Kumlu toprağı ve kuru iklimi nedeniyle bu bölgelerde hava tozludur.Hal ini terjadi karena suhu udara yang tinggi dan kekeringan terjadi di daerah itu.
Bununla birlikte gaz ve tozları etkileşime geçerler.Hal ini disebapkan karena pengaruh gas dan debu.
Bu iki yıldız; HD 38563A ve HD 38563B, M78'in toz bulutundaki ışık yansımasından sorumlulardır.Hai ngôi sao này, HD 38563A và HD 38563B, chiếu ánh sáng phản xạ lên tinh vân M78.
Astronotlar yüzeydeki tozun kar gibi hissedildiğini ve yanık barut koktuğunu bildirmiştir.Các nhà du hành vũ trụ đã thông báo rằng bụi từ bề mặt kết xuống giống như tuyết và có mùi thuốc súng cháy.
Çiçekleri ufaktır ve rüzgârla tozlaşır.Hoa nhỏ, thụ phấn nhờ gió.
Kuvvetli toz ve kum fırtınaları görülür.Ngoài ra còn có các trận bão bụi và bão cát.
Alüminyum sülfür (Al2S3), alüminyum tozu üzerinden hidrojen sülfür geçirerek üretilebilir.Sulfua nhôm, Al2S3, có thể điều chế bằng cách cho sulfua hiđrô đi qua bột nhôm.
Ayrıca dış gezegenlerin her birinin toz ve diğer parçacıklardan oluşan halkaları vardır.Mỗi hành tinh vòng ngoài còn có các vành đai hành tinh chứa bụi, hạt và vật thể nhỏ quay xung quanh.
Ucuz tozlar kum içerebilir.Nó có thể chứa bụi gai nhỏ thân hóa gỗ.
Yetişkinler nektar ile beslenir.Çeşitli doğal Avustralya çiçeklerini tozaklarlar.Padus australis là loài thực vật có hoa trong họ Hoa hồng.
Kuşlar tarafından çiçekler tozlaşılır.Các hoa được thụ phấn bởi loài chim ăn mật hoa.
Destek olan şeyin birçok nesnelerde bulunduğunu varsıyıyoruz, işte bu ortak desteğe töz adını veriyoruz."(乃至)そのありがたさのあまり念仏を申して、弥陀如来のわれらを助けたまう御恩を報じたてまつるべきなり。
Gerçekliğin bilgisi eşyanın görünmeyen yüzünde (töz) gizlidir.また、近江八景の1つ「瀬田の夕照(勢田夕照)」として知られる。
Eğer erkenden uyanılırsa yengeç ölüp toz hâline gelmektedir.術が解かれると死体は塵となって消滅する。
NGC 4747 (Arp 159), belirgin karanlık toz şeritleriyle yandan görünen bir sarmal galaksidir.NGC 4747 (Arp 159)は、非常に暗い塵の帯を持つ真横を向いた渦巻銀河である。
NGC 5866'nın en belirgin özelliklerinden birisi oldukça geniş bir toz diskinin bulunmasıdır.NGC 5866の最も顕著な特徴は、ほぼ真横から見える拡張した塵の円盤である。
Peri Tozu, Perilerin hayatlarında sihir yapmak için kullandıkları tozlardır.毒香水は彼らの魔術を使う為の媒体らしい。
Gökadalardaki kızılötesi ışınım genel olarak yıldızlararası madde içindeki tozlardan kaynaklanır.銀河からの赤外線は、一般に星間物質の塵に由来する。
Bununla birlikte gaz ve tozları etkileşime geçerler.しかしガスや塵には合体が起こる。
Toz şeker, %99.9 saf sükrozdur.使用する砂糖が純度99.9%のグラニュー糖である。
Bir süre kurutulduktan sonra toz haline getirilir.炎が消える時は既に灰になった後であろう。
Bu kategorideki galaksilerde diskin bir parçası olarak karanlık toz şeritleri bulunur.このカテゴリの銀河は、暗い塵の帯により、銀河の円盤の一部が遮蔽されている。
Kuvvetli toz ve kum fırtınaları görülür.砂嵐あるいは砂の嵐とも言われる。
Çilekte iyi tozlanma gereklidir.粗飼料の利用性は良い。
Hayatı toz pembe görmüyorum diye mahkeme masrafı ödedim.文帝の喪が明けていないことを理由に侍中の位を辞退した。
Görünüm (modus) ise kendi aracılığıyla ve kendinde kavranan değil, aksine tözün görünümü olarak tanımlanır.また回想自体には載らないが首なしの身体が首を探し回った事もあるらしい(颯馬は一緒に探させられた)。
Örneğin, bir bavulu yerleştirip sonra boşaltmak, yahut tekrar tekrar aynı eşyanın tozunu almak gibi.一度購入して新たなアイテムを購入したり、再度同じアイテムを購入することも可能。
