileri onları tüketici yapmaya çalışıyor.Dari waktu anak-anak yang datang lahir ke dunia semua orang mencoba untuk membuat mereka menjadi konsumen
Çocuklar dünyaya geldikten itibaren birileri onları tüketici yapmaya çalışıyor.От момента на появата им на бял свят, всеки се опитва да превърне децата в консуматори.
Çođu tüketici, Kuzey Ormaný'nda bir deđiţimi arzulamaktadýr.la natura è una risorsa.
Çođu tüketici, Kuzey Ormaný'nda bir deđiţimi arzulamaktadýr.La naturaleza sirve para hacer cosas que se pueden vender y comprar.
Çođu tüketici, Kuzey Ormaný'nda bir deđiţimi arzulamaktadýr.La nature est faite de choses à utiliser et à gérer.
Çođu tüketici, Kuzey Ormaný'nda bir deđiţimi arzulamaktadýr."Πώς μπορούμε να σώσουμε την βιομηχανική οικονομία, και ωω, θα ήταν ωραία αν είχαμε ακόμα πλανήτη."
Çođu tüketici, Kuzey Ormaný'nda bir deđiţimi arzulamaktadýr.Природа - ресурс, которым нужно управлять и его использовать.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.A hardverek világában azért, mert a felhasználók minden kütyüből egyre kisebbet akarnak.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.Dans le monde du matériel, c'est parce que nous consommateurs voulons que tout soit toujours plus petit.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.Im Bereich der Geräte weil wir - die Konsumenten - wollen, dass alles immer kleiner und kleiner wird.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.In de wereld van de hardware komt het omdat de klant alles steeds kleiner wil.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.사용자는 작을수록 좋아하죠.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.Nel mondo dell'hardware, è perché noi consumatori vogliamo che tutto sia sempre più piccolo.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.No mundo do hardware, é porque nós os consumidores queremos que tudo seja cada vez mais pequeno.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.Trong thế giới của phần cứng, là vì những người dùng như ta muốn mọi thứ càng ngày càng nhỏ đi và nhỏ đi.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.W świecie sprzętu powodem jest to, że my konsumenci chcemy, żeby wszystko było mniejsze, mniejsze, mniejsze.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.В мире оборудования, потому что мы, покупатели, хотим, чтобы всё становилось меньше, и меньше, и меньше.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.זה בגלל שאנחנו, הלקוחות, רוצים שהכל יהיה יותר ויותר ויותר קטן.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.أنه لان نحن المستخدمين نريد أن نصغر، و نصغر، وثم نصغر كل شيء.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.だからガジェットは どんどん小さくなっていきますが
Çünkü tüketiciler olmasa, satıcılar da olmazdı.Sem vendedores e consumidores os produtores não tinham razões para produzir nada.
Çünkü tüketiciler olmasa, satıcılar da olmazdı.売り手と消費者がいなければ
Dedikleri de şu: Uyuşturucu kullanıcıları da tüketici.Están diciendo que los usuarios de drogas también consumen Tide.
Dedikleri de şu: Uyuşturucu kullanıcıları da tüketici.그들이 말하고자 하는 것은 마약 중독자들도 마찬가지로 소비자이며,
Dedikleri de şu: Uyuşturucu kullanıcıları da tüketici. Onların beynine de bu işlemiş.Așa că, se zice că cei care folosesc droguri sunt și ei consumatori, au asta în căile lor neuronale.
Dedikleri de şu: Uyuşturucu kullanıcıları da tüketici. Onların beynine de bu işlemiş.Eles dizem que os consumidores de droga também são consumidores, pelo que têm isto em redes neuronais.
Dedikleri de şu: Uyuşturucu kullanıcıları da tüketici. Onların beynine de bu işlemiş.Jadi apa yang ingin mereka katakan bahwa para pengguna narkotik adalah konsumen juga mereka memiliki hal ini.
Dedikleri de şu: Uyuşturucu kullanıcıları da tüketici. Onların beynine de bu işlemiş.Narkomani to też konsumenci, i mają swój sposób myślenia.
Dedikleri de şu: Uyuşturucu kullanıcıları da tüketici. Onların beynine de bu işlemiş.Så hvad det fortæller os, er, at stofmisbrugere også er forbrugere så de har det i deres nervebaner.