Pavlov, bunu bizlere, köpeklerine et tozu sunmadan hemen önce bir zil çalarak gösterdi.وأوضح هذا بدق جرس فوراً قبل تقديم مسحوق اللحم إلى مجموعته من الكلاب.
Peder, böyle altın rengi parladığında, aydınlığınız dünya üzerine düşerken ve tozu parlayıncaya kadar boyarkenPadre, cuando brilla como el oro, cuando tu luz cae sobre la tierra y pinta el polvo hasta que reluce.
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.Aj, národové jako krůpě od okova, a jako prášek na vážkách se počítají, ostrovy jako nejmenší věc zachvacuje.
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.보라 그에게는 열방은 통의 한 방울 물 같고 저울의 적은 티끌 같으며 섬들은 떠오르는 먼지 같으니
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.Se, som Dråbe på Spand er Folkene, at regne som Fnug på Vægt, som et Gran vejer fjerne Strande.
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.Вот народы – как капля из ведра, и считаются как пылинка на весах. Вот, острова как порошинку поднимает Он.
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.הן גוים כמר מדלי וכשחק מאזנים נחשבו הן איים כדק יטול׃
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.هوذا الامم كنقطة من دلو وكغبار الميزان تحسب هوذا الجزائر يرفعها كدقة.
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.看 哪 、 萬 民 都 像 水 桶 的 一 滴 、 又 算 如 天 平 上 的 微 塵 . 他 舉 起 眾 海 島 、 好 像 極 微 之 物
RAB için uluslar kovada bir damla su, Terazideki toz zerreciği gibidir. Adaları ince toz gibi tartar.看哪 、 萬民 都 像 水桶 的 一 滴 、 又 算 如 天平 上 的 微塵 . 他 舉起眾 海島 、 好像 極微 之物
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.Az Úr esõ helyett port és hamut ád a te földedre; az égbõl száll reád, mígnem elpusztulsz.
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.Dá Hospodin zemi tvé místo deště prach a popel, a toť s nebe sstoupí na tě, dokudž bys nebyl vyhlazen.
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.De HERE zal het stof en zand laten regenen en de stofstormen zullen u vanuit de hemelen vernietigen.
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.Der HERR wird deinem Lande Staub und Asche für Regen geben vom Himmel auf dich, bis du vertilgt werdest.
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.GOSPOD da tvoji deželi za dež prah in pepel, z neba bo padal nate, dokler ne boš pokončan.
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.Herra muuttaa sinun maasi sateen tomuksi ja tuhaksi; taivaasta se tulee sinun päällesi, kunnes tuhoudut.
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.Hospodin dá, aby dažďom tvojej zeme bol prach a popol, ktorý sostúpi na teba s neba, dokiaľ nebudeš zahladený.
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.여호와께서 비 대신에 티끌과 모래를 네 땅에 내리시리니 그것들이 하늘에서 네 위에 내려서 필경 너를 멸하리라
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.O Senhor dará por chuva � tua terra pó; do céu descerá sobre ti a poeira, ate que sejas destruído.
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.TUHAN tak akan menurunkan hujan air, melainkan hujan debu dan pasir sampai kamu habis binasa
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.Господ ще обръща дъжда на земята ти на прах и пепел; ще слиза на тебе от небето догде бъдеш изтребен.
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.יתן יהוה את מטר ארצך אבק ועפר מן השמים ירד עליך עד השמדך׃
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.ويجعل الرب مطر ارضك غبارا وترابا ينزل عليك من السماء حتى تهلك.
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.耶 和 華 要 使 那 降 在 你 地 上 的 雨 、 變 為 塵 沙 、 從 天 臨 在 你 身 上 、 直 到 你 滅 亡
RAB siz yok oluncaya dek gökten yağmur yerine ülkenize toz ve kum yağdıracak.耶和華 要 使 那 降 在 你 地上 的 雨 、 變為 塵沙 、 從天臨 在 你 身上 、 直到 你 滅亡
[Sadece kan, sadece toz,][Chỉ còn máu, chỉ còn cát bụi,]
[Sadece kan, sadece toz,][Csak vér, csak por]
[Sadece kan, sadece toz,]♪ Doar sânge, doar praf, ♪
[Sadece kan, sadece toz,][Enkel bloed, enkel stof,]
[Sadece kan, sadece toz,][Hanya darah, hanya debu,]
[Sadece kan, sadece toz,][오직 피와 먼지 뿐,]
[Sadece kan, sadece toz,][Nur Blut, nur Staub,]
[Sadece kan, sadece toz,][Pouze krev, pouze prach,]
[Sadece kan, sadece toz,][Seulement du sang, seulement de la poussière,]
[Sadece kan, sadece toz,][Só há sangue, só há pó,]
[Sadece kan, sadece toz,]♪ ¿Sólo sangre, sólo polvo? ♪
[Sadece kan, sadece toz,][Solo sangue, solo povere,]
[Sadece kan, sadece toz,][Tylko krew, tylko kurz,]
[Sadece kan, sadece toz,][Μόνο αίμα, μόνο σκόνη,]
[Sadece kan, sadece toz,][Неужто только кровь и пыль,]
[Sadece kan, sadece toz,]( Само кръв, само прах,)
[Sadece kan, sadece toz,]רק דם, רק אבק,
[Sadece kan, sadece toz,][فقط الدم، فقط غبار،]
[Sadece kan, sadece toz,]棘を踏んだ 足跡ばかり
Sanırım, hiç temizlik de yapmıyor, heryer toz içindeydi...Ich glaube, sie putzt nicht einmal, da war überall Staub...
Sanırım, hiç temizlik de yapmıyor, heryer toz içindeydi...Je pense qu'elle n'avait pas nettoyé, il y avait tellement de poussière.
Sanırım, hiç temizlik de yapmıyor, heryer toz içindeydi...Menurutku dia bahkan tidak pernah bersih-bersih karena tadi banyak sekali debu...
Sanırım, hiç temizlik de yapmıyor, heryer toz içindeydi...Myślę, że ona nawet nie sprząta, <br />tam było tyle kurzu...
Sanırım, hiç temizlik de yapmıyor, heryer toz içindeydi...Nici nu cred ca face curat, era asa mult praf..
Sanırım, hiç temizlik de yapmıyor, heryer toz içindeydi...Penso che non abbia neanche pulito, perchè c'era così tanta polvere..<br />
Sanırım, hiç temizlik de yapmıyor, heryer toz içindeydi...Tôi không nghĩ cô ấy dọn dẹp. Có rất nhiều bụi qúa đi nhưng mà, anh...
Sanırım, hiç temizlik de yapmıyor, heryer toz içindeydi...Δεν πιστεύω καν οτι καθαρίζει, υπήρχε τόση σκόνη...
Sanırım, hiç temizlik de yapmıyor, heryer toz içindeydi...Я не думаю, что она там убирается, потому что было так много пыли ...
Sanırım, hiç temizlik de yapmıyor, heryer toz içindeydi...، أنا لا أظن أنها نظفت حتى <br />...لأن المكان مليء بالغبار
Seçim günü Cezayirliler #10MaiToz hashtag'ı altında tweet attılar, "toz" zırva demek.W całej Algierii zarejestrowano ponad 150 tego typu wykroczeń.
Seçim günü Cezayirliler #10MaiToz hashtag'ı altında tweet attılar, "toz" zırva demek.تم تسجيل أكثر من 150 انتهاكا حدثت في مختلف أرجاء الجزائر.
Senin gölgelik toz ve taşlar!Din baldakin er støv og sten!
Senin gölgelik toz ve taşlar!O beda! tvoj padák je prach a kamene!
Senin gölgelik toz ve taşlar!O celaka! kanopi Mu debu dan batu!
Senin gölgelik toz ve taşlar!O jaj! te kupola por és kövek!