Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.Je mehr Staub es also gab, desto deutlicher würde sich das Foto abzeichnen.
Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.먼지가 흩날릴수록, 사진이 드러나게 됩니다.
Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.Più saliva la polvere, e più veniva rivelata la foto.
Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.Semakin banyak debu, semakin fotonya akan kelihatan.
Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.Takže čím viac prachu máte, tým viac je vidno fotografiu.
Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.Tehát minél több a por, annál jobban látszik a fotó.
Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.Tím pádem čím víc prachu, tím lépe se vyobrazí fotka.
Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.Οπότε όση περισσότερη σκόνη έχεις, τόση περισσότερη φωτογραφία θα εμφανίζεται.
Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.Така че колкото повече прах има, толкова повече се очертава снимката.
Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.Чем больше пыли, тем чётче изображение.
Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.כך שככל שיש יותר אבק, כך התמונה תיחשף יותר.
Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.من ثم كلما زاد الغبار,كلما وضحت الصورة.
Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.所以越多塵,就越可以見到張相。
Bu yüzden ne kadar çok toz olursa, fotoğrafı o kadar ortaya çıkarır.貼った後 何日か歩き回るだけで
Çok tozlu. Dikkatli ol.المكان مليء بالغبار كوني حذرة
Çok tozlu.Il y a beaucoup de poussière.
Çok tozlu.Minden tiszta por.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.(71:9) падут пред ним жители пустынь, и враги его будут лизать прах;
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.A lui si piegheranno gli abitanti del deserto, lambiranno la polvere i suoi nemici
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Boruljanak le elõtte a pusztalakók, és nyalják ellenségei a port.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Delante de él se postrarán los habitantes del desierto, y sus enemigos lamerán el polvo
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Devant lui, les habitants du désert fléchiront le genou, Et ses ennemis lécheront la poussière.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.For hans åsyn skal de som bor i ørkenene, bøie kne, og hans fiender skal slikke støv.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.För honom buge sig öknens inbyggare, och hans fiender slicke stoftet.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Hänen edessänsä erämaan asujat polvistuvat, ja hänen vihollisensa nuolevat tomua.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.hans Avindsmænd bøjer knæ for ham, og hans Fjender slikker Støvet;
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Inclinem-se diante dele os seus adversários, e os seus inimigos lambam o pó.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.광야에 거하는 자는 저의 앞에 굽히며 그 원수들은 티끌을 핥을 것이며
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Laten de nomaden in de woestijn zich voor hem buigen en zijn tegenstanders voorover in het stof vallen.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Locuitorii pustiei îşi vor pleca genunchiul înaintea lui, şi vrăjmaşii vor linge ţărîna.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Những người ở đồng vắng sẽ cúi lạy trước mặt người; Còn các kẻ thù nghịch người sẽ liếm bụi đất.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Những người_ở đồng vắng sẽ cúi lạy trước mặt người ; Còn các kẻ thù_nghịch người sẽ liếm bụi đất .
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Penduduk padang gurun akan tunduk kepadanya dan musuh sujud di depan kakinya
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Pred ním sa budú skláňať obyvatelia pustín, a jeho nepriatelia budú lízať prach.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Před ním skláněti se budou obyvatelé pustin vyprahlých, a nepřátelé jeho prach lízati budou.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Pred njim se bodo klanjali prebivalci puščave, in sovražniki njegovi bodo lizali prah.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Przed nim padać będą mieszkający na pustyniach, a nieprzyjaciele jego proch lizać będą.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Vor ihm werden sich neigen die in der Wüste, und seine Feinde werden Staub lecken.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Εμπροσθεν αυτου θελουσι γονυκλιτησει οι κατοικουντες εν ερημοις, και οι εχθροι αυτου θελουσι γλειψει το χωμα.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.Пред него ще коленичат жителите на пустинята: И неприятелите му ще лижат пръстта.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.לפניו יכרעו ציים ואיביו עפר ילחכו׃
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.امامه تجثو اهل البرية واعداؤه يلحسون التراب.
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.住 在 曠 野 的 、 必 在 他 面 前 下 拜 . 他 的 仇 敵 必 要 餂 土
Çöl kabileleri diz çöksün önünde, Düşmanları toz yalasın.住 在 曠野 的 、 必 在 他 面前 下拜 . 他 的 仇敵 必要 餂土
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Apabila TUHAN memberi perintah, rumah-rumah besar kecil akan dihancurkan
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Bo oto Pan rozkaże, i uderzy na dom wielki rozstąpieniem, a na dom mniejszy rozpadlinami.
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Căci iată că Domnul porunceşte să se dărîme casa cea mare, şi să se facă bucăţi casa cea mică.
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Car voici, l`Éternel ordonne: Il fera tomber en ruines la grande maison, Et en débris la petite maison.
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.For se, Herren byder, og de slår det store hus så det synker i grus, og det lille hus så det revner.
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Kajti glej, GOSPOD ukaže, in udarijo veliko hišo, da bode v podrtine, in malo hišo, da bode v drobir.
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.보라 여호와께서 명하시므로 큰 집이 침을 받아 갈라지며 작은 집이 침을 받아 터지리라
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Lebo hľa, Hospodin prikáže, a nepriateľ zbije veľký dom a obráti ho na rumy a malý dom na trhliny.
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Mert ímé, parancsol az Úr és megveri a nagy házat repedezésekkel, és a kicsiny házat hasadozásokkal.
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Nebo aj, Hospodin přikáže, a bíti bude na dům veliký přívaly, a na dům menší rozsedlinami.
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Poiché ecco: il Signore comanda di fare a pezzi la casa grande e quella piccola di ridurla in frantumi
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Pois eis que o Senhor ordena, e a casa grande será despedaçada, e a casa pequena reduzida a fragmentos.
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Porque he aquí, Jehovah ha mandado que sea reducida a escombros la casa mayor, y a ruinas la casa menor
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Sillä katso, Herra antaa käskyn, ja hän lyö suuren talon kappaleiksi ja pienen talon pirstaleiksi.
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Thi HERREN, se, han byder og slår det store Hus i Stykker, det lille Hus i Splinter.
Çünkü RAB buyuruyor, Büyük ev toza, Küçük ev küle dönecek.Ty se, på HERRENS bud skola de stora husen bliva slagna i spillror och de små husen i splittror.