Kuvvetli toz ve kum fırtınaları görülür.Ils doivent affronter une tempête de sable.
Genellikle beyaz kristal toz olarak görünür.Il se présente généralement sous la forme de poudre blanche.
Üretim sırasında ortaya çıkan kömür tozu oldukça büyük risk oluşturabilir.Poursuivre l'exploitation du charbon dans ces conditions est en effet trop dangereux.
O, tamamen tozla kaplıydı.Todo estaba cubierto de polvo.
Mobilyalar tozluydu.Los muebles estaban polvorientos.
Toz kaldırmayın!¡No levantéis polvo!
Daha sonra Tozawa ringe geldi ancak Neville ile karşı karşıya kaldı.Entonces Tozawa fue al ring, pero fue confrontado por Neville.
Eğer erkenden uyanılırsa yengeç ölüp toz hâline gelmektedir.A pesar de ello, una vez que Aarón es desatado y se ve en libertad, cae a tierra fulminado y muerto.
Üç gün sonra, aşağıda vadide toz bulutları göründü.Después de tres días vimos levantarse el polvo en el valle de abajo.
Toddy, PepsiCo tarafından üretilen toz sütlü bir içecektir.Toddy es una bebida en polvo de leche chocolatada, fabricada por PepsiCo.
Toz, diş macunlarına eklenir ve antiasit veya emici madde olarak kullanılırdı.Se añadía este polvo al dentífrico y se usaba como antiácido o como producto absorbente.
Soğuk toz bulutları için yıldızlar arası ortamı içinde β yaklaşık olarak 2’dir.Para nubes de polvo frío en el medio estelar β es aproximadamente 2.
Yemek için nektar toplarlarken aynı zamanda bitkilerin tozlaşmasında da yardımcı olurlar.Mientras recogen el néctar, también ayudan en la polinización de las plantas.
Ama sonrasında Uhaa Tozawa ve Shingo Takagi ile beraber yeni bir takım kurdu.Uhaa luego formó una nueva asociación con Tozawa y Shingo Takagi.
Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.Rodolfo entra sin ser visto y vierte veneno en una jarra de agua sobre la mesa.
Toz parçacıkları ışığı düzensiz bir biçimde dağıtabilir.Las partículas de polvo pueden dispersar la luz de manera no uniforme.
Bütün gaz ve toz bulutunun çok uzun zaman önce yıldızlara dönüştüğü farzediliyor.Están libres de gas y polvo y se presume que hace mucho tiempo que éstos se convirtieron en estrellas.
Aslında varolan tek bir varlık vardır ve o da tözdür.Este solo hubo uno y es verdad o martillo.
Genellikle beyaz kristal toz olarak görünür.Se suele encontrar comercializado en forma de polvo cristalino blanco.
Güneş sisteminde gezegenlerarası toz zodyak ışıklarının oluşmasına sebep olur.En el Sistema Solar, el polvo interplanetario causa la luz zodiacal.
Kuşlar tarafından çiçekler tozlaşılır.Las flores son polinizadas por las aves.
Tozlaşma böcekler vasıtasıyla sağlanır.La polinización es llevada a cabo por insectos.
Çiçekleri ufaktır ve rüzgârla tozlaşır.Las flores son insignificantes y, probablemente, son polinizadas por el viento.
"Gördünüz mü?" der, "Toz.Mas respondiendo Él les dijo: ¿Veis todo esto?
Gökadalardaki kızılötesi ışınım genel olarak yıldızlararası madde içindeki tozlardan kaynaklanır.La luz infrarroja de las galaxias es generalmente originado por el polvo en el medio interestelar.
Töz konusu da Leibniz felsefesinin önemli bir bölümüdür.He ahí la clave de la filosofía leibniziana.
6 Şubat'ta Tozawa, Raw programında debutunu gerçekleştirdi ve Drew Gulak ile olan maçını kazandı.El 6 de febrero de 2017, Tozawa hizo su debut en Raw, derrotando a Drew Gulak.
Tozun, ata yıldızın yaşamının son aşamalarında oluştuğuna inanılmaktadır.Se piensa que el polvo se formó en las últimas fases de la vida de la estrella progenitora.
Onlar dışarıyı gezer tozarlar.Los invitados salen corriendo.
Beyaz toz görünümündedir.Es un polvo blanco.
R (V)’nin sönmeye neden toz tanelerinin ortalama boyutu ile ilişkili olduğu bilinmektedir.Se sabe que R(V) esta correlacionada con el tamaño promedio de los granos de polvo que provocan la extinción.
İnsanda tanrısal bir töz vardır, ölen onun görüntüsüdür.El dios fija la mirada en el que ha de morir.
Maçça tozuna da “Maçça” denir.Por su parte, la mazorca sin granos se llama «tusa».
Bazen, kenardan çiçekleri deler, bitki tozlaşmadan nektarı alır.Algunas veces perfora las flores por un lado, tomando el néctar sin polinizar la planta.
Rinso dünyada ilk toplu pazarlanan sabun tozlarından biriydi.Rinso fue uno de los primeros detergentes de lavado en polvo en ser mercadeados en forma masiva.
Sonra uzandı boylu boyunca tozun toprağın içine, elleriyle çıkarıp kopardı, kirletti saçlarını.Después, fue hacia un terreno pantanoso, hundió las manos y las sacó llenas de barro, raíces y hojas.
Dizide ayrıca vampirler 'toza dönüşür'.También interpretó junto a otros The Tide Is Turning.
Genel olarak bu mini etekler tozluklarla beraber giyilmekteydi.En ocasiones concretas las máscaras eran acompañadas de perros disfrazados.
Bir diğer deyişle madde, var olan tek tözdür.Así, pues, afirman que la única substancia existente es la materia.
Her iki resim de "yeşil sabun" ya da "güzel tozlu bir patates" gibi koyu renk tonlarındadır.Entrambi i dipinti vennero realizzati in colori scuri come il "sapone verde" o una "buona patata polverosa".
İkinci tip, herhangi bir balonu kabartma tozu (sodyum bikarbonat) ile doldurarak evde yapılabilir.Quest'ultimo tipo può essere fatto in casa con una palla riempita di bicarbonato di sodio.
G Watch R de toz ve su geçirmezlik için IP67 sertifikasına sahiptir.Il G Watch R ha una certificazione IP67 di resistenza a polvere ed acqua.
Tozlaşma böcekler vasıtasıyla sağlanır.L'impollinazione avviene tramite insetti.
Konimetre, havadaki toz taneciklerinin sayısını saptamaya yarayan aygıt.Ed è questa l'aria che offre la maggior parte del materiale per la polka Kriegsabenteuer.
Toz / su geçirmezdir, port kapağı kapalı halde suya 1 metreye derinlikte 30 dakikaya kadar dayanabilir.Il tablet è resistente all'acqua e può rimanere immerso ad un metro di profondità per 30 minuti.
Katranlama, makadam yollarda taşıtların kaldırdığı tozlara engel olmak için uygulanır.Entra la Safety Car per far rimuovere i detriti lasciati dalle vetture sul tracciato.
Sahne Tozu Tiyatrosu'nun merkez adresinde bulunan sahneye ise "Göksel Kortay Sahnesi" adı verilmiştir.In alto a sinistra si può notare la scritta "Astra Teatro Metropolitano".
Töz durum olandan bağımsız olarak kalıcı olandır.Si tratta di una costante, indipendente dall'entità della corrente.
Kaynarken içine 1.5 su bardağı toz şeker ilave edilip 5 dakika daha kaynatılır ve ocak söndürülür.Montate poi gli albumi a neve per 5 minuti e poi aggiungete lo sciroppo di zucchero.
Volkan tozu bütün Dünya'yı sarar.Il suo vulcano fornisce fuoco a tutta la vallata.
Çiçekleri ufaktır ve rüzgârla tozlaşır.I fiori sono piccoli e riuniti in infiorescenze.
Bu kategorideki galaksilerde diskin bir parçası olarak karanlık toz şeritleri bulunur.Le galassie in questa categoria presentano scure linee di polvere che oscurano parte del disco galattico.
Hazır toz halde satılır.Pouches è venduto in polvere.
Boş ev toz doluydu.Пустой дом был полным пыли.
Toz kaldırmayın!Не пылите!
Atlar koşarken toz kaldırır.Лошади поднимают пыль, когда бегут.
Çin'deki fırtınalar ise Büyük Okyanus'a tozları yerleştirir.Пыльные бури в Китае переносят пыль в Тихий океан.
Süper yıldız kümesi bulunan bir H II bölgesi, toz kozası ile çevrilidir.Область H II в подобных скоплениях окружена пылевой оболочкой.
Çok kuru ciltler için, talk ve toz uygun değildir. ^Для очень сухой кожи тальки и пудры не подходят.
Yıldızlararası bulut, diğer galaksilerimizdeki gaz, plazma ve toz birikimine verilen genel addır.Межзвёздное облако — общее название для скоплений газа, плазмы и пыли в нашей и других галактиках.