Ana içeriğe geç
Sözlük

tüh ile cümle

tüh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu tuhaf geliyor, çünkü ortalama ve ortanın aynı değer olmasını bekliyoruz, ama değil.Isso parece estranho porque esperamos que a média e o meio sejam mais ou menos o mesmo, mas não são de todo.
Bu tuhaf geliyor, çünkü ortalama ve ortanın aynı değer olmasını bekliyoruz, ama değil.이상하게 들리는 이유는, 흔히 우리는 평균과 중앙값을 대략 비슷한 것이리라 기대하기 때문입니다. 하지만 전혀 아니죠.
Bu tuhaf geliyor, çünkü ortalama ve ortanın aynı değer olmasını bekliyoruz, ama değil.Możnaby się spodziewać, że średnia będzie bliżej środka, ale nie jest nawet blisko.
Bu tuhaf geliyor, çünkü ortalama ve ortanın aynı değer olmasını bekliyoruz, ama değil.Questo appare strano perché ci aspettiamo che la media stia circa nel mezzo, ma non è affatto così.
Bu tuhaf geliyor, çünkü ortalama ve ortanın aynı değer olmasını bekliyoruz, ama değil.Znie to divne, lebo priemer by sme čakali niekde blízko stredu, ale v skutočnosti je to úplne inak.
Bu tuhaf geliyor, çünkü ortalama ve ortanın aynı değer olmasını bekliyoruz, ama değil.Странно е, защото средното и средата би трябвало да са едно и също, а те не са.
Bu tuhaf geliyor, çünkü ortalama ve ortanın aynı değer olmasını bekliyoruz, ama değil.Странно, потому что мы ожидаем, что среднее и середина будут примерно одинаковы, но это совсем не так.
Bu tuhaf geliyor, çünkü ortalama ve ortanın aynı değer olmasını bekliyoruz, ama değil.זה נראה מוזר מכיוון שאנחנו מצפים שממוצע ואמצע יהיו בערך אותו דבר, אבל הם ממש לא.
Bu tuhaf geliyor, çünkü ortalama ve ortanın aynı değer olmasını bekliyoruz, ama değil.وذلك يبدو غريباً لأننا نتوقع أن يكون متوسط و منتصف المتوالية أن يكونا نفس الشئ، لكنهم ليس كذلك أبداً .
Bu tuhaf geliyor, çünkü ortalama ve ortanın aynı değer olmasını bekliyoruz, ama değil.平均は真ん中あたりにあるものだと思っているからです これが80/20 の法則の裏にある数学なのです
Bu tuhaf insanlar ne soruyor böyle?Mit csinálnak ezek az emberek?
Bu tuhaf insanlar ne soruyor böyle?Que font ces gens ?
Bu tuhaf insanlar ne soruyor böyle?Γιατί ρωτάνε όλοι αυτοί οι περίεργοι άνθρωποι;
Bu tuhaf insanlar ne soruyor böyle?ماذا يفعلون؟
Bu, tuhaf.Isto é bizarro.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.Algo muy extraño, prosaico y nunca explicado.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.Ceva foarte straniu și care n-a fost niciodată explicat.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.Dat is iets heel raars, nooit verklaard.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.Det er noget meget underligt, men sandt og aldrig forklaret.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.Etwas sehr Befremdliches und Prosaisches, das nie aufgeklärt wurde.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.È un dato di fatto, molto strano, e mai spiegato.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.Ez nagyon különös, amit sose magyaráztak meg.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.Il y a aussi un phénomène très bizarre toujours inexpliqué.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.Jak dotąd nikt nie przedstawił wyjaśnienia tego faktu.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.아주 기묘한, 실제적으로, 일찍이 설명되지 않은 거죠.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.Något mycket udda, aldrig förklarat.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.To je něco velmi zvláštního, co vlastně nikdy nebylo vysvětleno.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.Uma coisa muito curiosa, nunca explicada.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.Κάτι πολύ περιέργο, γεγονός που δεν εξηγήθηκε ποτέ.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.Нещо много странно, никога не е било обяснено.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.Очень странный факт, объяснение которому не было найдено.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.משהו מאוד מוזר, פשוטו כמשמעו, מעולם לא הוסבר.
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.شيء غريب جدا, ولا يمكن تفسيره
Bu tuhaflık hiç açıklanmadı.次は人間の話す力についてです
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.C'est un scénario étrange et assez pervers, pour parler en termes simples.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.Đây là một câu chuyện lạ, rất có vấn đề, chỉ để cho câu chuyện đơn giản hơn.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.Det här är en märklig, ganska pervers, historia, för att uttrycka det med väldigt enkla ord.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.Diese ist eine komische, eher perverse, Geschichte, um das in sehr einfachen Begriffen zu nennen.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.Dit is een vreemd, nogal pervers, verhaal om het simpel te zeggen.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.Este o ciudata, poate perversa, poveste, spusa in termeni simpli.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.Isto é uma história estranha, um pouco perversa, para poder explicar em termos simples.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.아주 간단히 말하자면 이상한 아니 말도 안되는 거죠.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.Povedané jednoducho toto je zvláštny, trochu zvrhlý, príbeh.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.Questa è una storia strana, abbastanza perversa, per metterla il termini molto semplici.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.To dziwna, dość perwersyjna opowieść,
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.Αυτό είναι μια παράξενη, μάλλον διεστραμμένη, ιστορία, απλά για να το θέσουμε σε πολύ απλά λόγια.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.Това е странна, по-скоро извратена, история, да го кажем с много прости думи.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.Это странная и довольно сомнительная история; можно сказать проще.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.זהו סיפור מוזר, די לא-נורמלי, אם לומר זאת בפשטות.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.هذه قصة غريبة، غير معقولة، لصياغتها فى صورة مبسطة جداً.
Bu tuhaf, oldukça çarpık bir hikayedir, sadece basit koşullara dahil etmek için.あまのじゃくのようですね つまり私たちは
Bu tuhaf oransal kırılmaya bakalım.Prenez cette fraction fractale peu usuelle.
Bu tuhaf.Que estranho...
Bu tuhaf.Qué extraño.
Bu tuhaf.Sepä outoa.
Bu tuhaf şey, bu meslekle olan ilişkimi yeniden düzenlememe yol açtı.관계에 대한 근본적인 생각을 하게 되었습니다.
Bu tuhaf şey, bu meslekle olan ilişkimi yeniden düzenlememe yol açtı.lo que ha supuesto redefinir completamente mi relación con este trabajo.
Bu tuhaf şey, bu meslekle olan ilişkimi yeniden düzenlememe yol açtı.-som fått mig att omvärdera mitt förhållande till skrivandet.
Bu tuhaf şey, bu meslekle olan ilişkimi yeniden düzenlememe yol açtı.שגרם לי לארגן מחדש את כל מערכת היחסים שלי עם עבודתי.
Bu tuhaf şey, bu meslekle olan ilişkimi yeniden düzenlememe yol açtı.الذي سبب لي أن أضطر لإعادة تقويم كامل علاقتي مع هذا العمل.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod