Ben savaşın her türüne karşıyım.I'm opposed to any type of war.
Hamburger istiyordum ama kendimi tuttum.I wanted a hamburger, but I restrained myself.
Çekicimi alet kutusunda tutarım.I keep my hammer in the toolbox.
Seyahat ederken genellikle günlük tutarım.I usually keep a diary when I travel.
Sütün birazını içtim ve geriye kalanını dolapta tuttum.I drank some of the milk and kept the rest in the refrigerator.
Juzo Itami'nin yönettiği tüm filmleri severim.I like all films that Juzo Itami directs.
Ben her zaman sözlerimi tutarım.I always keep my promises.
İngilizce bir günlük tutuyorum.I keep a diary in English.
İstasyondan otele taksi tuttum.I took a taxi from the station to the hotel.
Sivrisinekleri dışarıda tutmak için pencereyi kapadım.I shut the window to keep the mosquitoes out.
Benim bir turist vizem var.I have a tourist visa.
Ben tuhaf bir gürültü duydum.I heard a funny noise.
Yolda duran tuhaf bir nesne buldum.I found a strange object lying on the road.
Tatillerde saatlerce balık tutardım.I used to fish for hours on holidays.
Mademki ben bir öğretmenim, başka türlü düşünüyorum.Now that I am a teacher, I think otherwise.
Ben heyecanla nefesimi tuttum.I held my breath in excitement.
İçkimi tutabilirim.I can hold my liquor.
Ben özellikle bu tür resimleri sevmiyorum.I, for one, don't like pictures like this.
Eski gazeteleri tuvalet kağıdıyla takas ettim.I traded old newspapers for toilet paper.
Tüm öğleden sonra durmadan uyudum.I slept the whole afternoon away.
Dün nehirde balık tutmaya gittim.I went fishing in the river yesterday.
Dün gece tuhaf bir rüya gördüm.I had a strange dream last night.
Ailemi kariyerimin önünde tuttum.I put my family before my career.
Çocukken nehirde balık tutmaya giderdim.I used to go fishing in the river when I was a child.
Ben bir çocukken, balık tutmaya giderdim.As a boy, I used to go fishing.
Tüm sabahı odamı temizlemekle harcadım.I've spent the entire morning cleaning my room.
O tür bir şeyi gerçekten istemiyorum.I don't really care for that sort of thing.
Mümkün olduğu kadar tünellerden kaçınmaya çalışacağım.I will try to avoid tunnels as much as possible.
Bahar tatili sırasında tuhaf işler yapacağım.I am going to do odd jobs during the spring vacation.
Nehirde balık tutmayı seviyorum.I like to fish in the river.
Nehirde balık tutmaya gittim.I went fishing in the river.
Tüm konuların içinde en çok İngilizceyi severim.I like English the best of all the subjects.
Tüm çocukların en uzunuyum.I am the tallest of all the boys.
Tüm hayvanların içinde en çok kedileri severim.I like cats best of all animals.
Tüm çalışanlarımdan mutlak sadakat istiyorum.I require absolute loyalty of my employees.
O projeye tüm enerjimi harcadım.I spent all my energy on that project.
Tüm enerjimi tükettim.I consumed my whole energy.
Tüm soruları cevaplayabildim.I was able to answer all the questions.
Nefesimi tuttum ve bekledim.I held my breath and waited.
Balık tutmaya gitmemizi önerdim.I suggested that we go fishing.
Bahçemdeki tüm yabancı otlardan kurtulmak için etkili bir yöntem arıyorum.I am looking for an effective method to get rid of all the weeds in my yard.
Birçok hırsızı aynı anda tutukladım.I arrested many thieves at the same time.
Onun, sözünü tutacağına inandım.I believed that he would keep his promise.
Onun sözünü tutacağına inancım tam.I am confident he will keep his promise.
Onun sözünü tutacağından eminim.I am confident he will keep his promise.
Ona sözünü tutmasını tavsiye ettim.I advised him to keep that promise.
Ona sözünü tutmasını söyledim.I told him to keep his promise.
Onun kolunu tuttum.I held his sleeve.
Onun düşmanca tutumunu sevmiyorum.I dislike her unfriendly attitude.
Beni uçak tuttu ve kusacak gibi hissettim.I got airsick and felt like throwing up.
Babamla birlikte balık tutmaya gitmek istiyorum.I like to go fishing with my father.
Bunu duyduğumda şaşkınlıktan dilim tutulmuştu.When I heard it, I was dumbfounded.
Her gün bir günlük tutuyorum.I am keeping a diary every day.
Kendimi uyanık tutmak için bir bardak çay içtim.I had a cup of tea to keep myself awake.
Sözümü tutmadığım için pişmanım.I regret not having kept my promise.
Sözünü tutmanın önemli olduğunu düşünüyorum.I think it's important to keep a promise.
Tüm gezim boyunca hepinizi aklımdan uzak tutamadım.All during my trip I could not keep you out of my mind.
Tüm gücümle kapıyı açmaya çalıştım.I tried to open the door with all my force.
Tüm gücümle kapıyı açmayı denedim.I tried to open the door with all my force.
Tüm girişimlerimiz başarısız oldu.All our attempts failed.