Fakat yıldızlararası ortamda mevcut toz, gözle görülür ışıkla gözlemlendiğinde soluk görülmektedir.しかし、星間物質中に存在する宇宙塵は可視光線で把握しづらい。
Oralet, portakal özü tozu markası.ネーブルオレンジ・デコポン・アンデスメロンが特産品。
Galaksilerarası tozun dağılımında büyük farklılıklar vardır.銀河間塵の分布には、多くの異なる予測がある。
Kilometre Tozlu Çizmeler Evler..Evler琴ノ尾岳烽火台跡長与町
Galaksilerarası toz; galaksilerarası uzayda, galaksiler arasında bulunan kozmik tozdur.銀河間塵(Intergalactic dust)は、銀河と銀河の間にある銀河間空間に存在する宇宙塵である。
Belki de bir attan yükselen toz bulutu.おそらく馬から発せられる蒸気だ。
Üzerine toz biber dökülerek yenilir.ブタの上で浮遊している。
(Güney yönden gelen darbeler ve toz ve kum Avrupa'ya ulaşabilir.)空振や火山灰が四国南部にまで及んだこともある。
Kuşlar tarafından çiçekler tozlaşılır.花はハチによって授紛される。
Bundan sonra da çamaşır tozunun yerini hızla almaya başladı.すると、洗濯物がすぐに下げられた。
Tozun, ata yıldızın yaşamının son aşamalarında oluştuğuna inanılmaktadır.このダストは、元々あった恒星の一生の最終段階で形成されたと考えられている。
Kuru kimyevi toz, halon 1301 ve halon 1211 kullanarak söndürülebilir.薬剤はハロン2402、ハロン1211、ハロン1301が用いられる。
Karanlık toz şeridi ve şişkinliği bu gökadaya sombrero görünümünü verir.ショパンと意気投合したポルカは彼を鏡天花の森へと案内する。
Japonya’da eskiden sadece yeni öğütülmüş Maçça tozu içilirdi.日本ではかつて、もっぱら振り子式の掛時計が普及していた時代があった。
Yok boşluktan başka bir şey, Toz nereye konacak?本来无一物,何处惹尘埃。
Bu iki yıldız; HD 38563A ve HD 38563B, M78'in toz bulutundaki ışık yansımasından sorumlulardır.這兩顆星都是B型星,編號HD 38563 A和HD 38563 B,經由塵埃雲反射它們的光線,才使M78能被看見。
Destek olan şeyin birçok nesnelerde bulunduğunu varsıyıyoruz, işte bu ortak desteğe töz adını veriyoruz."因為在天下人間,沒有賜下別的名,我們可以靠著得救。
Bu yıldız, bulutsunun merkezinde gizlidir ve saniyede 200 km'ye varan hızda gaz ve toz çıkartmaktadır.這顆恆星隱藏在星雲的中心,並以超過200Km/S的速度拋出氣體和塵埃。
Demir fosfat kaplamalar genellikle bir boyama veya toz kaplama işleminin bir parçası olarak uygulanır.涂磷酸铁一般作为喷漆或喷粉涂装过程的一部分。
Darbeden toplamda 5 milyon kilogram su ve 10 ilâ 25 milyon kilogram arası toz yitirildi.撞击使得彗星一共失去500万千克的水 以及1000万到2500万千克的尘埃。
Gezegenlerarası ortamda en az iki disk tipi kozmik toz bölgesi bulunur.行星際物質中至少有兩個圓盤狀的區域像是宇宙塵的家。
Toz parçacıkları yüksek yükler kazanır ve birbirleri ile etkileşirler.塵粒能積累較高的電荷,並相互影響。
Bir hesaplamaya göre, her yıl yaklaşık olarak 40,000 ton kozmik toz dünya yüzeyine ulaşmakta.一般預測每年有約500個隕石落到地球表面。
Kendi kendine tozlaşan bitkiler çok nadirdir.完全自养的物种是非常罕见的。
Dondurulmuş yoğurt karışımı, su veya sıvı form ile karıştırılması gereken toz formunda satılmaktadır.霜凍優格以粉末形式出售,需要與水或液體混合來準備倒入霜淇淋機器中。
"Gördünüz mü?" der, "Toz.”妃曰:“何不求见天颜。
Tözgün, Kayseri ilinin Pınarbaşı ilçesine bağlı bir mahalledir.是日,元嗣以郢城降义师。
Bu bileşik, sıcak suda çözünebilen sarı bir tozdur.是难溶于水的黄色固体。
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.風險因素包括吸煙、塵埃和空氣污染。
Gerçekliğin bilgisi eşyanın görünmeyen yüzünde (töz) gizlidir.永檀胸有所見,直陳無隱,是其可嘉處,朕亦知之。
Rodolfo girer ve gizlice masa üzerindeki sürahisinin içindeki suya zehir tozunu karıştırır.鲁道夫溜进来把放了毒药的水壶放到桌上。
HUT'la NGC 4435 ve çekirdeği etrafındaki toz, 1.8′ view NGC 4438'un Hubble Uzay Teleskobu (HUT) fotoğraflar.哈伯太空望遠鏡拍攝的NGC 4435和環繞在它核心周圍的塵埃環,視野為1.8'。
Örneğin, bir bavulu yerleştirip sonra boşaltmak, yahut tekrar tekrar aynı eşyanın tozunu almak gibi.同时增加了,捡到背包并带回来,数次丢掉又捡回来的剧情。