Oh, Stan bu uranyum tozu mu?Hey, Stan er den gule kage uran?
Oh, Stan bu uranyum tozu mu?Oh, Stan, es este pastel amarillo uranio?
Oh, Stan bu uranyum tozu mu?Oh, Stan, è uranio Yellowcake.
Oh, Stan bu uranyum tozu mu?Oh, Stan, is deze gele cake uranium?
Oh, Stan bu uranyum tozu mu?Стэн, ты подсунул мне обогащенный уран?
Oksijen ve nitrojen gibi elementler ile sayısız toz parçacığı çevremizdeki havayı oluşturur.Các yếu tố như oxy và nitơ, thậm chí vô số các hạt bụi, tạo thành bầu không khí xung quanh chúng ta.
Oksijen ve nitrojen gibi elementler ile sayısız toz parçacığı çevremizdeki havayı oluşturur.Elementen zoals zuurstof en stikstof zelfs ontelbare stofdeeltjes, vormen de lucht rond ons.
Oksijen ve nitrojen gibi elementler ile sayısız toz parçacığı çevremizdeki havayı oluşturur.Elemente precum oxigenul și nitrogenul, chiar și nenumărate particule de praf, compun aerul din jurul nostru.
Oksijen ve nitrojen gibi elementler ile sayısız toz parçacığı çevremizdeki havayı oluşturur.Elemente wie Sauerstoff und Stickstoff, ebenso wie zahllose Staubpartikel, sind Bestandteile der Luft.
Oksijen ve nitrojen gibi elementler ile sayısız toz parçacığı çevremizdeki havayı oluşturur.Elementi, kot sta kisik in dušik, celo nešteto prašnih delcev sestavljajo zrak okoli nas.
Oksijen ve nitrojen gibi elementler ile sayısız toz parçacığı çevremizdeki havayı oluşturur.Pierwiastki takie jak tlen i azot oraz niezliczone drobinki kurzu tworzą otaczające nas powietrze.
Oksijen ve nitrojen gibi elementler ile sayısız toz parçacığı çevremizdeki havayı oluşturur.Элементы, такие как кислород и азот, даже бесчисленные частицы пыли, являются частью воздуха вокруг нас.
Oksijen ve nitrojen gibi elementler ile sayısız toz parçacığı çevremizdeki havayı oluşturur.יסודות כמו חמצן וחנקן, אפילו חלקיקי אבק רבים מספור, יוצרים את האויר סביבנו.
Oksijen ve nitrojen gibi elementler ile sayısız toz parçacığı çevremizdeki havayı oluşturur.العناصر مثل الأوكسجين والنيتروجين، حتى جزيئات الغبار التي لا تحصى يشكلون الهواء من حولنا
Oksijen ve nitrojen gibi elementler ile sayısız toz parçacığı çevremizdeki havayı oluşturur.酸素や窒素のような元素や 無数のほこりの粒子などで 構成されている
O mahzende, toz ve kirin içinde kutuları taşıyıp durduklarını.A v zelinářství tahají bedny.
O mahzende, toz ve kirin içinde kutuları taşıyıp durduklarını.De drar in lådor och väger upp.
O mahzende, toz ve kirin içinde kutuları taşıyıp durduklarını.E nel mio scantinato caricano ceste tra polvere e sporcizia.
O mahzende, toz ve kirin içinde kutuları taşıyıp durduklarını.I posuwają te skrzynki w moim warzywniaku.
O mahzende, toz ve kirin içinde kutuları taşıyıp durduklarını.- Und bei mir im Keller! Kisten rumschleppen in dem Staub und dem Schmutz.
O mahzende, toz ve kirin içinde kutuları taşıyıp durduklarını.Y en el sótano cargan cajas entre polvo y suciedad.
O mahzende, toz ve kirin içinde kutuları taşıyıp durduklarını.Και στο βρωμερό υπόγειο! Κουβαλούν καφάσια, ζυγίζουν...
Onlar bedenleri ve zihinleri uzun zaman önce toz olan ve artık sadece tüketilecek enerji olan varlıklar.De är varelser vars kroppar och sinnen har förvittrat- -och som nu bara är energi att förbruka.
Onlar bedenleri ve zihinleri uzun zaman önce toz olan ve artık sadece tüketilecek enerji olan varlıklar.De er væsener, hvis kroppe og sind er forsvundet - - og som nu bare er energi, der kan forbruges.
Onlar bedenleri ve zihinleri uzun zaman önce toz olan ve artık sadece tüketilecek enerji olan varlıklar.He ovat olentoja, joiden ruumiit ja mielet rappeutuivat. He ovat pelkkää käytettävää energiaa.
Onlar bedenleri ve zihinleri uzun zaman önce toz olan ve artık sadece tüketilecek enerji olan varlıklar.Τα σώματα και τα πνεύματά τους κατέρρευσαν εδώ και καιρό και υπάρχουν μόνο ως ενέργεια προς κατανάλωση.
Onlar bedenleri ve zihinleri uzun zaman önce toz olan ve artık sadece tüketilecek enerji olan varlıklar.Это существа, чьи тела и души давно распались, и кто существует сейчас лишь как источник энергии.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Banyak penelitiannya dilakukan di dalam gua, yang mungkin cukup berdebu.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Beaucoup de ses recherches ont lieu dans des caves, ce qui peut s'avérer assez poussiéreux.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Cô ấy nghiên cứu rất nhiều về các hang động, mà vấn đề này thì có thể trở nên khá bụi bặm.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Część jej badań odbywa się w jaskiniach, gdzie jest wiele kurzu.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir. E: Haapşuuuu!Mucha de su investigación es en cuevas, que puede ser bastante polvosos.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir. E:Muita da sua pesquisa é feita em grutas, que podem ser muito poeirentas.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.그분의 연구들이 먼지가 많이 묻을 것 만큼 동굴에서 많이 이뤄졌기 때문이죠
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Mare parte a cercetarii ei are loc in pesteri, unde poate fi destul de mult praf.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Molta della sua ricerca si svolge nelle cave, che possono diventare molto polverose.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Mycket av hennes forskning sker i grottor, vilket kan bli rätt dammigt.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Számos kutatást végez barlangokban, ahol igen porosak lehetünk.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Väčšina jej výskumu sa zaoberá jaskyňami, v ktorých môže byť veľmi prašno.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Viel von ihrer Forschung passiert in Höhlen, die sehr staubig werden können.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Zij doet veel research in grotten en dat kan serieus stoffig worden.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Ένα μεγάλο μέρος της έρευνα της γίνεται στις σπηλιές, έχει πολύ σκόνη εκεί.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Багато її досліджень проводяться в печерах, в яких буває досить запилено.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Значительная часть её исследований проходит в пещерах, в которых бывает довольно пыльно.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.Много от нейните изследвания са направени в пещери, които понякога са доста запрашени.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.חלק גדול מהמחקר שלה קורה במערות, היכן שעלול להיות הרבה אבק.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.كثير من أبحاثها تدور عن الكهوف، التي قد تكون متربة غالباً.
Onun birçok araştırması mağaralarda yer alır, ki bu çok tozlu olabilir.ハックション (Achoo!)
Örneğin, tozlaşma esnasında.למשל בזמן ההאבקה.
Örneğin, tozlaşma esnasında.على سبيل المثال .. في فترة التلقيح
Örneğin, tozlaşma esnasında.수분(受粉) 작용처럼 말이죠.
Örneğin, tozlaşma esnasında.受粉は植物にとって重要な問題です
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Chiunque cadrà su quella pietra si sfracellerà e a chi cadrà addosso, lo stritolerà»
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Cualquiera que caiga sobre aquella piedra será quebrantado, y desmenuzará a cualquiera sobre quien ella caiga
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Hễ ai ngã nhằm đá nầy , thì sẽ bị giập nát , còn đá nầy ngã nhằm ai , thì sẽ giập người ấy .
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Hễ ai ngã nhằm đá nầy, thì sẽ bị giập nát, còn đá nầy ngã nhằm ai, thì sẽ giập người ấy.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Hver den som faller på denne sten, han skal knuses; men den som den faller på, ham skal den smuldre til støv.
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Hver, som falder på denne Sten, skal slå sig sønder; men hvem den falder på, ham skal den knuse."
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Jokainen, joka kaatuu siihen kiveen, ruhjoutuu, mutta jonka päälle se kaatuu, sen se murskaa."
O taşın üzerine düşen herkes paramparça olacak, taş da kimin üzerine düşerse onu ezip toz edecek.››Každý, kdož padne na ten kámen, rozrazí se; a na kohož by on upadl, potřeť jej.