Ana içeriğe geç
Sözlük

tü ile cümle

tü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben bir turistim.I am a tourist.
Parayı güvenli bir yerde tut.Keep money in a safe place.
Tuzu uzatır mısınız?Could you pass the salt?
Tuvalete gidebilir miyim.May I go to the toilet?
Tuvalete gidebilir miyim?May I go to the toilet?
O, tüm ülkeyi seyahat etmeyi planlıyor.She's planning to travel the entire country.
O kuş tüyü yastık pahalı görünüyor.That down pillow looks expensive.
Tufts, dünyanın en tehlikeli üniversitesidir.Tufts is the most dangerous university in the world.
Bir tuzağa düştük gibi görünüyor.It looks like we fell into a trap.
O tuvalettedir.She's in the restroom.
Tüm modeller yanlış, ancak bazıları yararlı.All models are wrong, but some are useful.
Sana gerekli tüm bilgiyi temin edeceğim.I will provide you all the necessary information.
Size gerekli tüm bilgiyi sağlayacağım.I will provide you all the necessary information.
Tüm gün tenis oynadım.I played tennis all day.
Tüm çoraplar çok değerlidir.All socks are very precious.
O gençken her zaman nehirde balık tutmaya giderdi.He always went fishing on the river when he was young.
Hoşça kal ve tüm balıklar için teşekkürler!So long, and thanks for all the fish!
Arabamı orada tutmak istiyorum.I want to keep my car there.
Bu mağaza her türlü yabancı dil dergilerine sahiptir.This shop has all kinds of foreign-language magazines.
Şehrin o tarafını temiz tutmalısın.You should keep clear of that side of town.
Ben hiç tuhaf olduğunu sanmıyorum.I don't think it's weird at all.
Onun tuhaf olduğunu hiç de düşünmüyorum.I don't think it's strange at all.
Bu tılsım ile tüm şeytani ruhları defedebilirsin.With this talisman, you can ward off any and all evil spirits.
Politikacılar arasındaki tüm küçük çekişmelerden bıktım.I'm sick and tired of all the petty squabbling among politicians.
Tüm katkılar vergiden düşülebilir.All contributions are tax deductible.
Pislik! Onun tuzağına düştüm!Crap! I fell for his trap!
Onlar tilkiyi bir tuzakla yakaladılar.They caught the fox with a trap.
Bir tuzak kullanarak, tilkiyi yakaladılar.Using a trap, they caught the fox.
Onlar tilkiyi tuzağa düşürdüler.They trapped the fox.
Tüm zamanını Jabber'da çevrimiçi sohbet ederek geçirir.He spends all his time chatting online on Jabber.
Bu bir Türk geleneğidir.This is a Turkish tradition.
Asla kör bir adamın kolunu tutmayınız. O sizinkini tutsun.Never take a blind man's arm. Let him take yours.
Beyaz halıları temiz tutmak çok zordur.White carpets are very hard to keep clean.
Tanrı'nın insanlara zalimliği binlercesine yas tutturuyor.God's inhumanity to man makes countless thousands mourn.
Tüm tanrılar davranışlarından daha iyidir.All gods are better than their conduct.
Baraj inşaatı tüm ekosistemi tahrip eden yapay bir göl yarattı.The construction of the dam created an artificial lake that destroyed a whole ecosystem.
Babam ve ben arada bir balık tutmaya gideriz.My father and I go fishing once in a while.
Bir günlük turlarınız var mı?Do you have one-day tours?
Bir zamanlar, dışarı çıkardık ve her türlü yasa dışı şeyler yapardık.Back in the day, we'd go out and do all kinds of illegal stuff.
Eğer bir şey için söz verirsen, sözünü tut.If you promise something, keep your word.
Tutamayacağın sözleri verme.Don't make promises that you cannot keep.
Dürüst olmak gerekirse, bu tür eylemlerin nedenlerini anlamıyorum.To be honest, I don't understand the reasons for such actions.
O onun elini tuttu.He grabbed her hand.
Birçok tür kahve vardır.There are many kinds of coffee.
Çeşitli türlerde kahve vardır.There are various kinds of coffee.
Hiç kimse bu tür havada dışarı gitmez.Nobody goes outside in this kind of weather.
Uygurca bir Türk dilidir.Uyghur is a Turkic language.
Kraliyet mücevherleri kilit ve anahtara bağlı tutulur.The royal jewels are kept under lock and key.
Emekli olur olmaz tüm zamanımı Tatoeba'ya ayıracağım.Once I retire, I will dedicate my whole time to Tatoeba.
Ne tür müzik seversin?What kind of music do you like?
ÇHS'ye göre, 18 yaşından küçük tüm insanlar çocuk olarak kabul edilir.According to the CRC, all people under 18 are considered to be children.
Tüm parasını har vurup harman savurdu.He blew all his money.
Hummer limuzinleri göze çarpan tüketimin nihai sembolüdür.Hummer limousines are the ultimate symbol of conspicuous consumption.
Onun yüzüne tokat atmak yerine, ona tükürdü ve aşağılayarak uzaklaştı.Instead of slapping him in the face, she spit in it, and walked contemptuously away.
O, 180 dereceyle tutumunu değiştirdi.He changed his attitude by 180 degrees.
Tüketiciden daha düşük olan bir seviyenin var olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there exists a level that's lower than "user"?
O, müzeye gitmek için taksi tuttu.She took the taxi to the museum.
En tuhaf şey onun en büyük düşmanını kaçılmaz bir ölümden kurtarmış olmasıdır.The strangest thing is that he saved his arch enemy from an unavoidable death.
1918 yılında, pirinç fiyatından kaynaklanan ayaklanmalar tüm dünyada patlak verdi.In 1918, revolts due to the price of rice erupted all around the country.
Tüm ülkelerin plakaları farklıdır.All license number plates of all countries are different.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod