Ana içeriğe geç
Sözlük

tü ile cümle

tü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Erkek kardeşim elinde bir kamera tutuyor.My brother is holding a camera in his hand.
Karım şişe kırdığı için tüm mutfak zemini üzerinde süt var.There is milk all over the kitchen floor because my wife broke the bottle.
Benim işimde her tür insanla uğraşmak zorundayım.In my job I have to deal with all kinds of people.
Benim zamanım tükeniyor.My time is running out.
Ellerini bisikletimden uzak tut.Keep your hands off my bicycle.
Hobim balık tutmaktır.My hobby is fishing.
Amcam balık tutmaya çok düşkündür.My uncle is very fond of fishing.
Tüm akrabalarım bu şehirde yaşıyor.All my relatives live in this city.
Açıklamam tuhaf görünebilir.My explanation may sound strange.
Bildiğim kadarıyla, onlar her zaman sözlerini tutarlar.As far as I know, they always keep their word.
Tüm çabalarım seninkilerle karşılaştırıldığında hiçbir şey.All my efforts are nothing in comparison with yours.
Teyzem tüm giderleri ödenmiş Hawaii turu kazandı.My aunt won an all-expenses-paid tour of Hawaii.
Babam balık tutmada çok iyidir.My father is very good at fishing.
Babam sık sık balık tutmaya giderdi.My father would often go fishing.
Babam balık tutmayı sever, ve ben de.My father likes fishing, and so do I.
Babam balık tutmayı sever; aynı şekilde ben de.My father likes fishing, and so do I.
Kızım tüm eski elbiselerini büyüdüğü için giyemedi.My daughter has grown out of all her old clothes.
Kızım neredeyse topladığı tüm paraları kaybetti.My daughter lost almost all the coins she had collected.
Arkadaşım aşırı hız yapmaktan tutuklandı.My friend was arrested for speeding.
Benim aşçılığım anneninkinin yerini tutamaz.My cooking cannot hold a candle to Mother's.
Küçük kızı elinden tuttum.I took the little girl by the hand.
Bir günlük tutardım.I used to keep a diary.
Tüm gün katiyen bir şey yemedim.I ate absolutely nothing the whole day.
Erkek kardeşimle nehirde balık tutmaya gittim.I went fishing with my brother in the river.
Geçen Pazartesi balık tutmaya gittim.I went fishing last Monday.
Bunun şimdiye kadar onların önerdiği tüm planların en iyisi olduğuna inanıyorum.I believe this is by far the best of all the plans they proposed.
Üç yıldır bir günlük tutmaktayım.I have kept a diary for three years.
Her tür Asya yemeklerini severim, özellikle Tay yemeğini.I like all sorts of Asian foods, particularly Thai food.
Elmalı turta yemek istiyorum.I want to eat apple pie.
Tavsiyeni aklımda tutacağım.I will keep your advice in mind.
Benden çok daha fazla golf tutkunudur.He is much more of a golf enthusiast than I am.
Ben her zaman sözümü tuttum.I have always kept my word.
Her zaman sözümü tutarım.I always keep a promise.
Her tür kitabı okudum.I read all kinds of books.
Onun kaçmasına yardım ettiğim için tutuklandım.I was arrested for aiding in his escape.
Bu tür müziğe düşkün değilim.I am not keen on this kind of music.
Bu tür bir şeyde iyi değilim.I'm not good at this sort of thing.
Bu on yıl İngilizce bir günlük tuttum.I have kept a diary in English these ten years.
Bu tür evi sevmiyorum.I don't like this type of house.
Bu tür şeylere tamamen yabancıyım.I'm a total stranger to things of this kind.
Bu tür içkiden fazla hoşlanmam.I do not much care for this kind of drink.
Bu tür müziğe özellikle düşkün değilim.I'm not particularly keen on this kind of music.
Asla bu tür bir kuş görmedim.I've never seen this sort of bird.
Bu türkülerin hepsini sevmiyorum.I don't like all of these folk songs.
Şekspir'in tüm eserlerine sahibim.I have the complete works of Shakespeare.
Bir dakikalığına kendimi muaf tuttum.I excused myself for a minute.
Tüm sorulara yanıt verebildim.I could answer all the questions.
Orada tuhaf bir kadın gördüm.I saw a strange woman there.
Ben tüm kitapları ortadan kaldırdım.I disposed of all the books.
Araştırma turuna katıldım.I joined the study tour.
O zaman kadar o tür bir balık hiç görmemiştim.I had never seen that kind of fish until then.
Kitabın bir kopyasını almak istiyorum ama baskısı tükenmiş.I want to buy a copy of the book, but it is out of print.
Tüm enerjimi sorun üzerinde yoğunlaştırdım.I concentrated all my energies on the problem.
Sorunu akılda tutacağım.I'll keep the matter in mind.
Ben onun iyi bir kitap olduğunu düşünmüştüm fakat Jim başka türlü düşündü.I thought it was a good book, but Jim thought otherwise.
Bunu gizli tutmak niyetinde değildim.I didn't mean to keep it secret.
Tütün olmadan yapamam.I can't do without tobacco.
Thames River'da balık tuttum.I fished in the Thames River.
Ben kapıyı açık tuttum.I held the door open.
Bazen onun içine biraz tuz koyarım.I sometimes put a little salt in it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod