Ana içeriğe geç
Sözlük

suyunu ile cümle

suyunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.За последните няколко десетилетия са загубили около три четвърти от земите си.
İlçe merkezinin içme suyunun kaynağını teşkil eder.Първия басейн събира водата от централата.
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.Tijekom proteklih 30 godina se površina jezera smanjila za jednu trećinu.
Pişme sürecinde suyunu çekerse, soğuk su eklenir.Kad god bi poželio popiti hladne vode, voda bi se povukla.
Bu dere gölün fazla suyunu Marmara Denizi'ne boşaltır.Na isti način se u jezero Čamo prelijeva višak voda iz jezera Abaje.
Gölün küçülmesiyle birlikte suyunun tuz oranı artması da ilerlemektedir.Z izhlapevanjem vode se slanost jezera povečuje.
Deniz suyunun pH değeri 7.5 ile 8.4 değerleri arasında sınırlıdır.Morska voda pH je omejena na območju 7,5 do 8,4.
Asteroit kuşağında ayrıca Dünya'nın suyunun kaynağı olabilecek ana kuşak kuyruklu yıldızları da bulunur.Asteroidni pas vsebuje tudi komete asteroidnega pasu, za katere domnevajo, da so izvor Zemljine vode.
Tut suyunu' denildi.Poimenuje ga Puhi.
Yakın zamanda içme suyunun evlere taşınılması öngörülmektedir.V večini razvitih držav je pitna voda pripeljana v gospodinjstva.
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.Per pastaruosius 50 metų tikinčių žmonių skaičius nukrito maždaug 33 %.
Bilgeliğin suyunu ya derinden çekeceksin ya da hiç tadına bakmayacaksın.Vandeniu skiedžiama cuika nepabąla ir nepraranda skaidrumo.
Maden suyunu tercih ederim.Aš teikiu pirmenybę mineraliniam vandeniui.
Hayat suyunu aramaya devam eder.Liikvele võidakse minna ka vee otsingul.
Kentin içme suyunun büyük bir kısmı Ülemiste Gölü'nden karşılanır.Suure osa asumi territooriumist võtab enda alla Ülemiste järv.
Bu konutlar van gölünün suyunun yükselmesi nedeniyle verilmiştir.Nüüd muutub järve olemasolu selle põhjuseks, et ma järve olemasolu usun.
Asteroit kuşağında ayrıca Dünya'nın suyunun kaynağı olabilecek ana kuşak kuyruklu yıldızları da bulunur.Asteroidivöös on ka komeetide peavöö, millelt võisid komeedid Maa peale vee tuua.
Soğuk dere suyunu Muğla’ya getirmiştir.Külm vesi jõuab kollektorisse pumba abil.
8.2 sürümü, alternatif bir ağır tank araştırması dalıyla Amerikan aracı hayranlarının ağzının suyunu akıtacak.Aktualizace 8.2 potěší fanoušky amerických vozidel výzkumem alternativní větve těžkých tanků.
Akan suların miktarı artmıştır. Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.A folyamok egyre növekednek, de ha egyszer elfogynak, elfogy az ivóvíz is
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Aber wenn sie versiegen, wird auch das meiste Trinkwasser wegfallen.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Ale až zmizí, zmizí i spousta pitné vody.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Ale kiedy lodowce czasowo zanikną, to samo stanie się z większością wody pitnej.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.C'est autant d'eau potable de perdue.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Dar cand dispar, asa se intampla si cu apa potabila.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Keď však odtečú, odíde s nimi aj väčšina pitnej vody.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.얼음이 다 녹아버리면, 식수도 고갈될 것입니다.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Maar wanneer ze verdwijnen, verdwijnt ook het drinkwater.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Mas quando eles se esvaírem, com eles perde-se grande parte da água potável.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.När de försvinner, gör mycket av dricksvattnet det också.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Når der ikke er mere at smelte, så forsvinder drikkevandet.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Nhưng khi chúng cạn kiệt, thì nước uống cũng không còn.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Pero cuando se vayan, también lo hará gran parte del agua.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Però quando diminuisce, lo stesso accade all'acqua potabile.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Tetapi, begitu sungai ini hilang, air minumnya juga akan hilang.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Αλλα όταν τελειώσουν, θα τελειώσει και αρκετό από το πόσιμο νερό.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Але коли потоки зменшуються, з ними зменшується і кількість питної води.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Но когато те си отидат, си отива и питейната вода.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.Но когда уменьшаются потоки, с ними уменьшается и количество питьевой воды.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.אבל כשהם יעלמו כך גם יקרה למי השתייה.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.لكن عندما تذهب، كذلك تذهب الكثير من مياة الشرب.
Ancak buzullar gittiğinde, içme suyunun çoğu da gitmiş olacaktır.カリフォルニアのシエラ山脈では
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Az Andokban, ez a gleccser jelenti az ivóvíz forrását ennek a városnak
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Di pegunungan Andes, sungai es ini adalah sumber air minum untuk kota ini.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.En los Andes, este glaciar es la fuente de agua potable para esta ciudad.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.I Anderna är glaciären dricksvattenkällan för den här staden.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.I Andesbjergene er denne gletcher kilden til drikkevand for denne by.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.In Anzi, acest ghetar este sursa de apa potabila pentru acest oras.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.In de Andes, is deze glestjer de bron van drinkwater voor deze stad.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.In den Anden ist dieser Gletscher die Trinkwasserquelle für diese Stadt.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.안데스 산맥에서 이 빙하는 이 도시의 식수원입니다.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Nos Andes, todo o gelo é a principal fonte de água potável para toda cidade.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Ở Andes, sông băng này là nguồn nước uống cho thành phố.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Sulle Ande: questo ghiacciaio è la fonte dell'acqua potabile di questa città.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Tento ledovec v Andách je zdrojem pitné vody pro toto město.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.V Andách je tento ľadovec zdrojom pitnej vody celého mesta.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.W Andach, ten lodowiec jest źródłem wody pitnej dla tego miasta.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Στις Άνδεις, αυτός ο παγετός είναι η πηγή του πόσιμου νερού για αυτή την πόλη.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.В Андите този ледник е източникът на питейна вода за този град.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Цей льодовик в Андах є джерелом питної води для цього міста.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod