Ana içeriğe geç
Sözlük

tüccar ile cümle

tüccar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İndus tüccarları, bezirganları yabancı bir dili yazmak için de İndus yazısını kullanıyorlardı.外国語を表すために 文字を使っていたということです 英語とオランダ語の例のように
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Confeziona tele di lino e le vende e fornisce cinture al mercante
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Ea face cămăşi, şi le vinde, şi dă cingători negustorului.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Elle fait des chemises, et les vend, Et elle livre des ceintures au marchand.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Fina linneskjortor gör hon och säljer dem, och bälten avyttrar hon till krämaren.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Gyolcsot szõ, és eladja; és övet, melyet ád a kereskedõnek.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Hän aivinapaitoja tekee ja myy, vöitä hän kauppiaalle toimittaa.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Hun gjør skjorter og selger dem, og belter leverer hun til kjøbmannen.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Hun væver Linned til Salg og sælger Bælter til Kræmmeren.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Ia membuat pakaian dan ikat pinggang lalu menjualnya kepada pedagang
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.그는 베로 옷을 지어 팔며 띠를 만들어 상고에게 맡기며
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Nàng chế áo lót và bán nó; Cũng giao đai lưng cho con buôn.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Nàng chế áo_lót và bán nó ; Cũng giao đai lưng cho con_buôn .
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Plátno drahé dělá, a prodává; též i pasy prodává kupci.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Płótno robi, i sprzedaje, także pasy sprzedaje kupcowi.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Robí drahé plátno a predáva a opasky predáva Kananejcovi-kupcovi.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Sâmerue. Faz vestidos de linho, e vende-os, e entrega cintas aos mercadores.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Sie macht einen Rock und verkauft ihn; einen Gürtel gibt sie dem Krämer.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Telas hace y las vende; entrega cintas al mercader
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Tenko platno dela in prodaja, tudi pas izroča trgovcu.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Zij maakt linnen kleding en verkoopt die en levert gordels aan de koopman.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Καμνει λεπτον πανιον και πωλει και διδει ζωνας εις τους εμπορους.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Она делает покрывала и продает, и поясы доставляет купцам Финикийским.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.Тя тъче ленено платно и го продава, И доставя пояси на търговците*;
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.סדין עשתה ותמכר וחגור נתנה לכנעני׃
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.تصنع قمصانا وتبيعها وتعرض مناطق على الكنعاني.
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.他 作 細 麻 布 衣 裳 出 賣 . 又 將 腰 帶 賣 與 商 家
Kadın diktiği keten giysilerle Ördüğü kuşakları tüccara satar.他 作細 麻布 衣裳 出賣 . 又 將腰帶賣與 商家
Kendine iyi bak, dostum Tüccar Wang!Cuídate, amigo Mercader Wang! Y..
Kendine iyi bak, dostum Tüccar Wang! Ve...Bảo trọng nhé, bạn của tôi, lái buôn Vương, và...
Kendine iyi bak, dostum Tüccar Wang! Ve...Prenez soin de vous, mon ami le marchand Wang !
Kendine iyi bak, dostum Tüccar Wang!Береги себя, мой друг, торговец Ван!
Kendine iyi bak, dostum Tüccar Wang!Пази се търговецо Уанг!
Kendini iyi hissedeceksen, yasadýţý silah tüccarýydý.Se te fizer sentir melhor, era um traficante de armas.
Kimdir bu kırdan çıkan, Bir duman sütunu gibi, Tüccarın türlü türlü baharatıyla, Mür ve günnükle tütsülenmiş?Hvad er det, som kommer fra Ørkenen i Støtter af Røg, omduftet af Myrra og Røgelse, alskens Vellugt?
Kimdir bu kırdan çıkan, Bir duman sütunu gibi, Tüccarın türlü türlü baharatıyla, Mür ve günnükle tütsülenmiş?연기 기둥과도 같고 몰약과 유향과 장사의 여러가지 향품으로 향기롭게도 하고 거친 들에서 오는 자가 누구인고
Kimdir bu kırdan çıkan, Bir duman sütunu gibi, Tüccarın türlü türlü baharatıyla, Mür ve günnükle tütsülenmiş?מי זאת עלה מן המדבר כתימרות עשן מקטרת מור ולבונה מכל אבקת רוכל׃
Kimdir bu kırdan çıkan, Bir duman sütunu gibi, Tüccarın türlü türlü baharatıyla, Mür ve günnükle tütsülenmiş?من هذه الطالعة من البرية كاعمدة من دخان معطرة بالمر واللبان وبكل اذرّة التاجر
Kimdir bu kırdan çıkan, Bir duman sütunu gibi, Tüccarın türlü türlü baharatıyla, Mür ve günnükle tütsülenmiş?那 從 曠 野 上 來 、 形 狀 如 煙 柱 、 以 沒 藥 和 乳 香 、 並 商 人 各 樣 香 粉 薰 的 、 是 誰 呢
Kimdir bu kırdan çıkan, Bir duman sütunu gibi, Tüccarın türlü türlü baharatıyla, Mür ve günnükle tütsülenmiş?那 從曠 野 上來 、 形狀 如 煙柱 、 以 沒藥 和 乳香 、 並商人 各 樣 香粉薰 的 、 是 誰呢
Kimonu tüccarı mıydı?Il tenait un magasin de kimono ?
Londra'lı tüccar John Locke'un yazdıklarından bir bölüm aktarmak istiyorum.그는 1561년 서 아프리카로 항해를 하며 그의 여정을 흥미롭게 기록했습니다
Londra'lı tüccar John Locke'un yazdıklarından bir bölüm aktarmak istiyorum.Hän purjehti Länsi-Afrikkaan 1561 ja piti kiehtovaa päiväkirjaa matkastaan.
Londra'lı tüccar John Locke'un yazdıklarından bir bölüm aktarmak istiyorum.Nyugat-Afrikába hajózott, és lenyűgöző útinaplót vezetett.
Londra'lı tüccar John Locke'un yazdıklarından bir bölüm aktarmak istiyorum.To z jego dziennika podróży.
Londra'lı tüccar John Locke'un yazdıklarından bir bölüm aktarmak istiyorum.אשר הפליג לאפריקה בשנת 1561, ושמר תיאורים מרתקים של של מסעותיו.
Londra'lı tüccar John Locke'un yazdıklarından bir bölüm aktarmak istiyorum.الذي أبحر الى غرب أفريقيا عام 1561، وترك توثيقاً رائعاً لرحلته.
Londra'lı tüccar John Locke'un yazdıklarından bir bölüm aktarmak istiyorum.文章からの引用です 黒人のアフリカ人を
Ne dediğimi anlıyor musun? Ben Xing'li bir tüccarım.Καταλαβαίνεις τι λέω; Είμαι έμπορος, από το Ζινγκ.
--Ne? Dedi ki tüccarmış.Říká, že je obchodník!
--Ne? Dedi ki tüccarmış.-Τι; -Λέει πως είναι έμπορος!
Niçin Tüccar Wang Gil Dong'u uğurlamaya gitmedi?¿Por qué no ha ido el Mercader Wang a despedirte de Gil Dong?
Niçin Tüccar Wang Gil Dong'u uğurlamaya gitmedi?Pourquoi le marchand Wang n'est-il pas allé voir Gil Dong partir ?
Niçin Tüccar Wang Gil Dong'u uğurlamaya gitmedi?Tại sao lái buôn Vương không đi tiễn Gil Dong nhỉ?
Niçin Tüccar Wang Gil Dong'u uğurlamaya gitmedi?Защо Уанг не е отишъл да го изпрати?
Niçin Tüccar Wang Gil Dong'u uğurlamaya gitmedi?Почему торговец Ван не пошёл провожать Гиль Дона, ведь он был его другом?
Onun görüşüne onu yaptı devrimci bir özellikleri tüccarlar toplantı ve sonraki merkeziBrea dodavatelé a partneři z něj z jeho pohledu
Onun görüşüne onu yaptı devrimci bir özellikleri tüccarlar toplantı ve sonraki merkezi그의 시야에서 그를 만든 혁명 특징 상인 회의 및 이후 본부
Onun görüşüne onu yaptı devrimci bir özellikleri tüccarlar toplantı ve sonraki merkeziעשה אותו לדעתו מהפכן תכונות סוחרים הפגישה לאחר מכן המטה
Onun görüşüne onu yaptı devrimci bir özellikleri tüccarlar toplantı ve sonraki merkeziجعلت منه من وجهة نظره ثوري ملامح التجار الاجتماع و لاحق مقر
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod