Ana içeriğe geç
Sözlük

töz ile cümle

töz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Každý, kto padne na ten kameň, rozmliaždi sa, a na koho by on padol, toho rozdlávi.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››무릇 이 돌 위에 떨어지는 자는 깨어지겠고 이 돌이 사람 위에 떨어지면 저를 가루로 만들어 흩으리라 하시니라
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Quiconque tombera sur cette pierre s`y brisera, et celui sur qui elle tombera sera écrasé.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Semua orang yang jatuh pada batu itu akan hancur; dan siapa yang ditimpa batu itu akan tergilas menjadi debu.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Todo o que cair sobre esta pedra será despedaçado; mas aquele sobre quem ela cair será reduzido a pó.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Valaki erre a kõre esik, szétzúzatik; a kire pedig ez esik reá, szétmorzsolja azt.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Vsak, kdor pade na ta kamen, se razbije; na kogar pa on pade, ga razdrobi.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Wer auf diesen Stein fällt, der wird zerschellen; auf wen aber er fällt, den wird er zermalmen.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Wszelki, który upadnie na ten kamień, roztrąci się, a na kogo by upadł, zetrze go.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Πας οστις πεση επι τον λιθον εκεινον θελει συντριφθη εις οντινα δε επιπεση, θελει κατασυντριψει αυτον.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Всеки, който падне върху този камък, ще се смаже, а върху когото падне, ще го пръсне.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Всякий, кто упадет на тот камень,разобьется, а на кого он упадет, того раздавит.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Всякий, хто впаде на той камінь, розібєть ся, на кого ж він упаде, розітре його.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››כל הנפל על האבן ההיא ישבר ואת אשר תפל עליו תשחקהו׃
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››كل من يسقط على ذلك الحجر يترضض. ومن سقط هو عليه يسحقه.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››凡 掉 在 那 石 頭 上 的 、 必 要 跌 碎 . 那 石 頭 掉 在 誰 的 身 上 、 就 要 把 誰 砸 得 稀 爛
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››凡 掉在 那 石頭 上 的 、 必要 跌碎 . 那 石 頭掉 在 誰 的 身上 、 就要 把 誰砸 得 稀爛
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!Malheur! ton voile est poussière et les pierres!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O běda! tvůj padák je prach a kamení!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O gorje! tvoje krošnjami je prah in kamni!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O의 비애! 그대의 캐노피는 먼지와 돌입니다!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O vai! tente ta este praf şi pietre!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O wehe! dein Baldachin ist Staub und Steine!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O αλίμονο! θόλος σου είναι η σκόνη και πέτρες!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!O אוי! החופה שלך היא אבק ואבנים!
O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!"О, горко! ти балдахин е прах и камъни!
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.A csillagokból indultunk el, csillagpor vagyunk.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.Chúng ta khởi nguồn từ những ngôi sao; chúng ta được làm từ bụi sao.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.Jesteśmy z gwiezdnego pyłu, pochodzimy od gwiazd.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.우리는 그 별들에서 났고, 모두 별가루로 돼있죠.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.Nous sommes issus de ces étoiles; nous sommes faits de poussière d'étoile.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.Onze oorsprong ligt in de sterren; wij zijn gemaakt van sterrenstof.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.Pocházíme z hvězd. Jsme tvořeni hvězdným prachem.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.Proveniamo da quelle stelle, ne siamo fatti.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.Suntem făcuţi din materie stelară, creaţi din praf de stele.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.Unser Ursprung liegt in diesen Sternen; wir bestehen aus Sternenstaub.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.Venimos de esas estrellas; estamos hechos de polvo de estrellas.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.Мы произошли от тех звёзд — мы сделаны из звёздной пыли.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.Появили сме се от тези звезди; значи сме направени от звезден прах.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.מוצאנו מהכוכבים האלה. אנו עשויים אבק-כוכבים.
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.لقد بدأنا من هذه النجوم، نحن مصنوعون من غبارها
O yıldızlardan başladık; yıldız tozundan yapıldık.ですから次に落ち込んだ時は鏡を覗いて
Pantheon'nun önünde, tozu dumana katıyor, ve sonunda işine varıyor.만신전 앞에서, 다시금 혼란을 일으킨 후, 드디어 일터에 도착합니다.
Pantheon'nun önünde, tozu dumana katıyor, ve sonunda işine varıyor.בחזית הפנתיאון - שוב גורם לאנדרלמוסיה ומגיע לבסוף לעבודה.
Pantheon'nun önünde, tozu dumana katıyor, ve sonunda işine varıyor.ومن أمام البانثيون، ومرة أخرى ينشر الفوضى، حتى يصل أخيرا إلى عمله.
Pantheon'nun önünde, tozu dumana katıyor, ve sonunda işine varıyor.実はマルチェロの仕事とは
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!PARIS dulce flor, con una cama de flores de novia tu me derraman: ¡ay ¡Oh! tu copa es el polvo y las piedras!
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!PARIS flor doce, com flores o teu leito nupcial eu strew: ai ó! tua copa é poeira e pedras!
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!PARIS słodkie kwiaty, z kwiatami swoje łoże ślubne I strew: biada O! twoja czasza jest pył i kamienie!
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!باريس زهرة الحلو ، مع سرير الزهور الزفاف خاصتك أنا أنثر : يا ويل! المظلة خاصتك هو الغبار والحجارة!
PARIS Tatlı çiçek, çiçek senin gelin yatak saçmak: O vay haline! Senin gölgelik toz ve taşlar!甘い水とどの毎夜私は露れます。また、涙とうめき声でdistill'd、という希望。
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Dat bewees hij door met een bel te rinkelen net voor hij zijn honden vleespoeder gaf.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Dimostrò questo facendo sounare una campana poco prima di dare al suo gruppo di cani della carne in polvere.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Ele mostrou isto ao tocar uma campainha imediatamente antes de dar carne em pó ao seu grupo de cães.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.그는 이 사실을 그가 개 무리에게 고기를 주기 직전에 종을 치는 것으로 보였습니다.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Ông sử dụng tiếng chuông trước khi đem bột thịt lại cho bầy chó.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Wykazał to dzwoniąc dzwonkiem tuż przed podaniem grupie psów karmy.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Он показал это, звоня в колокольчик перед тем, как подать собакам мясной фарш.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.Той показа това чрез позвъняване точно преди да даде храната на група от кучета.
Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.הוא הראה זאת ע"י צלצול בפעמון בדיוק לפני שהגיש לכלביו אבקת בשר.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod