Ana içeriğe geç
Sözlük

töz ile cümle

töz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.En uge efter havde jeg ingen savsmuldsbunker overhovedet.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.En vecka senare hade jag inga sågspånshögar alls.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.일주일 후, 집안에서 톱밥가루 더미는 전혀 볼 수 없었습니다.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Một tuần sau, tôi không còn thấy bất kỳ đống mùn cưa nào cả.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.O týden později nikde nebyly stopy po zbytcích dřeva.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Seminggu kemudian, saya tak melihat serbuk kayu lagi.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Tydzień później nie było żadnych trocin.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Una settimana dopo, non c'era più segatura di alcun tipo.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Une semaine plus tard, je n'avais plus aucun tas de sciure.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Viikon kuluttua meillä ei ollut yhtään purukasaa.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Y una semana después ya no tenía pilas de aserrín.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Za týždeň som už nikde piliny nevidel.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Μια εβδομάδα αργότερα, δεν είχα πουθενά πριονίδι.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.И спустя неделю в доме не было следов изъеденной древесины.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.Седмица по-късно нямах никакви купчини дървени стърготини.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.אחרי שבוע, כבר לא היו לי ערמות נסורת.
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.بعد آسبوع واحد، لم يكن عندي شيء من الغبار
Bir hafta sonra, talaş tozuna benzer hiçbir şey kalmamıştı evde.そして ディナーと死が 繊細なダンスを踊り
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.Ein Trichter wird zur Befüllung von Gefäßen mit enger Öffnung mit Flüssigkeit oder feinem Puder verwendet.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.En tragt kan bruges til at fylde en smalhalset beholder med en væske eller med fint pulver.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.En tratt kan användas för att fylla en smalhalsad behållare med en vätska eller ett fint pulver.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.Lejka używa się do napełnienia płynem lub proszkiem naczynia o wąskiej szyjce.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.Um funil pode ser usado para encher uma vazilha estreita com um líquido ou um pó fino.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.Un embudo se puede usar para llenar un vaso de cuello estrecho con un líquido o con un polvo fino.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.Un imbuto può essere usato per riempire un contenitore a collo stretto con un liquido o con una polvere fine.
Bir huni, bir sıvı veya ince toz ile dar boyunlu bir kabı doldurmak için kullanılabilir.Воронкою можна скористатися для наповнення посудини з тонкою шийкою рідиною або сильно подрібненою речовиною.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Asta e o căpuşă de praf într-o nanoreplică.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Das ist eine Staubmilbe auf einer Nanoreplik.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Đây là một hạt bụi cực nhỏ trên một mô hình nano.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Dit is een huisstofmijt op een nanoreplica.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Esto es un ácaro del polvo en una nanoréplica.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Ez itt egy poratka egy nanoméretű szerkezeten.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Ini adalah debu dalam sebuah tiruan mini.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Isto é um grão de pó numa nano-réplica.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.이것은 먼지진드기의 나노형 복제품입니다.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Oto roztocz na urządzeniu w skali nano.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Questo è un granello di polvere su un nano replica.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Tässä on pölypunkki nanorakenteella.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Toto je nanoreplika roztoča.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Toto je nano replika roztoče.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Voilà un acarien sur une nanoréplique.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Αυτό είναι ένα ακάρι σε μικρογραφία.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.На снимке - пылевой клещ, снятый камерой нанометрового уровня.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Перед вами наномодель пилового кліща.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.Това е нановъзпроизводство на микроскопичен кърлеж.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.זוזי קרדית האבק ברפליקציה ממוזערת.
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.هذا هو عث الغبار على جزيئ نانو .
Bir replikanın üzerinde ev tozu akaryasıdır.全てを新しいやり方で行うこの種の能力は
Biz burada, bu binanın fosil kaydı gibi birşey bulmaya çalıştık ve yaptık ta, tozdan örnek aldık.Am vrut să alcătuim un registru de organisme, și pentru asta am testat praful.
Biz burada, bu binanın fosil kaydı gibi birşey bulmaya çalıştık ve yaptık ta, tozdan örnek aldık.Chceli sme získať niečo ako fosílny záznam budovy, a na to sme zbierali vzorky prachu.
Biz burada, bu binanın fosil kaydı gibi birşey bulmaya çalıştık ve yaptık ta, tozdan örnek aldık.Chcieliśmy uzyskać coś na kształt zapisu kopalnego budynku, dlatego zebraliśmy próbki kurzu.
Biz burada, bu binanın fosil kaydı gibi birşey bulmaya çalıştık ve yaptık ta, tozdan örnek aldık.Chtěli jsme získat něco jako zkamenělinu budovy a k tomu účelu jsme sbírali vzorky prachu.
Biz burada, bu binanın fosil kaydı gibi birşey bulmaya çalıştık ve yaptık ta, tozdan örnek aldık.우리는 건물에서 화석 기록과 같은 걸 얻고 싶었어요. 그래서 먼지를 채취했습니다.
Biz burada, bu binanın fosil kaydı gibi birşey bulmaya çalıştık ve yaptık ta, tozdan örnek aldık.Queríamos conseguir algo como un registro fósil del edificio y para ello, tomamos muestras del polvo.
Biz burada, bu binanın fosil kaydı gibi birşey bulmaya çalıştık ve yaptık ta, tozdan örnek aldık.Queríamos obter algo como um registo fóssil do edifício, e para isto, recolhemos amostras de pó.
Biz burada, bu binanın fosil kaydı gibi birşey bulmaya çalıştık ve yaptık ta, tozdan örnek aldık.Valami olyasmit akartunk megszerezni, mint az épület foszilis lenyomata, ehhez mintát vettünk a porból.
Biz burada, bu binanın fosil kaydı gibi birşey bulmaya çalıştık ve yaptık ta, tozdan örnek aldık.Vi ville have noget lig fossile optegnelser af bygningen, og for at gøre det, indsamlede vi støv.
Biz burada, bu binanın fosil kaydı gibi birşey bulmaya çalıştık ve yaptık ta, tozdan örnek aldık.We wilden een soort fossielenbestand maken voor het gebouw, en daarvoor verzamelden we stof.
Biz burada, bu binanın fosil kaydı gibi birşey bulmaya çalıştık ve yaptık ta, tozdan örnek aldık.Θέλαμε να πάρουμε κάτι σαν απολιθωμένο αρχείο του κτιρίου, και για να το κάνουμε αυτό συλλέξαμε σκόνη.
Biz burada, bu binanın fosil kaydı gibi birşey bulmaya çalıştık ve yaptık ta, tozdan örnek aldık.Искахме да създадем нещо като фосилен план на сградата и за да направим това, ние взимахме проби от праха.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod